İnsan ilişkilerinde “dost” kavramının benim için yeri çok başkadır hayatımda. Hani çok arkadaşım vardır, ama çok az dostum vardır. Gerek görmem çünkü. Bence her şeyin fazlası zarardır. Dostlarım hayatıma dair bilmeleri gereken şeyleri bilirler, bilmemeleri gereken noktalarda ise hiçbir zaman ısrarcı olmazlar. Hesap sormazlar ki bu yüzden onlar benim dostumdur.
Bazen canımı yaksa bile duymak istemeyeceğim herhangi bir durumu ilk olarak onlardan duyarım. Öyle alıştıra alıştıra da söylemezler hani pat diye damdan düşer gibidir verdikleri tepkiler. Dostlar hafife alınacak varlıklar değildir şu hayatta. Kıymetlerini bilmek lazım. Şu bir gerçek ki her şey geçici ama dostluk kalıcı bir kavram bu dünyada. Bunu zamanla yaşadığınız hayat tecrübeleri ile öğreniyorsunuz.
Sevdiğim birinden ayrıldığımda bir bakmışım dostlarımın ellerinde en sevdiğim dondurma. Şimdi diyeceksiniz “amann sende elif bir dondurmaya tav mı oluyorsun?” diye. Ama malesef durum bundan ibaret. Ben hayatta iki şeye dayanamam ve hatta paylaşamam; biri dondurma diğeri ise zeytinyağlı sarma
Eğer ki ben bu iki gıda maddesinden herhangi birini biri ile paylaşabiliyorsam bilin ki o kişi benim için çok çok önemlidir. Neyse ne diyordum, dondurma yerken aldığım haz ve mutlulukla daha bir sakinleşirim hayata ve dostlarıma. İnanın beni fırçalarlarken çok çekilmez oluyorlar ve sanırım dondurmayı da onları çekebilmem için alıp bana yediriyorlar
Dostlarım bazen benim görmek istemediğim açılarla bakarlar olaylara. Gözümde büyüttüğüm şeyin aslında miniminnacık bir şey olduğunu anlamamı sağlarlar. Sonra düşününce “aaa evet ya aslında bu hatun haklı ben hiç bu açıdan bakmamıştım bu olaya. Amma da büyütmüşüm, değer vermişim gözümde” derim. Dostalarım ise “elif yanlış anlama ama aşk seni aptallaştırıyor. Seni düşünüyoruz da aramızda bundan sonra acaba aşık olmasan mı ki? Küçük aptal seni hatta aptal aşık seni” derler bana. Sonra başlarız gülüşmeye.
Hani bana hak vermeleri bir yana bazen de tam aksine “ama sende böyle böyle yapmışsın çocuğa olmaz ki elifcim, cık cık cık. Valla kusura kalma dost acı söyler bacım. Batırmışsın temizle. Bence hemen git özür dile” İşte bu yüzden dost budur. Dost olmak demek hep yanında olduklarını haklı görmek demek değildir. Aksine yanında olduğun insanları yeri geldiğinde gerekirse yerden yere vurmaktır.
Dostluk paylaşılmayacak ve hiçbir şeye değişilmeyecek kadar değerlidir şu hayatta. Çok arkadaşınız olsun, çok çevreniz olsun, hatta çevreniz tarafından çok çok sevilin parmakla gösterilin ama mutlaka mutlu günlerinizi paylaştığınız gibi mutsuz anlarınızı da paylaşabileceğiniz birileri olsun hayatınızda tabi yanlarında getirdikleri dondurmalarıyla






Son yorumlar