Daha önce hiç dikkatinizi çekti mi bilmiyorum ama çağımızda insanlar artık arkadaşlarıyla sevgili gibi davranıyorlar.

Hani büyükler der ya bizim zamanımızda bu şekilde olsaydık keserlerdi bizi, hakkatten alakası yok o dönemle. Bunu nerden biliyorum o kadar yaşamadın ki diyeceksiniz, bunları da çok sevdiğim bir amca ile rakı&balık eşliğinde inceleme fırsatı bulmuştum bir keresinde… Şimdiki ilişkileri eleştirmiyorum yanlış anlaşılmasın, insanların özgürce davranabilmesi, dönemimizin tabulardan baskılardan çok daha arınmış olması çok güzel bir şey tabiki, zaten konumuz da bu değil…

Arkadaşımızla, gülüp eğleniyoruz, sabahlara kadar coşuyoruz, onu sahipleniyoruz, gerekirse kavgamızı ediyoruz onun için, sınırları aşmadan küçük flörtleri bile unutmuyoruz… Sevgiliniz olmadığı için de çok büyük sorumluluklar yüklemiyor insana sonuçta sevgili değil ya… Hatta gaza gelip yaptığımız çapkınlıklardan, ilginç anılarımızdan rahatça bahsediyoruz. Bazen oturup uzun uzun bir konu üzerinde tartışabiliyoruz birbirimizi kırmadan. Ama bir şeyler eksik kalıyor, ne kadar ilerlerse ilerlesin bir çekinme oluyor insanın içinde, ya elimdeki arkadaşlıktan da olursam diye…Bu arkadaş perspektifinden bakışı…

Gelelim sevgilimize; sevgilimiz olduğunda arkadaşlıktaki sahiplenmemiz artıyor ve kendi kafamızdaki birtakım tabuları ortaya çıkarıyoruz. Bunu çıkarınca yasaklar, kısıtlamalar devreye giriyor, o bizim ya sonuçta… Bir konu konuşulmadan önce iki kere düşünmek gerekiyor, çünkü söylediğimiz her şey aleyhimizde delil olarak kullanılabilir değil mi? Hele ki daha önceki kaçamaklardan bahsetmek falan asla denenmemeli… Bir konu üzerinde tartışılınca olay samimiyetten alınan gazla kavgaya dönüşbiliyor genelde… Ama resmiyette daha rahatız sonuçta, benim sevgilim diyebiliyorsunuz arkadaşlarınıza, ayrıca sizin arkadaşlarınızın da “abi sevgilisi yoksa bana ayarlasana” gibi isteklerinden de kurtulmuş oluyorsunuz. Ama yine bir şeyler eksik kalıyor dediğim gibi…Sadece sevgili olursak da olmuyor anlaşılan, yürümüyor en azından…

Çok sevdiğim bir insan bana şunu demişti bir keresinde “İnsan sevgilisiyle arkadaş da olabilmeli”.. Aklımızdan geçmiştir çoğumuzun.Peki bunu hiç deniyor muyuz acaba? Sevgilimizle arkadaşmışcasına rahatça eğlenebilmeyi, beraber rahatça eski defterlerden (tabi ölçüyü abartmadan) kavga etmeden konuşabilmeyi denediniz mi hiç? Gerektiği zaman da bir arkadaş gibi geri çekilebilmeyi, bana vakit ayırmıyosun diye kavga çıkarmak ya da küsmek yerine o sizin yakın bir arkadaşınızmış gibi. Arkadaşken farklı şeyler paylaşılır, sevgiliyken farklı şeyler paylaşılır. Peki arkadaşken paylaşılan şeyler sevgiliyken de paylaşılmaya devam edilemez mi?

Bu iki rolü birbirine karıştırmadan, sevgililerinizle arkadaş da olabilmeniz dileğiyle…

Benzer yazılar

  • 24 Nisan 2011 -- Yol Ayrımında Aşk (7)
    Özlediğim şeyler var sana dair... Seninle bir fincan kahveyi yudum yudum paylaşmayı, elini sıkıca tutup amaçsızsa rüzgar bizi nereye savurursa orayı dolaşmayı, birlikte bol küfürlü maçlar izleyip bund...
  • 19 Nisan 2011 -- Aşk (1)
    Şu dünyadaki en önemli şey nedir? Mutlu olmak… Peki, mutlu olmak için neler gereklidir? Başarılı olmak, iyi para kazanmak, iyi bir kariyer yapmak, lüks bir araba, belki lüks bir çanta… Peki, bunların ...
  • 30 Mart 2011 -- Ne delilikler geliyor içimden (0)
    Hayat beni çekerken herşeyden, sen belkide bir fincan kahvenin kırk yıl hatırındasın şu dakikalarda. Özledim demek geliyor içimden ama inan izin vermiyor kalbin sızısı. Ne tuhafdır değil mi? Kaç kez s...
  • 25 Mart 2011 -- Yüreğim kadardı… (0)
    Hiç gitmem sanıyordun değil mi... Hep seninle kalacağımı, senden hiç vazgeçmeyeceğimi... Hatta sen ne yaparsan yap görmezden gelip sabredeceğimi düşünüyordun... Aklının ucundan bile geçmiyordu değil m...
  • 23 Mart 2011 -- Sadece gülümse… (0)
    Düşlerle düşünceler bir olmayınca, içten gelen tutarsızlıklar sahipsiz bir kalpte yerini bulunca, bedel olarak hayal kırıklığının en büyüğünü yaşıyor belki de insan... Biraz ona inat, biraz da yaşanan...
  • 03 Şubat 2011 -- Mutasyon geçiren adamlara (0)
    Ah bu kadın erkek ilişkileri... Nasıl da karmaşıktır öyle. Ama düşünüyorum da ilişkilerimizi karmaşık hale getiren, orasını burasını bozan, mıncıklayan bizler değil miyiz sanki? Başımıza ne geliyorsa ...