Hayatın içinde zıtlık saklıdır. Gece ve gündüz, soğuk ve sıcak… Belki de bu yüzden hep iki zıt seçenek arasında kalır dururuz. Mantığımız mı yoksa kalbimiz mi? Bir gerçeği yaşamak mı yoksa yalanları yaşamak mı? Gerçekler ne kadar beyazsa yalanlarda bir o kadar pembedir. Hayat biz farkına varmazsak da iki hap sunar: Pembe ve beyaz.
Hayatın kendisi görmeyi başarabilirsek aslında tıpkı Matrix filmindeki gibidir.
Pembe hap, bizi mutlu eder ama bize sunduğu gerçek olmayan mutluktur. Birdenbire yükseklere çıkarır ve hiç düşünmediğimiz bir anda yükseklerden indirir. Eğer şanlıysak ruhumuzu aldığımız yaralardan kurtarırız ama bunu başarabilmek kolay değildir.
Beyaz hap, sadece gerçeği vaat eder ve belki de bu yüzden mutsuz eder ama olgunlaştırır ve hayatın fırtınalarına kafa tutmayı öğretir.
Hangi hapı seçtiğimiz o an için kim olduğumuzu gösterir.
Hepimizin pembe bulutlarda yaşama özlemi vardır. Sorunsuz bir yaşam… İşte pembe hap bunu sağlar ama aslında sorunu yaratan bizden başka kimse değildir. Bunu anlamadığımız için pembe hap, bizim sahte bulutlarımız olacaktır.
Beyaz hap ise hayatın tam anlamıyla yaşanmasını sağlar. Olan her ise onu kabullenmeyi, geçip gitmesini izlemeyi ve hayatın her anını yaşamayı öğretir.
Kısa vadede pembe hapı almak bizi mutlu eder ama hayatta her şeyin bir bedeli vardır. O gerçek olmayan pembe bulutların bedeli ise hiç beklemediğimiz bir anda bütün pembe bulutların kaçmasıdır. Gerçek olmayan bir dünyanın bedeli bitmeyen fırtınalarda yaşamaktır.
Aslında en çok kendimize yalan söylüyoruz. Gerçekler başa çıkamayacağımız zaman bilmek yerine pembe hapı alıp beynimizi uyuşturmayı tercih ediyoruz ve zamanla yalandan dünyamız ruhumuza işliyor. En sonunda gerçek ve yalan ayrımını yapamayacak duruma geliyoruz.
Bilmek sorumluluk ister. Çünkü bildiğin zaman artık o pembe dünyada yaşayamazsın. Ufuktaki fırtınaya rağmen ayakta kalmayı öğrenirsin. En güzel tarafı eninde sonunda fırtınaların dinmesidir. Gökyüzü açılır. Güneş bütün sıcaklığıyla içinizi ısıtır ve fırtınalı günler hayatınızın anılar diyarında yerini alır.
Şimdi iki hap var elimizde. Beyaz mı yoksa pembe mi?
Hayatın içinde zıtlık saklıdır. Mantığımız mı yoksa kalbimiz mi? Gerçekleri bilmek mi yoksa bir yalanda yaşamak mı?
Beyaz mı yoksa pembe mi?






Temmuz 19th, 2010 on 01:04
:=) ben beyaz hapın yeterince adil olduğunu düşünüyorum aslında…yani aslında gerçekten tüm benliğimiz ile beyazı seçebilirsek mutluluğu tam olarak yaşayabiliriz!acıda olsa gelen yaşamı gerçekten yaşabilmenin tek yolu bu olduğunu düşünüyorum! gerçek mutlulukta gelen her ise ona kucak açmaktır bence ve böylece gerçekten yaşarız ve sonunda mutlu olmaya gerek kalmaz saten anda mutluyuzdur ne dersiniz ?
Temmuz 19th, 2010 on 03:24
Soyut olmasa, çok gerçek çok somut yaşam, dayanma kudretimize destek olmazdı diye düşünüyorum…
Ben yine de mavi diyorum:)))
Temmuz 18th, 2010 on 04:19
Sevgili Özde,
Mavi hap yok mu?
”Bana bir masal anlat, sonu gerçek mutluluk olsun”, tadında…
Ben mavi hap istiyorum:))
Güzel anlatım, yüreğinize sağlık.