Sanki kan davası niteliğinde bir kin, çok iğreti bir tavır ve bile bile huzur bozma konusunun toplamıyla karşı karşıya kaldığında insan ne yapar? Ya susar, ya karşısındakinin boğazına yapışır, ya varsa gerekli merciye şikayet eder, yada benim gibi ”Ulan böyle işin içine” der, küfreder.

Bir cennet düşünün, içinde melekler var. Bir kaç da iblis tabi. Ve bu iblisler o muazzam birlikteliğin, tırnaklarımla kurduğum aile olma durumlarının, cennetin tadının, huzurunu kaçırırlar. Ne yaparım? Susamam, çünkü sükutun bazı yerlerde altın olmadığını biliyorum. Susarsam yine yaparlar, hissediyorum. Boğazlarına yapışsam, yok olmaz elime belime hakimim, önce dilim konuşsun. Konuştuysa yani daha önce uyardıysa defalarca, sıra sövüp saymaya gelmiştir, çıkar ağızdan hazla. Gerekli merciye şikayet de ne demek, kimseye etmem şikayet gülerim ben halime, kimsenin ekmeğinden olmasına izin vermem:) Eee öyleyse, Tabi ki Allah ne verdiyse küfrederim gerektiğinde ben de.

Okul karıştı. Melekler kötülükten bihaber kanat çırpmaya devam etti. Çoğu öğretmen arkadaş iblisleri dışladı. ”Yeter artık” oldu. İblisler küfrümü kullandı, ayyuka çıkardı. Çok da umrumdaydı. Küfür azdı. Cami duvarına sadece son kez işemelerine benden izin vardı. Tüm birlikteliğin mensuplarının tahammülü azaldı. Karşılık vermeyene korkak diyorlardı. Küfür, cesurluğuma asiliğime off acayip yakıştı.

Aynı günün öğleden sonrası Milli Eğitim Müdürü, okulumuza çay içmeye uğradı. Zaman zaman yapar bunu. Sorunsuzluğu almış başını giden okulla pek gurur duyardı. Ama bu kez ve ilk kez sorun vardı. Hem de küfürün bir hatun kişiden savrulması söz konusuydu. Dedi, ”Çok haklısınız. Ama küfür, hakaret sayılıyor. Hele ki siz bir hanımsınız” Dedim, ”Nolmuş yani. Kadınlar küfür edemez mi? Devam ettim, artık yeterdi. ”Erkekler açılmayan çekmecenin bile a.q lar. Kalemlerinin ucu kırılsa, çektir giti diziyorlar. Önüne gelenin anasının, bacısının, ebesinin hatırını soruyorlar. Ülkemin Başbakanı bile, ”Ananı da al git” diyor. Ben sade vatandaş, hunharca katledilmeye çalışılan bir güzelliğin ardından mı bakacağım, koydum sözlerimle böyle işin içine.”

Kahkahalarla güldü müdürüm. Dedi ”Pes. Bir tanesi de yanlış değil ki. Ne diyeyim ben size şimdi.” Ne diyeceği çok da umrumdu sanki. Kadın küfür etmezmiş. Kim demiş? Nerde yazmış? Kadın da insan. Erkeklerin, a.q madığı kalmamış olan sözle saldırdığı herşeye sövmeye saymaya kadının da hakkı var. Üstelik, şahit olanlardan ”Yakışmadı ağzına” diyen de çıkmadı:) Çıksa ne yazar? Küfür ağızdan çıktı.

Konu kapandı. Kapanmasa, kimbilir ne yaralar açılacaktı. Tarafımdan dibine kadar uğraşılacaktı. Herkes haddini bilmeliydi. Yok bilmedi, küfrü yerdi. Yada kendi ayağını kendi kaydırıp giderdi. Bir cennetin huzurunu bozmak, bence Allah katında da küfürden beterdi. Tıpkı gönüllü görevimi ifşa ederken benim gibi, bazen Allah’ın askerleri de küfredebilirdi. Ve inanıyorum ki, Allah affederdi…

About Aslı Özden

Aslı Özden has written 455 post in this blog.

İlginizi çekebilir

  • 28 Haziran 2010 -- İnceldiği yerden koptu hayat (0)
    Beynime sıkıştırılmış eylemler ve oldukça şiddetli travmalarla süslenmiş bir hayatın kargaşasında geçiyor ömrüm. İlahlara göre bu kronik hüzün krizlerinin bünyemi sarmasıyla ve zaman zaman ereksiyona ...
  • 17 Ocak 2011 -- Ara verelim mi? (5)
    Günümüz ilişkilerinden bahsediyoruz ya hep, en klişe durumlarından biri de, genelde uzun ilişkilerde yaşanan ilişkiye ara verme durumudur herhalde... Uzun ilişkilerde en çok rastlanan durumdur bu. ...
  • 24 Aralık 2010 -- Yerim seni pilates :) (3)
    Ebru Şallı'nın kod adı olarak tabir ettiğimiz pilatese bugün itibariyle başlamış bulunmaktayım. Vücudum haşata dönmüş durumda. Allahım sağım solum, bacaklarım, her yanım ayrı kırılıyor ağrıdan. E ama ...
  • 21 Şubat 2009 -- Düş sokağı (2)
    Ben seni giyinmişim üstüme, Gecenin karanlığına vermişim düşlerimi. Sabahın ayazında üşüyen ellerimi, Düşüncelerinle ısıtmışım. Yürüdüğüm yollarda Ayak sesime eşlik eden yaprakları Sonbaharı ve ...
  • 12 Aralık 2010 -- Emre Aydın’dan mini konser (17)
    Değerli müzisyen Ali Atkaya’nın Ümraniye çarşıda bulunan ve birçok çalgı aleti için kurs verdiği "Ümraniye Gitar Kursu"nun öğrencilerinden olan oğlum Emre’nin hocası ile beraber icra ettikleri iki sev...
  • 31 Temmuz 2010 -- Ayrılığın kadındaki sureti/ nefes (10)
    Kendi örmüş olduğu duvarların ardından bakıyordu artık ona. Yasaklanmış bir aşkın meyvesini yemiş kadar suçlu hissediyordu kendini. Bir yatakta, tutkulu ve  birbirine tutuklu iki bedenin sabahlara kad...