Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte düğün sezonu da açıldı. Bu aralar evlenen evlenene. Her gece bir düğün. Oturduğum eve 5 dakika uzaklıkta olan düğün salonu ise coştu da coştu.

Her gece Mustafa Ceceli’nin “Hastalıkta sağlıkta” adlı parçasıyla salona giriş yapan mutlu çiftlerimiz birlikte yaptıkları ilk dansın ardından gecenin ortalarına doğru Davut Güloğlu ile “kopalım bari” şarkısıyla kopuyor, bağıra çağıra yapılan takı merasiminden sonra (ellerinde mikrofon damadın babasından bir burma bilezik, gelinin amcasından iki bilezik) düğün sonunda ise halayla birlikte ellerinde birer mendil salondan ayrılıyorlar.

Belli ki piyanist şantör arkadaşımızın repertuarı da belli. Size her gece çaldığı parçaları baştan aşağıya sıralayabilirim, hem de hiç zorlanmadan. Çünkü hiç değişmiyor. Her gece aynı şarkıyı dinlemek ise ayrı bir işkence :) Aklınızda bulunsun olurda birine işkence falan çektirmek isterseniz mutlaka bizim buradaki düğün salonuna bir uğrayın derim. 3 gece dinlese işlem tamamdır :) Daha sonrasında ise deli gibi korna sesleri ile çiftimizi gerdeğe uğurluyor yedi sülalesi. Demek ki neymiş kornasız gerdeğe girilmezmiş :) Aklımızın bir köşesinde bulunsun :) Yarın öbür gün lazım olur bilemedim ben onu düşünemedim demeyin.

Şunu da anlamıyorum biz mahalle sakinlerinin ne günahı var sevgili mutlu çift. Anladım mutlusunuz, seviyorsunuz birbirinizi, gidip sevişeceksiniz de gece sonunda ama işte bize ne sizin düğününüzden, gerdeğinizden, mutluluğunuzdan, taktığınız takılardan ve havai fişeğinizden hatta kornanızdan. Her yaz acaba başka bir eve mi taşınsak düşüncesi sarıyor bizi. Düğün salonu dediğin şehirden uzak olmalı. Havai fişek mi patlatmak istiyorsun git patlat, havalı korna ile tezahürat mı yapmak istiyorsun yap, sabaha kadar dans mı etmek istiyorsun onu da et kimse bir şey demez. Ama ne olur şehrin göbeğinde bunları yapmayın çok komik oluyorsunuz çok.

Benzer yazılar

  • 25 Temmuz 2010 -- Gerdekteyim kardeşim (0)
    Sabah internette gazete manşetlerine göz gezdiriyorum. Bir haber dikkatimi çekti. Bir insan bi düğünde ne kadar kendini kaybedebilir dedim kendi kendime. Bilirsiniz bazı insanlar düğündü dernekti b...
  • 01 Şubat 2011 -- Çocuk da yaparım kariyer de (6)
    Bugün arkadaşımla telefonda konuşuyoruz. Ay duydun mu o nişanlanmış, bu evlenmiş muhabbetine sarmış "ay ne olacak bizim bu halimiz şekerim" modunda dert yandı durdu bana. Terzi kendi söküğünü dikemezm...
  • 06 Kasım 2010 -- Evlilik (0)
    Evlilik ne tuhaf bir müessese. Pencerenin dışından baktığımda bu evlilik olayına şu an için; yalnızlık korkusundan dolayı atılan bir adım, bebek sahibi olmak için bir erkeğe duyulan ihtiyaçtan dolayı ...
  • 31 Temmuz 2010 -- Hadi ezberleri bozalım:) (8)
    Bir soru sordum, çok az parmak kalktı. 2 hemfikir, 1 kaçak güreşen cevap aldım. Diğer herkes sustu. Ya cevabı bilen hiç yoktu yada ''Amann bana dokunmayan soru bin yıl cevapsız kalsın'' dı. Evlilerin ...
  • 30 Temmuz 2010 -- Cevabı bilen parmak kaldırsın (11)
    Geçen haftasonu, arkadaşlarla dışarda yemekteydik. Birlikte olduğumuz ailenin çocukları, çocuklarımla yaşıt. Cinsiyetlerini de yaşlarına göre tutturmuşuz. Anlayacağınız, denk bir gurubuz. Önce orta...