Biliyorum, zaman zaman Mor Çatı Müdiresi gibi yazılar yazıyorum. Kadını, erkeğin haksız eziciliğine karşı savunuyorum. Her kadının benim gibi güçlü, kudretli olmasını ve dimdik durmasını istiyorum.

Adil olmayan her şartta yine masum, yine asil ve yine de usulca sağ gösterip sol çakabilmesini diliyorum. Kadın-erkek süzgeçlerinin sadece çok özel anlarda çalışmasını, her olaya insanca bakabilenlerin artık çoğalmasını temenni ediyorum. Sezar’ın hakkının her zaman Sezar’a verilmesinden yanayım.

Hani, sevgi-güven-saygı-aşk biter kadın gider, onu anlıyorum da, ”Para biter, kadın gider” düşüncesine deli oluyorum. Parasıyla kadına show yapanları bayağı, para bittiğinde giden kadınları inanılmaz ucuz buluyorum. Son günlerin, çirkin bir şekilde deşifre olmuş olan, Defne Samyeli-Eren Talu ikilisinin yazılıp çizilen ilişkisinde sözü geçen, ”Para biter, kadın gider” cümlesini masaya yatırıyorum.

Eskidendi, çok eskidendi. Aşk, uzaktan uzağa göz süzmekti. Elin ele teması çıldırmalık zevkti. Arada gönderilen mesaj hep sevgiydi, safiyetti. Hormonların dilinde para zurnanın son deliğiydi. ”İyi günde kötü günde, hastalıkta sağlıkta, zenginlikte ve yoksullukta, bir ömür boyu…” çok gerilerde kaldı. Biraz maddi sarsıntıda, kadın emeğini bu yönde de esirgemez elinden geleni ardına koymazdı. Mesela, evinde havlu kenarına oya yapar, satardı. Dikiş diker, nakış yapar yuvasına katkı sağlardı. Erkeğine destek çıkardı. Hatta erkeğinden önce, kemerleri kadın sıkardı. Şu cümleleri yazarken bile, ”Bir varmış, bir yokmuş” diyesim var. Çünkü eski saygılar, aşklar masallarda kaldı. Henüz battal ebatlarda yataklar bile yoktu. Tenin tene değmemesinin mümkün olmadığı sıcacık koyunlarda, kimbilir ne sevişmeler yaşandı. Saygı vardı, güven tamdı, aşk emeği bol, harbi aşktı.

Ve gel zaman, git zaman… Kadını kazanmak için, erkekler parasını göstermeye başladı. Lüks restaurantlarda aşk söylevleri çekip, ilan-ı aşk eder oldular. Kadını şahsiyetleriyle değil, maddiyatlarıyla büyüleyip, soydular. Pahalı hediyelere boğdular. Kadının altına arabalar koydular. Kadın kaprisini ilgileriyle değil, bir tomar parayla alışveriş mekanlarında savdılar. Kadınlarının her can sıkıntısını, tatille kovdular.

Kadını parayla kazanmaya çalışan er kişiler, siz bu aralar son zamanlar, öyle geldiniz kadınlarınızın hayatlarına, onlar da öyle gördüler. Eee bu durumda da, para bitince, elbette kadın gider.

İlginizi çekebilir

  • 28 Ekim 2010 -- İsyan (0)
    gözlerin hala devriye geziyor gecelerimde hecelerim çoktan yasaklanmış siyatik olmuş umutlarım falakalara yatmaktan sen istediğin kadar copla anarşist ruhumu yine de “Kahrol” diye bağırır a...
  • 08 Temmuz 2010 -- İlişki Durumu (4)
    Daha çok azını yaşadığım şu ahir ömrümde çok insan tanıdım. Hayat işte kimse birbirine benzemiyor, herkesin istediği farklı... Herkesin bir işi var, herkes kararlı, herkesin acelesi var fakat zaman...
  • 10 Ekim 2009 -- İçimde, şarkılar çalıyor (0)
    Kafiyeli bitiriyorum yazılarımın satır sonlarını diye editörüm uyardı beni. Haklıdır, editör odur.   Düşündüm de, benim konuşma üslubum da öyle. '' Neden böyle yapıyorsun kızım sen'' dedim kendi ken...
  • 03 Ekim 2009 -- Kurbağa ve Prenses diyalogları (0)
    Baygri.com dostları, bu gün CengizOLOJİ arşivine göz attım, yahu ne çok hayvan sevgisi işlemişim "At, Martı, Köpek, Kaplumbağa, Güvercin, Ağustos böceği, Karınca, Kurbağa" hatırladıklarımdan bazları. ...
  • 04 Kasım 2010 -- Düşünüyorum, öyleyse ayvayı yedim… (0)
    düşünüyorum, öyleyse ayvayı yedim... erimiş peynir gibi olan düşüncelerimin üzerinde ki yumurtanın sarısı gibi baskı yapan huzursuzluk... gürültülü  bir  sessizlik  eşliğinde  sıradan  öğleden ...
  • 05 Aralık 2010 -- Her dönüşüm sana (1)
    bu yedi tepeli şehrin yedi kuleli tepesinden bakıyorum mavi gözlerini gri bir bant gibi örtmüş hüzün boynunda siyah bir kurdela göğsünde bir hançer yıllara meydan okuyan bir güzellik dibe vurdura...