Hayat ilginç sürprizlerle değişik olaylarla doludur, neyin ne zaman karşımıza çıkacağı belli olmaz ve bazen öyle zamansız bir durum çıkarki karşımıza planlarımızı değiştirmek zorunda kalırız.

Geçen hafta Barcelona – İnter maçına kendimi odaklamış, kendime kalsa o maçı seyretmekten başka bir şey yapmayacaktım. Maçın başlamasına 5-10 dakika kala bir telefon aldım arayan; ” abi başımıza bir olay geldi, Karakoldayız yapabileceğin bir şey var mı? ” diye soran bir akrabamdı. Benden sonra abimi de aramış, kalktık gittik abimle beraber karakola, iki kuzenim ve bir arkadaşları olayı yaşayan, atmışlar üçünü nezarete, karakolun amirine olay nedir diye sorduk.

Olay tam anlamıyla trajikomik tabirini hak eden cisten bir şey anlatayımda kararı siz verin;

İki kuzenim ve bir arkadaşları balık ekmek yemekten dönüyorlar, yoldan karşıya geçerken bir polis otosunun durduğunu polislerden birininde yerde birşeylere baktığını görüp acaba neye bakıyor diye merak ediyorlar ve yanına gidiyorlar. İşte ne olduysa o zaman oluyor; polis bizimkilerden şüpheleniyor sizmi attınız bu “toz”ları yere diye soruyor. Bizimkiler şaşkın bizimkilerin ödü patlamış; “hayır merak ettik ne oluyor diye” ona bakıyoruz diyorlar. Polisler bizimkilerin etrafını sarıp yaka paça tutup doğru karakola getiriyorlar.

Mantıken bizimkilere ait olsa o yerdeki “toz” denilen şey, yani bizimkiler atsa-ki polis yerdekilere bakarken bizimkiler ortada yok, sonradan polis neye bakıyor deyip meraklarından geliyorlar, insan suçlu olduğu mekandan topuklamazmı? birsürü polisin olduğu yere gelirmi?

Neyse yaka paça karakola götürülen kuzenlerin bizi arama sebepleri bu…

Kuzenlerime sonuna kadar güvenirim, biri sigara dahi içmez, her ikiside en ufacık detayı, aykırı bir şey bile yapsalar bana anlatırlar, arkadaşları yapmış olamaz, o tarz insanlarla arkadaşlık yapmayacak kadar arkadaş seçerler, düşünün iki kuzen ve arkadaşları araçlarını Üsküdara park edip motorla balık yemeye karşıya gidiyorlar, dönüşte motordan inip yoldan karşıya geçerken başlarına böyle bir olay geliyor ki, olay ömür boyu sicillerine işlenebilecek bir olay, neyse ki sağlam dostluklarımız varmış bir kaç yeri aradık ve üzerlerinde çıkmadığı sabıkaları olmadığı, her hargi bir nedenden dolayı karakolluk olmadıkları anlaşılınca savcının da insiyatifiyle serbest kaldılar. Tabii bu arada saat gece  2 olmuştu. Allah kimseyi oralara düşürmesin, dışarda arabada beklemek bile sıkıntı verici birşey ki nezareti tahmin bile etmek istemiyorum.

Bir kez daha anladım ki ne oldum değil ne olacağım başıma neler gelecek dememiz gerekiyor. Bu arada kime güveneceğimizi de anlamış değilim.

İlginizi çekebilir

  • 10 Mart 2011 -- Gölcük’te Göçtük! (14)
    17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi... Asla unutamadığımız ve asla unutmayacağımız bir tarih... Bazılarımız yakınlarını kaybetti bu büyük felakette, bazılarımızsa tanımadığı insanlar için durmadan gözyaşı ...
  • 09 Nisan 2010 -- Kurtlu fare (2)
    ''Rıdvan Dilmen, telekulakçılarla haşır-neşir olmuş'' baabında yazılar okuduk, haberler dinledik ya bu hafta hani. Eğer işin aslı varsa, ki serbest kaldı Rıdvan abi. Şu şüphe ne menem şeymiş demek ki....
  • 16 Aralık 2010 -- Avuçlarını kokluyorum (2)
    bir istasyonun karanlık dönemeçlerine dolanıyor bakışlarım, gece yarılarımı bölüyor bir bekçinin çaldığı düdük… sarı bir yaprak savruluyor gecenin ayazında yalnızlıkla kuşatılmış bedenler bırakıyor...
  • 19 Kasım 2009 -- Agu agu…hanimiş oğluşum (3)
    Gülünce yüzünde güller açanım..onbeş yıl önce tam da şu saatlerde aldım koynuma seni, hem de nelere rağmen bunları anlattımdı sana..o gelişinle bana neleri kattın farkındasın bunu biliyorum... Doğd...
  • 13 Şubat 2010 -- Noktayı sana bırakıyorum (13)
    şimdi burada olsa… konuşmadan, dakikalarca bakışsak dedinmi hiç? merak ediyormusun, bugün ne giydim, nerelere gittim? acaba… seni özlediğimi düşünüp, iç çekiyormusun? seni bilmem ...
  • 07 Nisan 2012 -- Siya (0)
    Aramızdaki en uzak mesafeydi iki dudağının arası. Ben seni severken bu yüzden yoruldum. Bu yüzden hiçbir zaman yetişemedin koşarken ardından. Seni sevmek yaşadığımı anlamanın en kolay yoluydu. Bu yüzd...