Muhabbet kuşlarını bilirsiniz bir başladırlar mı susmak nedir bilmezler. Teyzemlerde bir muhabbet kuşu var bir duysanız neler neler konuşuyor. Bu kuş bir acayip, kelime değil baya cümle kuruyor.

Teyzemlere misafir gelmiş geçenlerde. Bizim boncuk başlamış yine konuşmaya. ” Aşkım çok seviyorum ki ben seni. Hanimiş benim tatlı sevgilim. ” diye. Misafir bayanın eşi gitmiş kuşun yanına başlamış ” Aşkım bende seni çok seviyorum. Bitanem benim. Neredeymiş benim güzelim? ” diye konuşmaya. Tam o sırada da adamın eşi bunları duymuş. Verdiği tepki ise çok komik; ” Eh be adam pes vallahi sana. Kaç yıllık evliyiz bir kere bana aşkım seni çok seviyorum demedin. İki gramcık kuşa edilmedik iltifat bırakmadın deminden beri. Sana diyecek söz bulamıyorum artık pes ki ne pes.  ” demiş. Adam tabi teyzemlerin yanında kıpkırmızı olmuş, utanmış haliyle. Sonrada ” yaktın beni boncuk. ” demiş.

Bence utanması gereken konu eşini hep içinden gizli gizli sevmesi. Kimbilir o kadın ne kadar ilgiye, sevgiye muhtaç ki böyle bir şeyi söyleyebiliyor.  Severken gerek yoktur acaba söylesem mi diye iki kere düşünmeye. Eğer ki seviyorsanız bunu sevdiğiniz kadına söylemek kadar güzel bir şey olabilir mi ?

Nedendir bilmem çoğu erkek için sevdikleri kadına iltifat etmek, iki güzel söz söylemek sanki işkence gibi geliyor. Hele ki bir de kalabalık bir arkadaş grubu ile birlikteyseniz unutun zaten iltifatı falan. Yalnız kaldığınızda bile zar zor size sevgisini göstermeye çalışan bu adamlar kalabalıkta daha da bir ağır abi oluyorlar. Bir hayvan severken ya da bebek severken şekilden şekile giren o suratları kadınlarını severken illa bir ağırlaşıyor.

Sevmeyi seven erkeklere gerçekten hayranım. Dünyada sevmek ve sevilmek kadar sevildiğini hissedebilmek bunu duyabilmek, anlayabilmek de çok güzel bir duygu. Hadi ama bu kadar zor olmamalı ” Seni seviyorum! ” diyebilmek…

İlginizi çekebilir

  • 07 Ekim 2011 -- O bizim meleğimiz (0)
    Elleri yumuk yumuk, pamuk gibi o mis kokusunu içine çekince rahatlarsın. Sanki eline aldığında bişey olacakmış hissine kapılırsın. Öyle dikkatli tutarsın ki; canını bile verecek kadar sımsıkı sararsın...
  • 18 Mayıs 2010 -- Toplu taşıma aşkları (0)
    Trende, tramvayda, otobüste, Minibüste ya da her neyse... Sağa-sola bakınırken görürsün onu. Yolculuk boyunca bakışırsınız. Yıllardır tanışıyormuşçasına... Ama cesaretini toplayıp konuşamazsın on...
  • 20 Haziran 2010 -- Ahh kahrolası çaresizlik… (2)
    Tükendiğini, eriyip bittiğini, her zerresinde yüreği alev alev yanarmışçasına hisseder mi insan? Umudun bittiği yerde, hayata yenik düşen gözyaşlarını, damla damla akıtır mı içine? İçine akıttığı o...
  • 23 Mayıs 2011 -- Ay benim deli ruhum (2)
    Bir an geliyor öylece durup düşünüyorum şu çetrefilli hayatın plansız bir şekilde beni şekilden şekile soktuğu durumumu, yaşadıklarımı ve kısa bir zaman sonra yaşayacağımı tahmin ettiğim olası olaylar...
  • 17 Kasım 2009 -- Normalin tanımı yok (6)
    Farkettim ki, Kızkardeşimleyken bize göre her tuhaf bir durum olduğunda, -ki bu nedense biz biraradayken çok oluyor, çok sık kullandığımız ve ardından da komikmiş gibi kahkaha attığımız bir cümle var....
  • 25 Temmuz 2010 -- Belki (4)
    Bana uzak bir hayaldin. Belki de bu yüzden gerçek olduğun zaman bile hep hayal oldun bana. Sessizce ben bile bilmeden  herkeslerden saklayarak sevdam kendi hikayesini yazmıştı. Sana dair bir yer açmış...