Geçen haftasonu, arkadaşlarla dışarda yemekteydik. Birlikte olduğumuz ailenin çocukları, çocuklarımla yaşıt. Cinsiyetlerini de yaşlarına göre tutturmuşuz. Anlayacağınız, denk bir gurubuz.

Önce ortadandı, günceldi konuşmalar. Ortaktı kahkahalar. Sonra karınlar doydu, sohbetler de bizimle beraber yanladılar. Baktım, beyler iş-güç diyor, ikisi de spor otoritesi kesilmiş, usul uysal anlatıyor. Sarmadı beni. Döndüm soluma, yaşıtım olan kadına. ”Bu kadın nuhnebiden kalmış olabilir mi yada biz yaşıt mıydık” diye bir an sorguladım kendimi. Henüz meydanda olmayan gelini, nerede olduğu daha belli bile olmayan damadı, torun torba takımını, romatizmasını, baktım konuşuyor hayatın yaşlı suratını. O da beni sarmadı. Kızlar kıkırdaşıyor. Benim de içim kıpırdıyor. Ama masada bana uzak oturmuşlar. Sarsalar da benim makaralar uzayamadı onlara. Saramadım kendime gülüşmelerini. Aaa almışım iki genç yakışıklıyı sağıma, daha ne istiyorum ki? Baktım konu oğlanlarda aşk, felsefe, teknoloji, cuupp daldım aralarına. Acayip sardılar beni. Kucak da açtılar üstüne üstlük, sarıp sarmaladılar fiyonklar attılar dudak kenarıma. Ben şahaneyim o an tabi, tıpkı süslenmiş paket gibi.

Bir ara konu bugünün evliliklerine geldi, oğlanlarda. Dert yandılar kızlardan. Dem vurdular evliliklerin bile artık ticari olduğundan. Önce ayıp olmasın diye, büyükkanne edasıyla ”Atalarınız, dedeleriniz erik yedi, sizlerin dişi kamaştı evlatlar” dedim. ”Dedelerin suçundan bize ne” diye başlayıp, erkek nesline sövüp saydılar. Laf lafı açtı. Benim zekada da hınzırlıklar açıldı. ”Kim icat etmiş ki” dedim, ”Evliliği?” Ekledim, ”Hatta ve acaba, sahiden de insanoğlu tek eşli mi?” Mikser tutunca ben, beyinlere, konuya da haliyle din ve felsefe karıştı. Olduk mu kokteyl gibi. Çık bakalım işin içinden hadi. Derken, usul yollu bir şaplak yedim enseme. Dönüp bakmadım bile. Suçunu bilen çocuklar gibi, sallamadığım şaplak ilk ve tek erkeğim olmuş olan eşimden gelmişti tabi ki. ”Neler karıştırıyorsun yine?” dedi. ”Yeni transferlerden neler var” dedim, ”Siz devam etsenize.” :) Bellki ki o duymuş beni. Ağzından laf almak için, çocuğu ürkütmeden sorarlar ya hani. Dedi, ”Sahi konu ne?” Dedim, ”Şimdi söyleyeceğim. Ya aforoz edilmem gerekecek yada recm cezası gelecek. Hem her günah, papaza söylenmez ki.

Daldılar konumuza. Ortalık karıştı. Karıştı karışmasına, gülüşmeler de yanında bedava ama herkesin dudaklarda da bir bükülme, bir soru işareti. Dediler ”Yaa sahi…”

Gece güzel geçti. Ama biliyorum ki, herkesin arama motorları hala aramakta. Cevabı bilen varmıdır ki? Unutmadık ama hadi yine hatırlayalım soruyu. ”İnsanoğlu tek eşli mi?”

Benzer yazılar

  • 31 Temmuz 2010 -- Hadi ezberleri bozalım:) (8)
    Bir soru sordum, çok az parmak kalktı. 2 hemfikir, 1 kaçak güreşen cevap aldım. Diğer herkes sustu. Ya cevabı bilen hiç yoktu yada ''Amann bana dokunmayan soru bin yıl cevapsız kalsın'' dı. Evlilerin ...
  • 01 Şubat 2011 -- Çocuk da yaparım kariyer de (6)
    Bugün arkadaşımla telefonda konuşuyoruz. Ay duydun mu o nişanlanmış, bu evlenmiş muhabbetine sarmış "ay ne olacak bizim bu halimiz şekerim" modunda dert yandı durdu bana. Terzi kendi söküğünü dikemezm...
  • 24 Nisan 2011 -- Yol Ayrımında Aşk (7)
    Özlediğim şeyler var sana dair... Seninle bir fincan kahveyi yudum yudum paylaşmayı, elini sıkıca tutup amaçsızsa rüzgar bizi nereye savurursa orayı dolaşmayı, birlikte bol küfürlü maçlar izleyip bund...
  • 19 Nisan 2011 -- Aşk (1)
    Şu dünyadaki en önemli şey nedir? Mutlu olmak… Peki, mutlu olmak için neler gereklidir? Başarılı olmak, iyi para kazanmak, iyi bir kariyer yapmak, lüks bir araba, belki lüks bir çanta… Peki, bunların ...
  • 30 Mart 2011 -- Ne delilikler geliyor içimden (0)
    Hayat beni çekerken herşeyden, sen belkide bir fincan kahvenin kırk yıl hatırındasın şu dakikalarda. Özledim demek geliyor içimden ama inan izin vermiyor kalbin sızısı. Ne tuhafdır değil mi? Kaç kez s...
  • 25 Mart 2011 -- Yüreğim kadardı… (0)
    Hiç gitmem sanıyordun değil mi... Hep seninle kalacağımı, senden hiç vazgeçmeyeceğimi... Hatta sen ne yaparsan yap görmezden gelip sabredeceğimi düşünüyordun... Aklının ucundan bile geçmiyordu değil m...