Bazen düşünüyorum da ne şanslı hatunum ben. Sevdiklerim yanımda, sevmediklerim ardımda …

Huzurum yerinde olduğu için her gün şükrediyorum Allahıma. İnsanın çok dostu olmamalı diye düşünürüm hep. Az ve öz olmalı derim. Sağlam karakterli, bir şey anlattığınızda aman birine söyler mi diye tereddüt etmeden yanında rahatça konuşabileceğiniz birisi, yüzünüze güldüğünde gerçekten gülen arkanızdan iş çevirmeyecek birisi olmalı dost dediğimiz.

Çok dostum yok. Toplasınız bir elin beş parmağını geçmezler. Ama hepsi benim için çok çok özeller. Size onlardan bir tanesini anlatmak istiyorum. İsmi Can. İsmi gibi insana can veriyor sanki, bazen nefes alamadığımız zamanlar olur ya hani, sıkılırız Can hemen yanımda oluverir öyle hissettiğimde.

Gelmesine bile gerek yok sesi bile yetiyor çoğu zaman. Çok yoğun bir iş hayatı olduğu için sık sık görüşemesek bile bizim için önemli olan konuşabildiğimiz zamanlardaki kalite. Can’ın öyle sağlam bir karakteri var ki! Kişiliği son derece düzgün, yaşına göre fazlasıyla üst bir noktada, ne istediğini bilen, mütevazi, karakter sahibi birisi.

Gizlim saklım yok ondan. Konuşurken son derece rahatım o da anlatır işini gücünü varsa ilişkisini bende anlatırım. İşte güven böyle bir şey. Bu zamanda her şeyin bir takım çıkarlarla yapıldığını düşünecek olursak, dediğim gibi ben böyle bir dosta sahip olduğum için çok şanslıyım. Bazen takılıyorum Can’a “Alacağım çiçeğimi çikolatamı gelip isteyeceğim seni annenden.”  diye. Gülüyor ” Tamam canım bende senden daha iyisini mi bulacağım. ” diye ekleyiveriyor.

Arada kızdırıyorum hemen “abla” der bana. Laf aramızda ben ondan büyüğüm bir yaş bile olsa :) Demeye çalıştığım Can iyi ki benim hayatımda. Şu dünyada saçma sapan sebepler yüzünden ilişkiler bitiyor, evlilikler bitiyor ama dost diyebileceğiniz insan eğer gerçekten dostunuzsa işte o ömürlük sürüyor.

Hayatımda bir ömür boyu kalman dileğiyle. Hep yanımda oldun. Teşekkür ederim Canım…

İlginizi çekebilir

  • 20 Nisan 2010 -- Masaldan firar ettik, gerçekte buluştuk (0)
    Biz, iki küçük kızdık kahve fincanları elimizde. Masalın yazılarından çıkıp, beden bulmuş çocuklardık ikimiz de. Eski ısınmışlığım vardı aramızda. Sakinliğin, uysal güzelliğin duruyordu karşımda. B...
  • 15 Şubat 2012 -- Sezaryen Çiçeği; Lachesis (1)
    Efesin, Olympos’un antik bütün kaybedilişlerin sezaryen çiçeği. Lachesis, Sana emeklemeyi öğretti, yazgındaki adımın ilk sessiz harbi. Lachesis, sezaryen çiçeği, parça parça aldır beni içinin derinlik...
  • 30 Nisan 2009 -- Ersun Yanal ile Giray Kaçar’ın Diyaloğu (0)
    Trabzonspor ile yollarını ayıran Teknik Direktör Ersun Yanal, yaptığı veda toplantısında oyuncularından helallik istemiş. Ersun hocanın fazla şans vermediği Trabzonspor'lu futbolcu Giray Kaçar, “ben s...
  • 12 Nisan 2009 -- Elektrik alamadım durumları (0)
    Son günlerin moda deyimi elektrik alamadım, çok sık duyduğunuzu düşünüyorum, ülke olarak çok acayip şekilde elektrik alamama modundayız; -noldu kızım randevu, buluştunmu çocukla? -evet... ama ne b...
  • 30 Kasım 2009 -- Durma Git (2)
    Dakikalarıma tutturduğun gülüşlerini hain bir rüzgar savurup çalıyor benden, uzaklaşmaları benliğimden bir şeyler alıp götürüyor. Ceplerimde senden kalan son resimler, hepsine bir bir karanlık çökü...
  • 28 Temmuz 2010 -- Sıyırmak bedava 2 (6)
    Siz hiç gittiniz mi? Önce kendinizden. Sonra zaten herkesten. Ben gittim. Bilirim. En iyisidir. Çok iyi gelir. Yaptıkları tek şey, aramaktır arkanızdan sizi. Değer bulursunuz aniden. Değeriniz anlaşıl...