Bir soru sordum, çok az parmak kalktı. 2 hemfikir, 1 kaçak güreşen cevap aldım. Diğer herkes sustu. Ya cevabı bilen hiç yoktu yada ”Amann bana dokunmayan soru bin yıl cevapsız kalsın” dı. Evlilerin sesinin çıkmaması, soruyu cevapsız bırakması eşlerine verecekleri hesap olmalıydı:) Bekarlar, bağımsızlıklarına güvenerek, gençlik ateşleri körüklenerek yorum yazdı. Kimi de sevgiliyi, nişanlıyı hatırladı. Haliyle yutkundu.

Oysa, soru sadece bir fikir alış-verişine konuydu. İçler cevapladı da, tuş basacak parmaklar korktu:) Kesin cevabı bilmek zaten zordu. Ancak herkesin iyi kötü doğru yanlış bir fikri olmalıydı. Yoktuysa ben yanıldım kusura bakmayın. Ama vardıysa da içinizden konuştuğunuza bence utanın.

Hadi gelin ezber bozalım:)

Evlilik nedir diye bakalım önce; Evlilik, tarihsel süreç içinde 4000 yıllık yeni bir toplumsal kurumdur. Doğada olmayan, insanın kurduğu bir kültür kurumudur. Ve iki ayrı dünyanın bir çatı altında kaynaşmasıdır. Ancakkk, en basitçesi, ”Aha herkese duyurulur, ben bu adamla-kadınla sevişeceğim haberiniz olsun” ilanıdır. ”Doğacak çocuklar ikimizdendir, hiç şüpheniz olmasın” çığırtısıdır. Ve ”Biz kaynaşacağız ama kaynar su da olabiliriz zaman zaman, birbirimizi haşlarsak, aramıza girilmesin lütfen” bağırtısıdır.

Evliliğe karşı mıyım; Hayır. Ama hayat arkadaşlığını becerebilmiş eşlerin evliliğine sadece saygı duyarım.

4000 yıllık evlilik tarihinin başlangıcında, en çok da, Erkekler; hangi çocuk kendilerinden cevabına evlilik ile nokta koyarken, Kadınlar; elde etmek istedikleri korunmayı evlenerek kullanmaya başladılar.

Şimdi asıl sorumuza geçelim, İnsanoğlu tek eşli midir, bir göz atalım. Hayvanlarda da tek eşli yada çok eşli yaşayanlar var derken, sonra bizim hayvanlara göz gezdirirken yazıya devam edelim. Kimi 4 taneyi ağzı sulanıp zikrederken, kimi hurilerin hayalini kurarken, kiminin poposu yemezken, kadın-erkek geneli içlerinde pazarlığa oturmuşken, demek ki bir çok eşlilik dürtüsü koyulmuş hamurumuza. Dürtülmeye görsün Allah muhafaza:)

Madem tek eşlilik iki kişilik; öyleyse nereden anlayacağız üçüncü olmadan sadakat var mı, aldattı mı? Sadakat olması için, 3. kişi ihtimali çıkıyor karşımıza. İki kişinin arasında geçen sorulara kulak kesilelim; ”Kimden geldi mesaj, nerden geliyorsun bu saatte,  kim o kadın, nerden tanıyorsun o herifi, benim ki yapmaz dedim…
Gördünüz mü tek eşliliğe dair bütün ezberler bozuldu. Çünkü eş olmuş iki kişi arasında geçen konuşmalar da bile 3.şahıs var:)

Daha yazılacak çokk şey var. Ama bu kadar yeter. Biraz daha yazarsam, ”Vurun kahpeye” filminin başrolünü kapacağım :)
İnsanoğlu akıllandıkça, evliliği de sorgulayacak, tek yada çok eşliliği de. Artık zaman 4000 yıl önceki zaman değil, merak ettim de, şimdi şu zaman İnsanoğlu tek eşli mi? Var mı bilen…

Suskun: Kimsenin fikrini zikir kabul saymadan, eylemlerini merak edip ayıplamadan yazılmış bir yazı şeklidir. Ezber bozmak birazcık böyle bişeydir:)

Benzer yazılar

  • 30 Temmuz 2010 -- Cevabı bilen parmak kaldırsın (11)
    Geçen haftasonu, arkadaşlarla dışarda yemekteydik. Birlikte olduğumuz ailenin çocukları, çocuklarımla yaşıt. Cinsiyetlerini de yaşlarına göre tutturmuşuz. Anlayacağınız, denk bir gurubuz. Önce orta...
  • 01 Şubat 2011 -- Çocuk da yaparım kariyer de (6)
    Bugün arkadaşımla telefonda konuşuyoruz. Ay duydun mu o nişanlanmış, bu evlenmiş muhabbetine sarmış "ay ne olacak bizim bu halimiz şekerim" modunda dert yandı durdu bana. Terzi kendi söküğünü dikemezm...
  • 24 Nisan 2011 -- Yol Ayrımında Aşk (7)
    Özlediğim şeyler var sana dair... Seninle bir fincan kahveyi yudum yudum paylaşmayı, elini sıkıca tutup amaçsızsa rüzgar bizi nereye savurursa orayı dolaşmayı, birlikte bol küfürlü maçlar izleyip bund...
  • 19 Nisan 2011 -- Aşk (1)
    Şu dünyadaki en önemli şey nedir? Mutlu olmak… Peki, mutlu olmak için neler gereklidir? Başarılı olmak, iyi para kazanmak, iyi bir kariyer yapmak, lüks bir araba, belki lüks bir çanta… Peki, bunların ...
  • 30 Mart 2011 -- Ne delilikler geliyor içimden (0)
    Hayat beni çekerken herşeyden, sen belkide bir fincan kahvenin kırk yıl hatırındasın şu dakikalarda. Özledim demek geliyor içimden ama inan izin vermiyor kalbin sızısı. Ne tuhafdır değil mi? Kaç kez s...
  • 25 Mart 2011 -- Yüreğim kadardı… (0)
    Hiç gitmem sanıyordun değil mi... Hep seninle kalacağımı, senden hiç vazgeçmeyeceğimi... Hatta sen ne yaparsan yap görmezden gelip sabredeceğimi düşünüyordun... Aklının ucundan bile geçmiyordu değil m...