Kardeşim haftasonu için yanımıza geldi. Abla kardeş vakit geçirmeyeli uzun zaman olmuştu. Akşamüzeri dışarıda yemek yiyelim diye plan yaptık.

Altımızda arabada yoktu. Hadi bakalım bize anca dolmuş paklar araba ile çıkmadık ya annemizin karnından dedik bindik dolmuşa. Buraya kadar hiçbir sıkıntı yoktu. Ama hay ben binmez olaydım o dolmuşa. Her yere yürüyerek giden ben ne işim vardı dolmuşta. Sanırım Allah cezamı veriyordu” sen misin yürümeyen” diye.

İkimizde ayrı ayrı yerlere oturmak durumunda kaldık dolmuşta yer olmayınca. Orta yaşlı bir adamın yanına oturdum. Yaşı 40-45 arası falandır herhalde. Oturuyorum ama nasıl oturuyorum siz bir de bana sorun. Amcam sağolsun teke gibi kokuyor. Öyle böyle değil. Üzerine bir de uzun kollu gömlek giymiş sıcakta sahuna etkisi yaratmış kendi içinde. Nasıl bir ter kokusu anlatamam. Ayıptır söylemesi çanağımın bir kısmı koltukta, diğer kısmı dışarıda oturuyorum aman sıcakta değmesin amca bana diye. İyice artan ter kokusundan sonra amca alnındaki teri eliyle sildi sonra ne mi yaptı o vıcık vıcık ter içinde kalan ellerini ön koltuğun arka kısmına güzelce sürdü. Bir daha mı asla dolmuşa bindiğimde öyle koltuklara falan tutunmam. Arada bir kendi terini kokladı onu neden yaptı bir türlü anlam veremedim. Pek anlam verecek halimde kalmadı zaten bulantıdan. Sonrasında ise elleriyle dişlerini karıştırdı. Ben o noktada zaten “Allah ım sana geliyorum.” dedim. Neyse ki 10 dakika sonra yemek yiyeceğimiz yere vardık. Dolmuştan indiğim gibi derin bir nefes aldım. Kardeşim durumumu fark edip gülmeye başladı. Temiz hava sahası bu olsa gerek amca yanımda yoktu ya bol bol oksijeni çektim az önce daralan ciğerlerime.

Şuna anlam veremiyorum hava sıcak, nem var, etraf desek yeterince bunaltıcı deodorant kullanmak bu kadar zor bir şey mi? Hadi deodorant ozona zarar veriyor de kullanma anlarım. Ama su var sabun var en olmadı ıslak mendil var. Kısacası var da var. Ayı değilsin ki ininde yaşasın tek başına. Toplum içerisine çıkıyorsun be adam bir bak üzerimdeki kıyafetler temiz mi diye ya da ter kokuyor muyum acaba diye! Ne hakkın var etrafındaki insanları bilmem kaç derece sıcakta daha da bunaltmaya. Terlemek kadar doğal bir şey yoktur bunu hepimiz biliyoruz. Terlemezsek bir sorun, bir hastalık var demektir. Ama terlemek doğal bir şey diye etrafta bu kadar da fazla doğal dolaşmamak lazım. Mazallah şeytan doldurur. Ne olur biraz suya sabuna değsin o koltuk altlarınız. Sizden imkansızı istemiyoruz sadece biraz daha duyarlı olun yaşadığınız topluma. Kokmayın etrafı da korkutmayın!

İlginizi çekebilir

  • 14 Aralık 2009 -- Aşk sorunsalı üstüne yorumlarım (5)
    Aşk sonsuza dek sürer mi? Sadece olabilirdi dediğimiz, yaşayamadığımız aşk ihtimallerinin burukluğu sonsuza dek sürer, yada terkediliş acısı sonsuza dek sürer, onun haricinde iki taraflı aşk paylaş...
  • 03 Ekim 2010 -- Platonik Saçmalığı (7)
    Platonik SaçmalığıBelki de tarihin en başlarından beri olan bir aşktır bu.. O kadar eski ki bu tür, adını ünlü düşünür Platon'dan alıyor biliyor muydunuz? Neyse biraz da platonik aşktan bahsedelim. ...
  • 12 Haziran 2009 -- Bir Leylek Ailesi Öyküsü (3)
    Köyün birinde bir baba ve ana leylek,  kurumuş çalı ve otları toplayarak  bir yuva yapıp yaşamaya başlamışlar. Bölgede bol olan başta yılan ve balık olmak üzere yakalayabildikleri diğer  canlılarla be...
  • 19 Nisan 2009 -- Gerçek dostluk tadından yenmez (3)
    Güneşli bir sabaha uyandım bugün. Dışarı çıkıp gazete, ekmek alışverişimi yaptıktan sonra güzel bir kahvaltı ettim ve şimdi ofiste nöbetteyim… Ben ofisteyim ama yüreğim dışarıda geziyor, dağ bayır ...
  • 17 Aralık 2010 -- Kadın olmak zor iş (2)
    Kadın olmak zor iş, hele birde kırkını geçmişsen... Yıllar geçtikçe anlarsın hayatın ne demek olduğunu. Kendini ailesine adamış, ama geriye dönüp baktığında kendi için hiçbir şey yapmadığının farkına ...
  • 16 Haziran 2009 -- Aşk Yağmuru Heykeli Kuğulu Park’ta (5)
    Antalyanın turistik ilçesi Kemer'in Belediye Başkanı Mustafa Gül, göreve gelir gelmez Heykeltıraş Zafer Sarı'nın Aşk Yağmuru heykelini Çınarlı Kavşaktan söktürdüğü için Bay Gri.com olarak bizde şu yaz...