Canımdan öpüldüğümü, aşkın beni sobelediğini düşünmüştüm…
İnandırmıştı…İnanmıştım, evet bu sefer inanmıştım, o yazdıklarımın çizdiklerimin sahibiydi. Türk filmi kıvamında bir düştü, güven, mutluluk, huzur örtüşmesinin bana sunumuydu, bir lütuftu belkide…Yedi milyarlık tribünün seçilmiş iki holiganıydık. Şu boktan dünyada belkide, heykeli dikilesice…posteri asılasıcaydık…
Koşulsuz teslimiyet, şüphesiz güven, leb demeden leblebi modundaydık…Lan kötü bişey olsun du; Cadı zehirlesin, köyün ağası asılsın, bilumum negatiflikler…yok kardeşim yok, İnadına herşey mükemmel. Ben ona; çay bardağında gün batımı, o bana kaşıkta rüzgar veriyordu… Şefkat, samimiyet, güven ve şehvetle gecerken günlerimiz…
Bir sabah;
bekledim,
bekledim,
umutla bekledim,
gelmedi…
Sıralayan sabahlarda da gelmedi.
Kafayı yedim, kurdum, kurgulayıp oynadım, anlamlandırmaya çalıştım, düşündüm, bir sebep yok, a.q. rüyamıydı bu neydi lan…bilinçaltımmı üretti bunları derken…
Bir zarf geldi,
İçinde;
Bir çay bardağı gün batımı, bir kaşık rüzgar ve bir not; ‘’sana hiç gelmedim, gelmiyorum, gelmeyeceğim…” yazıyordu…
İç sesim kısıldı…
Nefesim kıpkırmızı oldu…
İçime onu, İstanbul’a kendimi sığdıramıyorken..
O sevgime basarak, beynimi tokatlayarak, kişiliğimi yumruklayarak çoktan gitmiş…
Neden yok, sebep yok…en ufak bir fikrim yok…
Hay bin kunduz! git güzelim git, git de…
Gidişinde onurlu olmalıydı…
Ayakların gidişinin hesabını soracak sana bir gün.
Unutma ki;
Benim bütün kelimelerim peşinde, kaç aşk unutturur beni sana, aklındayım, kalbindeyim…Biliyorum; çünkü, doyamadığınım. Biliyorum; çünkü, doyamadığımsın…






Temmuz 9th, 2010 on 01:07
Şiir, gerçekten tek kelimeyle harika…Okurken, insanda masalsı bir tad bırakıyor hatta.
Ya şimdi;
Herşey yolundayken, cadı yokken, köyün ağası-anası-danası asılmamışken, nasıl olur da bir kadın ”Ben sana hiç gelmedim, gelmiyorum, gelmeyeceğim” diye not yazar. Nedenler ve sebepler mi sessizce üst üste kondu doldu taştı da, haberiniz mi olmadı ki?
Sonunda yapmış yapacağını kadın…Lan kötü bişey olmuş işte…Kadın geldiğini, geleceğini, gelmişini-geçmişini inkar etmiş…Herşeyi yok saymış…
Temmuz 9th, 2010 on 00:13
Her kelime akıl dolu ,her benzetme ayna gibi..duygu doluluk oranı kelimelerdeki ustalık..; sen ne yaptın abi..! benim için ;cok içli ve anlamı çok derin bir yazı okudum..hüzünlendim; ama keyifte aldım.Ben yazamıyorsam bile benim yerime, benim duygularımı ifade eden sağlam bir kalem var, zevkle okuyorum yazının aynasında kendime bakıyorum..teşekkürler
Temmuz 8th, 2010 on 20:53
Hep inanıyoruz, her defasında inanıyoruz…yüreğimizden gittikden sonra diyoruzki hepsi aynı…çok güzel ifade etmişsiniz Cengiz Bey…
Kasım 28th, 2009 on 05:03
bu eski bir hal mi idi.
yoksa yeni mi.
ona göre ben de çizecem bir portre
Kasım 28th, 2009 on 03:26
içime oturdu kelimeleriniz,okurken onikiden vuruldum beynimden onurlu gidişlerin bile hasretini çekeceğimizi düşünmemiştik hiç akla gelmeyen hep başa mı gelir şu b…tan dünyada.