Dün gece okuduğum bir kitabın bazı sözleri öyle bir düşündürdü ki beni. Bağlanmanın kadın ve erkeklerde nasıl hormonlar salgıladığından bahsediyordu kitap.
Mesela kadınlar birine bağlandıklarında oksitosin denilen bir hormon üretiyorlarmış. En çokta anne olduklarında bebeklerine bağlandıklarında. Bu öyle bir hormonmuş ki anne ile bebek arasında en güçlü bağın sağlanmasına neden oluyormuş ve anneden süt gelmesini sağlıyormuş.
Kadın orgazm olduğunda da salgılanıyormuş bu hormon. Erkeklerdeki bağlanma içeren hormonun adı ise vazopressinmiş. Bu hormon en fazla erkek orgazm olduğu sırada artış gösteriyormuş. Ama şu kısım ilginçtir ki vazopressin artması ile testesteronun azalması birbirine bağlıymış. Testesteronu yüksek olan erkeklerin daha az evlendiği, daha sık aldattığı, daha sık boşandığı ve daha çok şiddet gösterdiği de ayrıca kanıtlanmış.
Bekar erkeklerin testesteron oranları evlilere göre çok daha yüksekmiş. Kısacası bir erkek ailesine güçlü bağlarla bağlandığında testesteronu azalmakta ve vazopress hormonu artmakta, bebeği olduğunda ise testesteron düzeyleri en düşük düzeye inmekteymiş.Yani erkeklerin salgıladığı bu hormon onları halden hale sokmayı başarıyormuş. Çok takılmamak lazım bu hormon mevzusuna ne diyelim aman beyler iradeye dikkat ben kitabın yalancısıyım
İlginizi çekebilir
- 20 Şubat 2011 -- Ali Sami Yen Spor Kompleksi TT Arena’da ilk maçımı izledim (6)
Ali Sami Yen stadının yıkılmasına az bir süre kala babamın şurada da yazdığı gibi Ali Sami Yen'deki ilk ve son maçımı izlemiştim.
Sonra bir gün dedemlere gittik, Yüksel amcamlarda oraya gelmişti, ... - 06 Eylül 2011 -- Döksandört numaralı otobüs (0)
Aşkam itibariyle otobüs durağına doğru yol aldım. Az da olsa otobüsü kaçırma telaşına istinaden postacı yürüyüşünü seçmiştim. Hal bu ya ; sen koşarsan o kaçar, sen koşmazsan o bekler. Nitekim dediğim ... - 25 Ağustos 2010 -- İnsan isterse (1)
İnsanlar yaşadığı mekânda, çevresinde küçük değişiklikler yaparak yaşamlarına farklı bir tat katabilirler.
İkamet ettiğimiz binanın karşısında bir apartman var. Bu apartmanın giriş dairesinin bitiş... - 17 Haziran 2011 -- Adam ve Kadın (gece) (0)
Adam çok düşünceli; kadın, adamın kendisini bir şeyler yapmaya mecbur hissettiğini düşünüyor. “Belki belki gerçekten beni önemsiyor” diyor ama diyerek susuyor bir kez daha kadın.
Onun yanında olmak... - 19 Haziran 2011 -- Arıza’nın doğurduğu mucize (4)
Bugün okumaya başladığım, Sinem Ersever’e ait Arıza isimli kitapta dikkatimi çeken kısa bir nottu aslında; beni bunları yazmaya iten. “Hayatta her şeyin ‘nasıl’ını merak edenler mühendis, ‘ne zaman’ın... - 29 Ağustos 2011 -- Müs/ait değilim (0)
İşte
Şu arsız sokağın arasından sap
Sen giderken
Çıngıraklar sürüklensin peşinden
İyi günler demeden
Beşikteki bebeği uyandır
Ve güneşi balçıkla sıvazla
Ne kadar doğru varsa onları yalanlarına ...
Temmuz 2nd, 2010 on 19:08
Ahhh gençlik ah
))
Temmuz 2nd, 2010 on 19:19
Temmuz 2nd, 2010 on 12:33
Rüzgar gibi geçti filminden yakından tanıdıgımız
Clark Gable’ın gençliğine benziyorum maşallah iltifat olarak algılıyorum (megalomanım yapıcak bişey yok)
Temmuz 2nd, 2010 on 17:45
benim yaşım tutmuyor o filmi bir genç olarak.bilmem anlatabildim mi
o yüzden bilemedim ben onu
Temmuz 1st, 2010 on 21:46
hiç şüphem yok şu fotoğrafa bakmak yeterli
Temmuz 1st, 2010 on 20:51
A(+) Testestorona sahibim eminim
Seviye 300 milyon falandır heralde