Yaz geldi, bütün bir kış beraber gezip tozup, eğlenen çiftlerin birisi tatile giderken ötekisinin gidemediği zamanlara geldik artık.. Bazen öyle bir zaman olur ki, sevdiğiniz sizin yanınızdan ayrılmak zorunda kalabilir, ya da siz onun yanından.. İş gezileri olabilir, ailece tatil planları olabilir bu ayrılıkların sebepleri…
Ve ayrılığın sonucunda siz belirli bir süre beraber olamayacak, bir diğer değişle bir yarınız eksik olacaktır. Hem giden hem kalan için de bu böyle olur genelde.. Giden için, bir şekilde idare edilir durum, sonuçta tatile çıkıyorsunuz değil mi? Peki ya kalan için?? İşte daha önce hiç aklınıza gelmeyen o sorular aklınıza girmek için uğraşır dururlar… Acaba başkasına bakarsa, orada gözüm görmezken ona sarkan olursa, acaba benim yokluğumda başkasını bulursa gibi… Ve haliyle bir kıskançlık sürecini getirir bu sonuçlar…
Gelelim kıskanmaya.. Sevdiğiniz sizden uzakta bir yere bir süreliğine gidecekse, ve eğer bu da tatilse, kıskançlık illaki olacaktır. Telefonda sorulan ne yapıyorsun, ne işin var orada, o kim gibi sorular gelecektir gidene… Kıskanmak bir yere kadar normaldir bence.. Seven insan kıskanır kardeşim, öyle paylaşmaya niyeti yoktur kimselerle… Ama kıskanmanın derecesini abartıp da gidene, yani sevdiğinize hayatı zindan etmeye de gerek yok değil mi sonuçta… Yazının başlığında olduğu gibi, seven kıskanır diyorum ben.. Peki ya güvenmeyen? Mesela ya daha önce vukuatı varsa ve size o kadar bağlılığını göstermesine rağmen, ya tekrar başka yarlara, başka gönüllere meyil ederse? O noktada güvenmekten başka çareniz yok kesinlikle.. Boş yere onun az bir süre kafasını dağıtma imkanı varken, tam da rahatlayacakken biraz, hayatını zindan etmeyin derim ben.. Yarım saatte bir rapor alan arkadaşım var ya, günahtır, esir mi bu senin elinde, değil mi?
Emin olun ki, eğer sizi seviyorsa, siz onun gözlerinde bunu görebiliyorsanız onu aklının en karışacağı yerlere gönderseniz bile içiniz rahat olsun, o kimselere bakmaz bile… Sizi seviyordur çünkü… Boş yere de kıskançlık krizlerine girmeye gerek yok yani…
Eğer güvenmiyorsanız, yani her an her şey olabilecekse, yine emin olun ki bu sadece sizden uzaktayken değil, burnunuzun dibindeyken bile yapacağını yapar… Zaten karşılıklı güvenin olmadığı bir ilişkiye ilişki de denir mi bilmiyorum. Güven olacak ki paylaşımlar olacak, güven olacak ki güven duymanın huzurunu yaşayabilin değil mi?
Sonuç olarak seven de kıskanır, güvenmeyen de… Ama sevenin kıskanması biraz daha masumdur, güvenmeyen çok gaddar davranır çünkü… Lise çağındaki çocuklar gibi ben çaldırdım sen çaldırmadın muhabbetine giriyorsanız bu yazıyı okumayın bile, bu yazı biraz daha olgun düşünebilenler için… Yani: kıskanın, kıskanmak güzeldir, sevginin belirtisidir, ama abartmayın, onun da bir hayatı var ve eğer sizi seviyorsa geri geldiğinde tekrar sizinle olacaktır hem de çok daha özlemiş, sizin değerinizi daha iyi anlamış ve çok daha bağlanmış bir şekilde…
Saygılarımla….






Temmuz 24th, 2010 on 17:07
ah bu kıskançlık başa bela. güzellik başa bela der gibi bir şey oldu ama idare edin artık
ben yanımdaki adama bir kadın hayran hayran bakarsa “ah ben canım sen işte kedinin ciğere baktığı gibi anca karşıdan bakabilirsin” hissi uyandırırım.kıskanç mıyım? normal şartlarda hiç değil ama çok normal olduğumda söylenemez zaten
kıskançlık dozunu iyi ayarladığınızda güzeldir.nasıl mı?sevgilinizin egosunu tatmin etmiş olursunuz.işte biraz şımarır kendini dünyanın en tarz sahibi erkeği falan sanabilir hiç bozuntuya vermeyin aynen devam
malum kıskanılmaktan herkes hoşlanır.buna bende dahil tabi sınırı aşmadan yoksa çok can sıkıcı bir halde alabilir.o açıdan ilişkilerde bu ayarlar önemlidir
güzel bir dönüş yazısı olmuş Melih teşekkürler yüreğine sağlık.
Temmuz 24th, 2010 on 22:55
Yorumun için çok teşekkürler, daha geri dönemedim haftaya inşallah tam anlamıyla geri dönüşten bahsedebileceğiz.
Seven kıskanır ama sonuçta…
Temmuz 24th, 2010 on 16:32
Melih bey ;çok güzel bir konuya değinmişsiniz zamanlama da mükemmel..
Kıskançlığın kimyasını anlamakta hala zorlanıyoruz sevgiden midir ? güvensizlikten midir ? kendimiz bile bazen bunu ayırt edemiyoruz.. ama şu bir gerçektir ki seven insan kıskanır..! doğrudur tabi; ama hoş bir cümleciklede belirtilebilir ,kısa bir sitemli hareketlede..!
mahalesef bunun ayarını bilemiyoruz..kendine güvenini kaybetmeye başlamış insanlar, karşısındakine nasıl güvenebilir ki zaten..
ve bir de şöyle bir savunma vardır ;kendi içlerinde minare ve kılıf sözüne uyan bir cümleyle özdeşleşen – ”BEN SANA GÜVENMİYOR DEĞİLİM GÜZELİM ,ETRAFTAKİLERE GÜVENMİYORUM SADECE ..ONUN İÇİN DEDİM YANİ” -diyede bir açıklama da bulunup, işi tamamen çıkmaz boyuta sokarlar..Zaten başkasına meyil eden insanın seninle işi olmaz be kardeşim ..;iki taraf içinde bir gerçek var..kıskanacaksan adam gibi kıskan ;züccaciye dükkanına girmiş fil gibi kırıp dökmeden.. yada ayarını tutturmaya cesaretin olmadan kıskanacaksan beraberlik yaşama …
Çok güzel bir konu ve çok güzel yazı Melih bey kaleminize sağlık.
Temmuz 24th, 2010 on 22:57
Yorumunuz için çok teşekkürler Murat bey, “Sana değil etrafına güvenmiyorum” diyenlere de kendilerine güvenmiyorlardır diye düşünüyorum ben de…