Henüz saat sabahın 9′u. Laptopumu neden açtığım hakkında en ufak bir fikrim yok. İçime “yaz” komutu geldi ,öyle açtım yazıyorum valla içimden ne gelirse.

Uykum var gibi de yok gibi de. Belki biraz kitap okusam uyurum belki de. Şu an en bilinçsiz en savunmasız hallerimle yazıyorum ya da yazamıyorum. Aman ne yapıyorum bende bilmiyorum bir tuhaflıklar, bir uyku semeliği yerleşmiş üzerime işte :) Ki zaten uyuyordum ben.

Uykulu hallerde rüyadaydım hatta. Birden bir ses duymaya başladım sanki ses çok uzaklardan geliyordu sesin artması ile birden irkildim yatağımda. Sabahları normalin üzerinde bir salaklık performansı sergilediğim için yüksek bir sesle “Ne oluyor ulen” dedim. Bir de baktım telefonummuş bangır bangır kendini parçalarcasına çalıyor. Uyku semesi alo diyorum hatta onu bile zor diyorum sabah sesim malumunuz ördek gibi oluyor pek çıkmaz. “ya alo ama ya efendim ya” diyorum hala ötüyor. Sonra düşünüyorum “aaa benim telefonum böyle çalmıyordu ki eee bu ses ne o zaman?” Biraz gözlerimi açıyorum. Meğerse telefonum hatırlatma moduna girmiş, bana bugün ile ilgili bir şeyler hatırlatıyor. “ayy ne salağım ne şaşkınım, ne olacak benim bu halim” diye söyleniyorum kendime. Birinin doğum günüymüş onu söylüyor telefon ( bu arada telefon yazabilmek için tam 3 kez tefelon, telafon, telofon yazdım şaşkınlık hallerim işte ).

Ne diyordum hatırlatma yapmış telefon. Birinin doğumgünü dediğime bakmayın birinin değil yeğenimin doğumgünü. Kendi kendime komutlar verir gibi tamam o zaman kutlarım bugün diye geçirdim içimden.

Ama suç kimde tabi ki bende sabahın körüne alarmlı doğum günü hatırlatması koyarsam olacağı buydu. Sonra ne olur alarma alo derim, bana cevap vermez konuşmazsa da hala ne ötüyorsun diye şikayet eder, sinirlenirim. Deli miyim neyim :) Hala kendime gelemedim de uyku semesiyim cümlelerim biraz geceden kalma olabilir artık idare edin.

Of güzel de bir rüya görüyordum sanki ne bileyim. Birini mi görüyordum ne. Ayy hatırlayamıyorum da. Of ben ve koca kafam :) Benim jeton köşeli olduğundan rüyamda gördüklerim öğlene doğru netleşir artık. Ne diyeyim Allah hayırlara çıkartsın. Bari uykuma geri döneyim, kaldığım yerden devam edeyim. İyi pazarlar :)

About Elif Savaş

Elif Savaş has written 367 post in this blog.

İlginizi çekebilir

  • 21 Ocak 2011 -- Kaybolmak (4)
    Bir anın içine yüzüstü düşen görünenin, dış gerçeklerle göbek bağı kesildikten sonraki süreç; ben buna, son günlerde kaybolmak diyorum. Datça’nın –bence- en uzak noktasındayım. Çıktığı yokuştan yuv...
  • 21 Mart 2011 -- Saffet Çebi’liler pırıl pırıl gülümsüyor (0)
    İstanbul Küçük Çamlıca’da bulunan ve oğlumunda eğitim gördüğü Saffet Çebi İlköğretim Okulu öğrencileri “Gülümse” isimli kültür ve edebiyat dergisi çıkarmışlar. Derginin sayfalarında dolaşırken gele...
  • 14 Kasım 2010 -- Koyunumuz Zeynep… (16)
    Kurban bayramı denilince aklıma en çok babamın bayramda kurban olarak kesmek üzere aldığı koyunumuz gelir. Bayramdan yaklaşık iki hafta önce babam eve getirdiğinde ne kadar sevinmiştik üç kardeş. Evim...
  • 03 Haziran 2010 -- Üsküdar belediyesi 3. engelliler piknik organizasyonu (0)
    2 Haziran 2010 çarşamba günü, eşim ve oğlumla Validebağ korusu'nda Üsküdar belediyesi tarafından üçüncüsü düzenlenen engelliler pikniğine katıldık. Rüzgâr, yağmur ve güneş piknik alanını sırasıyla ...
  • 26 Aralık 2009 -- Ne kadınlar sevdim yağmur giyerlerdi (2)
    Büyük ustaların yazılarını şiirlerini okuduğumda, o dönemlerde yaşanan duygular ve o duyguların yazıya dökülüşünü, günümüzle kıyaslıyorum, bu kıyaslamadan çıkardığım sonuç şudur; Öyle bir acele yaş...
  • 29 Haziran 2010 -- Bu masallar pek bir tanıdık geldi bana‏ (2)
    İnternette dolaşırken bir karikatürle karşılaştım. Çok hoşuma gitti gece gece güldürdü beni. Bir baba kızına uyku öncesi masal anlatıyor. Ne masallar ama :) " pamuk prenses, prens onu tam öpecekken şa...