Okumak beni oldum olası rahatlatmıştır, kitaplara olan tutkumu fark edeli çok olmasına rağmen istediğim kadar ilgilenemedim onlarla.
Fuarlarda büyülü bir dünyaya girecekmişçesine heyecan duyan kitaplara bakmaktan, onlara dokunmaktan, hatta ve hatta sayfaları şöyle bir çevirip koklamaktan aldığım hazzı hiçbir kelime ile anlatamam.
Kitaplar benim için farklı bir anlam taşıyor, aldığım kitabı hemen okumayı sevmem, önce varlığına alışmaya onun suretini beynime kazımaya çalışırım. Okuduğumda ise kişiliğine ve kendi dünyasına girmiş olurum. Benim için kitaplar hala adını koyamadığım ama canlı olduğuna inandığım varlıklar.
İnsan aklının zirvesinden gelen en duru en çılgın en büyük düş bahçesi,öyle ki içine girdiğinizde size yaşayabileceğiniz her duyguyu yaşatma gücüne sahip varlıklar. Hangi duyguyu yaşamak istediğiniz size kalmış olsa da hayatta hepsini hissetmeye çalışmak en güzeli sanırım.
Ben bir kitaplık yapıyorum kendime bir hayat sürecek olsa da yapımı sindire sindire yaşamış ve solumuş olacağım bu huzuru.
Her kitapla yeni bir soluk kazanacak hayatım öldüğümde ardımda sevenlerime asla vefasızlık etmeyecek gerçek dostlar bırakmanın sonsuz huzuru ile kapatacağım gözlerimi. Kitaplar iyi dostlar gibidir, görmeseniz de size sözleri ile destek olurlar, varlığını hayatınızın her anında hissedersiniz.
About Ebru Durul
Ebru Durul has written 134 post in this blog.
İlginizi çekebilir
- 02 Aralık 2010 -- Sevişilmiş bir aşk (2)
Sarhoştum
yokluğunu çift görüyordum
oysa unutmak için işmiştim
o yalancı şarabı
şarap da en az gece kadar sihaytı
intihar ettim
takvim yapraklarıyla kestim
bekleyişlerimin şah damarını
hayal... - 15 Ekim 2009 -- Sayende (0)
Derinlerde bir yerdeyim. Burası dip. Çok soğuk ve ışıksız. Burası kış. Bende, sağanak ve çöl. Zamanlardan saat kaç, günlerden ne?
Yüreğimi bir küskünlük aldı. Yağmur aldı, rüzgar aldı, sözler aldı... - 27 Mayıs 2011 -- Harflere yüklenen anlamlardan başka ün’ler arıyorum (0)
Uzun yolların nihayeti burada olmam,
Oysa ben hiçbir yere de gitmemiştim.
Trafik lambasının kırmızısı gibi sabittim
Ya da kutup yıldızı.
Çok yorgunum
Gitmediğim yolların yorgunu
Ve kara toprak h... - 20 Kasım 2009 -- 21 Gram (2)
Dün gece, DVD lerin olduğu dolabı yerleştiriyordum. Hepsinin tek tek tozlarını alıp yerlerine koyarken ''21 Gram'' filmi elime geçtiğinde, bana bir anımı hatırlattı.
O zamanlar, oğlum henüz lisede ... - 15 Aralık 2009 -- Tanık olmak zamana (2)
“Dünyayı sahiden bilenlerin yüzüne dağılabilecek kadar berrak kalan bir gülümsemeyle”
Suskunluğu sese çeviren adamın zamanıysa bu zaman..için kanar, uyuşur bedenin, donar kalırsın yaşamın içinde. B... - 23 Kasım 2010 -- Hayat Güzeldir (4)
Bir anlamı olmalı yaşadığımız hayatın. Başımızdan geçen iyi kötü her hikayeden çıkardığımız bir ders, buna karşılık olarak yaşadığımız hayata karşı takındığımız bir duruşumuz olmalı. Gülüşümüz kad...
Son yorumlar