Hayat yolumuzda zikzaklar olsa da
Tüm umutların dibe vursa da
Seni seven değer verenleri bildikten sonra
Bu kadar canını acıtmaya hakkın yok senin
Nice çaresizlikleri gördükten sonra
Bir ben değilim mağdur bildikten sonra
Bir çatın, bir lokman bir de oğlun olduktan sonra
Bu kadar canını acıtmaya hakkın yok senin
Karanlıklar içinde kaybolsan bile
Aradığın ışığın mumu sönse de
Canların yanında olduktan sonra
Bu kadar canını acıtmaya hakkın yok senin
Elbet bir gün şu hayat bir daha güler
Kaybetme azmini geçer bu günler
Bir bakmışsın yaradan sana ummadığın şeyler sunar
Bu kadar canını acıtmaya hakkın yok senin
Dost der ki benim de biçare yüreğim sızlar
Şuan zor gözüken durumun kalpleri dağlar
Ama unutma! Sevenlerin sevgisi insanı sıkıca bağlar
Bu kadar canını acıtmaya hakkın yok senin
About Selami Aydın
Selami Aydın has written 144 post in this blog.
İlginizi çekebilir
- 01 Şubat 2010 -- Gönderilmemiş mektuplar/Tavrının izini sürenim (7)
....''Kaldı ki, kimsenin benim tavrımı çekeceğini düşünmüyorum'' diyorsun ya; Oysa sen kimsesiz değilsin. Yada ben kimse değilim.
Sen bilmezsin, tavrının miliminin ben izini sürerim. Öyleyse ben, ... - 20 Mart 2010 -- 3 kişi tecavüzden, 7 kişi sahtekarlıktan… (0)
3 kişi tecavüzden yatmış.
29 kişi eşine karşı şiddet kullanmakla suçlanmış.
7 kişi sahtekarlık suçundan tutuklanmış.
19 kişi karşılıksız çek yazmaktan suçlu.
117 kişi doğrudan veya dolaylı ola... - 07 Eylül 2011 -- Yaz hiç bitmese… (0)
Yaz aylarının bir sesi var. Hafif hafif uğuldayan rüzgar, çiçekler böcekler ve tatlı gün batımları insana yaşama sevinci veriyor. Havalar ısındıkça mevsimin ruhuna bürünüyorsunuz. İçinizden renkli, çi... - 19 Aralık 2010 -- Bugün PAZAR… (7)
Haftasonları da diğer günler gibi telaşlı yaşanır bizim evde... Sabah sekiz gibi ayaklandık. Ben hergünden farklı, daha özenle bir kahvaltı sofrası hazırlarım her pazar. Çünkü bütün aile birarada kahv... - 27 Mayıs 2010 -- Bozulmuş yeminlerin laneti (4)
bozulmuş yeminlerin laneti,
oyuncak aşklardan kahramanlar
yaratmış.
bir gündüz sevişmesiymişiz biz,
iki kadeh şarap,
ve
diz boyu ihanetin gölgesinde
yaşanmış.
beynimiz hücrelerimizi
suçlamı... - 02 Nisan 2010 -- Gökkuşağım’a (2)
Önce iki yabancıydık birbirimize. Varlığından habersiz kendi kurduğum siyah beyaz dünyamda yaşıyordum. Nereden bilirdim bi gün dünyamı gökkuşağına çevireceğini.
Rüyadaydım sanki ve gittikçe kaptırı...
Temmuz 19th, 2010 on 15:56
Teşekkürler Elif hanım.Sizde sağolun…
Temmuz 12th, 2010 on 19:40
Kaleminize,yüreğinize ve benliğinize sağlık…Çok güzel
Haziran 29th, 2010 on 17:37
Teşekkür ederim Aslı hanım. Dillerin söyleyemediği kelimeleri bazen kalem kağıda daha iyi aktarabiliyor…
Haziran 29th, 2010 on 13:58
Teşekkür ederim Ebru hanım.
Haziran 29th, 2010 on 13:56
Sevgili Selami Bey,
Şiirinizi okurken, gözlerim nemlendi. Gerçekten çok anlamlı…
Haziran 29th, 2010 on 05:09
selami bey çok güzel bir şiir yüreğinize sağlık…okumaya başlayınca nedense aklıma otomatik olarak biri geldi umarız artık acımaz bu kadar içi kendi adıma söyleyeyim bu durum beni üzüyor..
sevgili cheetos çok geçmiş olsun dilerim aileniz ile o kadar uzun yıllar mutlu ve sağlıklı yaşarsınız ki o kötü günleri unutursunuz.
Temmuz 13th, 2010 on 03:21
sevgili Ebru, bilmiyorum dönüp okurmusunuz ama size gecikmiş bir teşekkür borcum var.. çok teşekkür ederim… sevgiler.
Şubat 15th, 2011 on 00:13
Dönüp okumak bugüne nasipmiş sevgili Cheetos ne içindi teşekkür anlamadım ama rica ediyorum
)
Haziran 29th, 2010 on 02:10
Teşekkür ederim Sevgili Çiğdem. Sağlık tabii ki her şeyden önemli, her şeyin başı.Allah kimseye dert verip derman aratmasın.
Haziran 29th, 2010 on 02:04
Umarız ulaşmıştır Selda Hanım…
Haziran 29th, 2010 on 01:42
Selami bey şiir çok güzel, yüreğinize sağlık… ben de sizlere geçmiş dönemde yaşadığım büyük bir sıkıntıdan bahsetmek istiyorum..
Benim eşim bundan 4 sene önce yani daha 31 yaşındayken kanser denen bu illet hastalığa yakalandı.. daha oğlum 1.5 yaşındaydı.. o zamanlar çok gözyaşı döktüm çok isyan ettim neden biz diye.. ona bişey olursa ben ne yaparım oğlumu tek başıma nasıl büyütürüm diye çok gecelerim uykusuz geçti.. oğlum belkide babasını hiç hatırlamayacaktı sadece resimlerden.. psikolojim berbattı.. hiç dile getirmesede eşimde aynı duygular içersindeydi.. oğlum babasız mı kalacak, onun büyüdüğünü, okula gittiğini, sünnet olduğunu vs. göremeyecekmiyim diye.. çok zor sıkıntılı dönemler geçirdik.. sonuçta eşim ameliyat oldu ve sonrasında yaklaşık 4 ay kadar kemoterapi gördü… bütün saçları, kaşları döküldü..hiç yemek yiyemez hale geldi ve 50 kiloya kadar düştü.. çok çok zor ve sıkıntılı bir dönemden geçtik ama çok şükürki atlattık.. eşim şuan gayet sağlıklı.. oğlumuz bu sene ilkokula başlıyor..
Kısacası evet para-pul, iş-güç önemli tabi de… bence bu hayattaki en önemli şey insanın kendisinin ve sevdiklerinin SAĞLIKLI olması ve NEFES alabilmesidir…
Haziran 28th, 2010 on 23:59
Selami Bey umarım şiiriniz o adrese kapıyı çalmadan tam tepeden ulaşmıştır…çok güzel dile getirmişsiniz, defalarca okunması gerkeen bir şiir….
Haziran 28th, 2010 on 21:00
Teşekkürler Elif Hanım.
Haziran 28th, 2010 on 20:59
Sağolasın Mert bey.Evet ulaşacağı bir adres var düşündüğünüz gibi
Haziran 28th, 2010 on 20:03
ne güzel yazmışsınız Selami Bey yüreğinize sağlık
Haziran 28th, 2010 on 19:50
Selami bey çok teşekürler eger uzantılı bir ulaşacağı adres var ise bu şiirin cuk oturmuş olabileceğini düşünüyorum,yüreğinize sağlık….