mutlaka yağmurlu bir mevsimde olmalı,
ve mutlaka tren istasyonlarında beklemeliyim gelişini.
gece bitmeden biten şaraba ettiğimiz küfürlerin,
diyaframlarımızdan titreşerek havaya yayılan
en sarhoş,
en mutlu,
ses dalgaları inletmeli geldiğin geceyi.

bedenler bıçak sırtında,
dokunuşlar bir öncekinden daha keskin ve inadına hevesli,
gözlerimde yelkenliler yüzdürdüğün mavilik hırçın, sana olan mesafe bin şehirden daha uzak,
saçlarında şeytan uçurtmaları uçurduğum nefesim tutsak,
kapkara bir odada kapkara bir kediyi nefesimi tutup yakalamakla görevlendirildim,

yani imkansızlıkla,
yani karanlıkla,
yani çelişkiyle,
yani bitirildim.

artık hiç söylenmemiş ve içinde soru işareti olmayan cümleler kurmak zor.

sen bakışlarımda uyurken,
dokunmasalar,
seslenmeseler,
uyandırmaya kıyamasalar yıllarca uyuyacaktın…

ve sen uyurken ben,
iltihablarını kuş bakışı uzaklıklarda
sessizce yakacaktım..

uyandırıldın, birlikte yanacağız!

tüm bedduaların ışığında,
ve tüm dudak bükülmüşlüğünle
gel,
derecesini eritmiş alevlerin koynunda
bekliyorum seni…

About Cengiz Aydın

Cengiz Aydın has written 1010 post in this blog.

Benzer yazılar

  • 03 Eylül 2010 -- Trenini kaçıran ihtimaller (2)
    İçinden geçen trenin hayalimde yarattığı romantik ihtimaller hatırına, içinden tren geçen kentleri her zaman sevdim. Ne bir vagona hüzün yükledim gönderdim, Ne de bekledim istasyonda gelecek olan ...
  • 24 Mart 2010 -- Mor bir hüzündü gidişin bir tren çığlığında (2)
    Nasılsın? sorusuna verilebilecek cevaplarla ilgili hoş bir yazı okudum, verilebilecek cevaplardan en aklımda kalanı gün boyu dilimden düşmeyen "Pisuvardan sıçrayan su damlaları gibiyim birlik içinde a...