Oruçluyken ihtiyaç duymadıkça dışarıya çıkmamaya özen gösteriyorum malum hava sıcak, dışarıda yüksek oranda nem, susamak zaten bu havada olmazsa olmaz.
Evde oturuyorum dergiydi gazeteydi kurcalayıp duruyorum. Telefonum çaldı. Annem arka odadan sesleniyor “Elif şu telefonunu yanında taşısan ne olur bak çalıyor yine bangır bangır” diye. Popişimi kaldırıyorum koşar adımlarla odama gidip telefonumu açıyorum. Bu kez arayan telefon sapığım değil, ondan daha beter olan bir arkadaşım
Belki 15 dakikadan fazla konuştuk. O koskoca 15 dk beynimi yedi bik bik bik bik susmuyor. Hatuna diyorum sevgilim olsa bu kadar konuşmayız ( yalan tabi çatır çatır konuşuruz
) “Ay ilahi Elif bi alemsin güldürdün beni oruçlu oruçlu” diyor. Sonra başlıyor mızıklamaya “Ay sende oruçlusun lafta ama keyfine bak maşallah. Ölüyorum ben. Susadım, başım ağrıyor, acıktım, karnımdan garip garip sesler geliyor. Off daha en az 5 saat var iftara. Bozsam mı acaba midem de bulanmaya başladı bak şimdi. Ay şeytan diyor git en doğuya orada aç iftarını. Hiç iyi hissetmiyorum. Şimdi şöyle bir damağıma göre bir şeyler olsa da yesem. Yok ben dayanamayacağım çok acıktım. Sahurda iyi yedim aslında ama işte bünye aç duramam ki ben. Ya elifff çok acıktım ben ne yapayım ki acaba sen bilirsin kuzucum. Bozayım dimi? Fakir falan doyururum sonra bir şey yaparım. Ne dersin akıl ver bana!”
Hani bir boz orucunu desem bozacak. Kulakları dudaklarım arasından çıkacak boz kelimesini sabırsızlıkla bekliyor. Resmen beni şeytanı bellemiş. Ben bu numarayı yer miyim? Yemem
Başladım konuşmaya;
“Bence sen akıl değil dayak istiyorsun gibi geldi bana. Ne öyle o çocuklar gibi acıktım mızıklamaları. Kaç yaşındasın yakışıyor mu kuzucum sana. Dayan biraz. Az kaldı. Seni görende zor şartlar altında çalışıyorsun falan sanacak. Klimalı odanda püfür püfür oturuyorsun işte. Bende susadım mızıklıyor muyum senin gibi. Oruç falan bozmak yok sabretmeyi öğren birazcık. Enerjimi yedin valla. Hadi kapatıyorum telefonu. Nefsine hakim ol!” dedim ve de kapattım telefonu. Resmen telefonu kapattıktan sonra başıma ağrı girdi. Erkeklerin kadın dırdırı dediği olay sanırım bu olsa gerek. 15 dakikada beynimi yedi. Evet erkek milleti yanınızdayım sizi çok iyi anlıyorum
Akşamına yine aradı arkadaşım. Bu kez “ay seni dinledim orucumu bozmadım şimdi birden yemek yedim diye başım çatlıyor. Keşke bana orucunu boz deseydin.” demez mi! Üzerime iyilik sağlık “yok ya uyanık seni. Sen masum melek, ben şeytan mı olacağım yani. Benden şeytan olur mu ki? Banane senin orucundan hayatta karışmam. Ne yaparsan yap” dedim, güldüm.
Velhasıl şunu demek istiyorum. Oruç tutup sürekli bir şeylerden şikayet eden insan evlatları, eğer böyle yapacaksanız tutmayın oruç. Bu kadar basit. Kimse kimseye zorla bir şey yaptırmıyor. Kimse de sizi yadırgamaz “aa ne ayıp, ne utanç verici oruç tutmuyor” diye. Her şey sizinle yaratan arasındadır. Allah ile kul arasına girilmez ben hep buna inanmışımdır. Oruç tutup tutmadığınız hiç kimseyi ilgilendirmez. Siz ne yaparsınız, nasıl yaparsınız bilmem orasını ama şöyle bir şey var ki; ne olur oruç tutan insanlara birazcık saygı duyun, iki dakikade bir mızıklanıp durmayın. Mızıklanacaksanız da oruç moruç tutmayın!






Ağustos 13th, 2010 on 23:21
Sevgili Elif,
Suça ortak aramak gibi bişey bu.Niyet, niyet değil de ortak da bulmak lazım tabi ki…Çok güldüm:)
Ağustos 13th, 2010 on 23:48
ne geçmek bilmez baş ağrısıysa iki gündür sırf ben kıza orucunu boz demedim diye bir türlü geçemedi gitti Aslı Hanım
Ağustos 13th, 2010 on 17:47
işte tam bir kadın dırdırı örneği.
Gerçekten ne kadar saçma diğer insanların dediğine göre yaşamak, hayat bizim hayatımız ve her şekilde kendi tercihlerimizin sonucu yaşıyoruz değil mi sonuçta..
Yazı için teşekkürler..
Ağustos 13th, 2010 on 18:37
valla ne zormuş kadın dırdırı çekmek Allah kolaylık versin
)