Şimdi, ”Off, baydı ve bayatladı bu konu da..” diyebilirsiniz. Ama bende öyle değil işte. İlle didikleyeceğim, evirip çevirip bulacağım ve içinden dersi çıkaracağım. Öyle masaya yatırmadan, kesip biçip otopsi yapmadan, soğutamam. Bir yerlere, kaldıramam.

Taktım, takıldım ben Bursaspor’un şampiyonluğa erdiği ana. Aman sakın, Fenerliler alınmasın. Takım vs. önemli değil. Yaşadık, bitti artık. Geçtim şampiyonluktan da. Artık önümüze bakalım değil mi ama.

Ben, durup dönüp makas, neşter elimde didikliyorum kader anını her fırsatta. Tanrı’nın kadere el koyuş şekline hayran oluyorum, her defasında. Kazanma dürtülerinin azdığı anda, kazanmanın delirmiş şehvetinden bu kadar mı ağır tokat yer insanoğlu ama. Düşünüyorum da, acaba olmayan gol yoktu da, hakikaten bir gol vardı ve Tanrı, insanların çıldırmış arzulu ve kanalize olmuş halindeki golü yok mu saydı yoksa. İnsanın yaratmaya kalktığı kadere makas mı attı acaba. Sanki, insanın seçtiği kaderle kendi yazdığı kadere yer değiştirtti Tanrı. Bir anlık sürecin makarasını sanki geri sardı. Günlerdir, her sessizliği bulduğum sırada, sadece kader anına otopsi yaparken yakalıyorum kendimi mutlaka.

Hani, ”Kaderi Allah yazar ama insan kendi kaderini kendi belirler, seçer” diyoruz ya. Ancak, mutlak ve değişmez kaderden de haberdarız ya; Öyleyse, insanların haksız arzularıyla Tanrı’nın adil gerçekliği uyuşmadı ve o şampiyonluğun belirlenme anında, demek ki Tanrı kadere el attı…

Altta editörün seçtiği süpriz parçayı dinleyebilirsiniz

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

İlginizi çekebilir

  • 20 Kasım 2010 -- Senaristler ruh hastası sıra bize geliyor (6)
    21 Kasım Dünya Televizyon Günü'ymüş. Kayıp ve Mağdur Çocuklar Araştırma Komisyonu Başkanı ve milletvekili Halide İncekara; Yaprak Dökümü, Fatmagül'ün Suçu Ne gibi çok izlenen dizilerin konusunu "sapık...
  • 15 Aralık 2011 -- Değeri geç fark edilenlere dair (0)
    Ölen bir şairin şiirleri gibi, ayrıldıktan sonra yeri doldurulamayan sevgili gibi, çocukluk gibi, gençlik gibi geçmiş zaman gibi değeri geç farkedilen ne varsa onlara dair bir yazı okuyacaksınız ş...
  • 04 Mart 2011 -- Mutluluğun İzdüşümü (0)
    Çoraplarla kartopu oynayın… Hayatın maddesel zorlukları, peşi sıra manevi zorluklarıda getiriyor. Tüm gün iş ortamında yorulan eşler, iş stresini eve taşımak istemeselerde, çığ gibi büğüyen boşanma yü...
  • 27 Kasım 2010 -- Hayati trafo (0)
    Trafo... voltajlar ayarlanıyor ve burada korunuyor... dikkat yüksek gerilim hattı! lakin duvarlara ağaçlara tahta masalara  kısaca yazarak coşan milletiz vesselam... kalpler, ilanlar...her daim hazır....
  • 31 Temmuz 2010 -- Ayrılığın kadındaki sureti/ nefes (10)
    Kendi örmüş olduğu duvarların ardından bakıyordu artık ona. Yasaklanmış bir aşkın meyvesini yemiş kadar suçlu hissediyordu kendini. Bir yatakta, tutkulu ve  birbirine tutuklu iki bedenin sabahlara kad...
  • 02 Temmuz 2010 -- Cinnet geliyorum demez vuvuzela der :) (0)
    Ne vuvuzelaymış bu böyle. Dünya Kupasını bizlere televizyonlarımızın sesini kısarak izleten, dünya kupasını yerinde izleyenlerde ise ciddi boyutlarda kulak sağlığını etkileyen vuvuzelaların tahribatı ...