Sen pek bilmezsin oğlum. Eski Türk filmlerinde çok klişe bir sözdü. Çok dalga geçerdik vaktiyle. Seslendirenlerin taklidini yapardık ağdalı ağdalı ve tıpkı eski Türk filmlerinde söylendiği gibi, ”O kadar mutluyum ki, korkuyorum. Bu mutluluk beni korkutuyor” der, üstüne de kahkahalarla gülerdik. Çocukluk işte.

Şimdi, sanki beyaz perdede başrol verilmiş gibi içim. Komik gelecek belki sana ama, ”Bu kadar iyi olma oğlum, korkuyorum.” Tamam, her zamanki gibi diyeceksin ki, ”Beni sen yetiştirdin.” İyi de bu kadar iyiliği bir araya toplayacağını ben nerden bilebilirdim.

”Mükemmel insan yoktur, mükemmel niyetler vardır” felsefesiyle seni büyüttüm. Sen ne yaptın, mükemmel niyetlerin yanına, mükemmele yakın bir adam olabilmeyi de ekledin. Oysa ki, mükemmel insan yoktur oğlum. Bu kadar mükemmele yakın olmak zorunda değildin. Korkuyorum oğlum, bu kadar iyi olma. Sendeki bu denli anlayış bunca sorumluluk duygusu sanki fazla. İnsan hiç mi kırmaz, annesini babasını kardeşini çevresini. Hiç mi yanılmaz Allah aşkına. Kimseyi incitmemek uğruna bu kadar kendini kırma. Biraz şımart kendini ne olur, sendeki bu sabır da neyin nesi? Yaşın bile eminim, sabrına deli oluyordur.  Adam gibi adam, insan gibi insan olmak çok yakışıyor sana. Belki tuhaf bir his ama, korkuyorum işte oğlum sen yine de bu kadar iyi olma.

Sen ki, benim dibime düşen armutlardan birisin. Bak bana, iyiliklerin yanına, biraz deliliği biraz da pervasızlığı ekebildim. Ama şimdi hatırladım, ben de senin yaşlarında sen gibi, kendimden önce ve öte hep başkalarına değer verdim. Ahh nerden bilebilirdim, sana bildiklerimi işlerken, bir gün boynuz kulağı geçerse demeyi hiç akıl edemedim.

Seni Yaratan’ın büyüklüğüne emanet ediyorum. Sağlığın yerinde, yolun açık ve parlak olsun. Seni Yaratan, kayırıp, kollayıp, korusun. Dedim ya, oğlum korkuyorum. Sakın neden diye bana sorma ve lütfen bu kadar iyi olma…Seni seviyorum

İlginizi çekebilir

  • 26 Ağustos 2009 -- Bu sefer olayı kafamda bitirdim (1)
    Saat gecenin 03.12'si tam iki saat olmuş, bu sefer olayı kafamda bitirdim diye düşünürken her düşüncemin ona çıkması direncimi kırıyor gibi, helede bu stresli günlerde işim zor. Ama umarım bu sefer bı...
  • 21 Şubat 2012 -- Seçkin beylere (0)
    Otobanlarda trafik sıkışıp ağır aksak ilerlerken etrafınızda satıcılar bir mantar gibi hemen bitiverir. Ben, şimdiye kadar bu satıcıları daha çok yiyecek- içecek, çeşitli telefon ve araba aksesuarları...
  • 24 Ağustos 2011 -- Yapamıyorum (0)
    nereye dönüp baksam hep seni görüyorum ne zaman yağmur yağsa sesini dinliyorum her rüzgar estiğinde kokunu soluyorum unutmak istiyorum ama yapamıyorum keşke yağmasa yağmur duymasam hiç se...
  • 22 Ocak 2012 -- Bas Gaza! (14)
    Bir Kişisel Gelişim eğitmeni için her şey malzemedir. Bay Gri’de yazmaya dün gece karar verdiğimde bu işe hangi konuyla başlasam ve köşe adım ne olsa sorularıyla ilgili zihnimde hiçbir bilgi yoktu....
  • 13 Temmuz 2010 -- Söyleyin Pedro’ya (5)
    Devasa çark dönüyor Pedro. Minicik bir dişlisin sen de, ben gibi. Durmak yok. Durduğunda, inan bana kocaman çarka bir şey olmayacak. Aynı hantallığıyla, yine umarsız dönmeye devam edecek. Durmak yo...
  • 20 Eylül 2011 -- “Seni sırtımda taşırım” dedi (2)
    Erenköy’deki FTR hastanesi kantininin bahçesinde hem bir yakınımın muayene olmasının bekliyor hem de bir fincan çay içiyordum. Eğer otururken bir şey okumuyorsam ve yalnızsam o an çevremdeki insan dav...