Telefonu kapattım, ellerim cesur görünse de yüreğim titrek bir sesle çığlığı bastı ”neden!” ne aklım ne mantığım anlam veremedi olanlara. Neydi sebep bir avuç para mı? daha değerli ne vardı insanlıktan, isyan etmemeyi öğrettiler bana ama hep isyan ettirdi bu şerefsizler insanlıkla alay edercesine kötülüklerinin keyfini çıkardılar.

Yüreğimin üzerine masa kurup hayatımı meze ettiler. Yüreğimin haykırışı son bulmayacak elbet affet beni Rabbim ama buna neden demeden geçemeyeceğim.

Gün olur devran döner mi bilinmez edilen kötülüklerin bedeli ödenir mi? ben görür müyüm bilmiyorum tek bildiğim içimde kocaman bir soru var ve o soruyu her sorduğumda içimin sızladığı.

Evet lanet olsun diyorum her hatırladığımda, ne kadar beddua varsa sayıyorum zihnimde şu koca hayatta ne kadar zavallı olduğunuza bir daha tiksinerek bakıyorum..

Aklıma her geldiğinde daha da çok çalışmalıyım bu zafer benim olmalı diyorum ve eğer sonuç mağlubiyet olursa kendi adaletimin tecelli edeceğinden korkuyorum. Ben ne yaptım ki? evet ben bir bedel ödüyorum özgürlüğün bedeli ya siz hangi cenneti düşlüyorsunuz gözlerimden alev alev yaşlar akarken. Yüreğimi hayatımı ruhumu parçalayıp hayatınızı yaşayacağınızı mı düşünüyorsunuz.

Herkes kendi ateşinde yanacak ve herkes kendi cehennemini bu dünyada kuracak..fahişeleri yerdiğiniz o dilleriniz ve yüreklerinizin ne kadar temiz olduğunu gördüm fahişe bedenlere inat fahişe ruhlardan korkar oldum.

Şimdi üstünüze basıyorum büyük zevkle bir hamamböceğinin çıkardığı sesleri çıkarıyorsunuz çatırt geride iğrenç bir görüntü kalıyor sizden beklediğim gibi…

Aadalet mi bir gün yerine gelecek ve o gün aciz varlığınızın ne kadar anlamsız olduğunu size söylemek için karşınızda olacağım…

İyi eğlenceler.

Benzer yazılar

  • 26 Şubat 2011 -- Hayat (0)
    Düşün; Karatahtanın başındasın. Hecelere bölmüş hocan, konu;''sevmek'' O kadarını okuyabilirsin. Ama sen sınıf başkanına aşıksın. tutuldu mu?... dilin. Bin dereden su getirirsin. Yorulur... O...
  • 03 Aralık 2010 -- Bilinçaltı serzenişleri 7 (3)
    Hayata sobelenmiş ve her fırsatta kızgın lavlarla yoğrulan düşüncelerim, yüz buruşturan yargılardan sıyrılıp, tüm tezatlığıyla ve de tüm umursamazlığıyla steril yerleşim bölgelerine gayri nizami soru ...
  • 28 Ekim 2010 -- İsyan (0)
    gözlerin hala devriye geziyor gecelerimde hecelerim çoktan yasaklanmış siyatik olmuş umutlarım falakalara yatmaktan sen istediğin kadar copla anarşist ruhumu yine de “Kahrol” diye bağırır a...
  • 10 Ekim 2010 -- Bilinçaltı serzenişleri 6 (2)
    Gerizekâlı dünya serüvenini beyin kıvrımlarımdaki cam kenarı koltuktan izleyip, normal bir insan IQ'süyle süzgeçten geçirip hiç bir işe yaramayacağını bildiğim halde üstüne düşünüyorum. Sağır kalabilm...
  • 26 Eylül 2010 -- Bilinçaltı serzenişleri 5 (3)
    Kadavra hissizliğimi bağışla, inan şaşıramıyorum artık, ötenazi düşleri gören ve ölümüne hayran sınırda kişiliğimi bağışla. Çok sık içiyorum babamın Erdek'ten kaçak tütünle sarıp gönderdiği sigaralard...
  • 19 Eylül 2010 -- Bilinçaltı serzenişleri 4 (4)
    Kronik aşk yetmezliğinden muzdariptim, fazla zamanım yoktu, muhtemelen beş şiir sonra ölecektim. İda dağından kaçıp Olympos'a gitmek ölümsüz olmak için tek çözümdü, öyle yaptım! sundum şiirlerimi Olym...