Canım, biliyorum şimdi üzüleceksin. Biraz hırpaladı bu aşk beni diyeceksin. Hatta yeri gelecek hayata küseceksin. Sana söylediklerim sağ kulağından girip son hız sol kulağından çıkacak bunu da biliyorum. Ama değer mi bitanem değer mi öyle bir adam için?
Öyle değerli ki cebinde son kalan sevgi tanecikleri. Değerini bil ve değerini bilen biriyle birlikte ol! Sen, ben dinlemiyor aşk yeri geldiğinde. Beklemediğin bir anda beklemediğin bir adamla karşılıyor seni yeni sevinçlerle. Üzülme ne olur! İncitme kendini. Sen değil o yok olmak istedi hayatından unutma. Bu sadece onun seçimiydi.
Onun adını sayıklar gibisin şimdilerde tıpku bir dua okur gibi. Yapma, büyütme ne olur onu bu kadar gözünde. Nelere göğüs gerdiğini unuttun mu. Bana anlattığın güçlü yanlarına ne oldu? Sen kırılmayı haketmedin, yalanı haketmedin, ikinci kadın olmayı hiç ama hiç haketmedin. Kendinde kusur arama ve onun kusurlarını kapatacak kadar da hoşgörülü olma. İnan ki bu onun için bir şey ifade etmez.
Hayat sana yine gülecek, yine seveceksin, yine aşık olacaksın, yine dilin tutulacak heyecandan ve o şanslı adamı anlatırken defalarca sanki ilk defa anlatırmışçasına yine gözlerin dolacak. Bu güzellikleri yaşaman için zaman denilen saçmalığa ihtiyacın yok senin. Zaman sadece aciz insanların sığınağıdır. Biraz kafanı kaldırıp daha dikkatli bakmalısın belki de etrafına. İnan bana sen ondan 1-0 önde başladın bu hayata. Bırak o dağıtsın sağda solda. Mutluyum sansın kendisini. Etrafa mutluluk pozları versin, taksın maskesini olana bitene eyvallah desin. Sen ne olur ona uyma. Mutlu olduğun için gülümse sadece hayata. Kendin için iyi hisset en başta, unutma sen artık kendini ifade etmek zorunda değilsin ona! Verdiğin bütün kararlar sadece sana ait. Ve sen artık kimseye ait olamayacak kadar kendine aitsin! Bırak güneş girsin odalarına, bırak bedenin ısınsın iliklerine kadar …
Yapma, kendini kapatma hayata. İçini aç! Aç ki güneş yeniden girsin odalarına.






Temmuz 3rd, 2010 on 16:57
Çok güzel, yüreğin taa derinlerindeki odacıklarından dökülmüş duygular…
Ne yazıkki günümüzde sevgiler, aşklar (tabiri caizse) ayağa düşmüş durumda, dolayısıyla aşkı ve sevgiyi hakkını vererek yaşamak zor oluyor.
İnsanı asıl vuran, o değer verdiğiniz, uğruna çok ciddi sorunlara göğüs gerdiğiniz, kısaca kendinizden bir parça verdiğiniz insanın sizi hiç haketmediğiniz davranışlarla yıpratmış olması oluyor. O zaman da günümüzde çok az kişide bulunan o temiz duyguların zedelenmesi oluyor sonuç…
Ama dediğiniz gibi insanın başına ne gelirse gelsin, hayat devam ediyor. Ve unutmamak lazım ki hayat her ne olursa olsun yaşanılası. O zaman da futbolcuların maçın sonucu ne olursa olsun her maç sonunda dedikleri gibi “Önümüzdeki maçlara bakacağız” diyebilmeli insan, sizin deyiminizle “Aç ki güneş yeniden girsin odalarına.”
Yazı için çok teşekkürler…
Temmuz 3rd, 2010 on 17:19
teşekkür ederim Melih yorumlarınla yazılarımı süslüyorsun.yüreğine sağlık
Temmuz 2nd, 2010 on 22:18
Sağolun Selami Bey.
Temmuz 2nd, 2010 on 22:06
Yara almış, vurgun yemiş bir bir yürek ancak bu kadar teselli edilmeye çalışılır. Güzel yazı Elif hanım. Yüreğinize sağlık…