Bu gece çok özledim onu. Oysa bu gecenin diğer gecelerden ne farkı var ki. Yine onun olmadığı saçma sapan bir gecedeyim işte.

Etrafımdaki her şey sessiz sakin. O yok ya ondan olsa gerek. Bir gün onsuz kalacağım aklımın ucundan bile geçmezdi. Sanki o her ne olursa olsun hayatımın bir köşesinde olacak gibi gelirdi bana. Ne tuhaf herkesten daha yakınken birbirimize şimdi herkesten daha uzağız onunla. İçimin ışıkları kapalı bu gece ve uzun bir süredir her gece böyle.

Dualarım yine hep onunla. İstiyorum ki o bir kaç fotoğrafta gülümsediği gibi gülümsesin yine. İstiyorum ki o aldırmaz tavırlarının altında gerçekten aldırmayan biri olsun. İstiyorum ki sadece mutlu olsun.

En zor olan ne biliyor musunuz vazgeçmek. Ne kötü şeydir alıştıktan ve bağlandıktan sonra vazgeçmesi… Bitsin diye başlamaz ki hiç bir şey. Zaten bu yüzden değil midir ayrıldığımızda yaşadığımız hayal kırıklıkları. Ne kadar alıştıysak hayal kırıklığını da o kadar büyük yaşarız. Birbirimize ne kadar büyük sözler verdiysek ve tutmayı başaramadıysak bundan sonra başkalarından duyacağımız sözlerin çoğu da inandırılığını yitirmiş hale gelir. Ben artık söz istemiyorum kimseden incinmemek için. Biri bana söz veriyorum dediği zaman “Ne olur sus tutamayacağın sözler verip, yapamayacağın vaadler bulunup beni hayal kırıklığına uğratıp, kendini ise gözlerim önünde aşağılama.” diyorum. Ve kimseye söz vermiyorum artık. Tutamayacağımdan değil. Tek başına verdiğim sözü tutmanın bir anlamı yok. Artık içimden gelmiyor birileri için bir şeyler yapmak.

Ben hayal kırıklıkları değil, Sevgi biriktirmek istiyorum kalbimde. O aklıma geldiğinde yüzümde bir gülümseme olsun istiyorum. Düşündüğümde yaşadıklarımızın her anına, her dakikasına değerdi diyebilmek istiyorum. Acabalarla, keşkelerle, belkilerle yaşamak değil “evet” ya da “hayır” cevabı olsun istiyorum hayatımda. Sanırım bu yüzden siyah ve beyazın yanında griyi bir türlü sevmeyişim.

İlginizi çekebilir

  • 07 Ağustos 2009 -- Kent yorgunu (0)
    Doktor: - Neyiniz var nedir şikayetiniz? Hasta: - En ufak bir ses ve kalabalık beni boğuyor, çıldırıyorum, ayrıca tahammülsüzüm çok çabuk kızıyorum. Ne düşündüğümü ne söyleyeceğimi bakışlarımdan, s...
  • 13 Ocak 2011 -- Ali Kırca/ Ali Sami Yen Sonsuza Kadar… (0)
    Ali Sami Yen'deki son maç sonrası Ali Kırca'nın okuduğu veda şiiri oldukça etkileyici. Türkiye'de kendine güvenin ve yapılamayanı yapmanın adı olan Galatasaray'ın son maçı sonrasındaki bu veda şiiri a...
  • 15 Aralık 2010 -- Soramadığım adresler kadar kayıpsın içimde (0)
    Nereden başlasam bilemiyorum. Seni anlatmanın tarifi beni bile aşıyor çoğu zaman. Sen hayatımdaki eşi benzeri olmayan adam... Hani bulunmaz hint kumaşı derler ya bir türlü bulunamayan bulunsa bile zor...
  • 23 Temmuz 2011 -- Gelme (2)
    Gelme. Bırak olduğu gibi kalsın her şey. Geride ne kaldı diye dönme. Kalan güzel birkaç anıyı toplamaya çalışma. Güzel anılardan anlam çıkarma. Bırak uçurumda da olsa bizim bir çiçeğimiz olsun kopa...
  • 14 Haziran 2010 -- Afrikalı bir çocuğun yazdığı şiir (3)
    Afrikalı bir çocuğun yazdığı şiir 2005 yılının en iyi şiiri seçilmiş. Şiir gerçekten tokat gibi... Doğduğumda Siyahtım, Büyürken Siyahtım, Güneşe Çıktığımda Siyahtım, Korkunca Siyahtım, Hastayk...
  • 13 Ocak 2011 -- Sensizlik zor (0)
    Nerde… Nasılsın… Kiminlesin… Bilmek istemiyorum. Yüzünün, başka yüzlere düşen gölgelerinin, Yankısı o tende nasıl ses çıkarır, Hatta nasıl örseler, o bedeni, Sakın anlatma, kendine sakla. Şimd...