Hani bazı insanlarda ramazanın anlamıdır ya davul sesi. Ben öyle hisseden insanlardan olamadım bir türlü. Geldim 25 yaşına hala her davul çalışında bin laf söylüyorum davulcu arkadaşa.  Hatta geçen sene hususi balkona çıktım sırf adama gıcık gıcık bakacaktım o da olmazsa söylenecektim “ee yeter ama artık” diye. Ama adam benden arsız çıktı beni görünce gülmeye başladı, geldi kapımın önüne başladı davuluyla dakikalarca nağmelere. Bir hışımla içeri girdim tabi sinirden.

Bu sene de değişen pek bir şey yok. Sevmiyorum ben davulcuları. Bir de üzerine bayramdan bir gün önce verdiğimiz bahşiş valla ağırıma gidiyor. Ne yaptın da bahşiş istiyorsun. Hizmet vermişmiş daha neler artık ne hizmeti! Birde gelirler kapıya “Kusura kalmayın bacım bütün bir ay beyninizi yedik, kafanızı şişirdik dandana dan dan dandana dan dan diye ama ne yapalım bizimde işimiz bu. E mümkünse bahşişimi alayım. Öyle iki kuruş parada vermeyin oturduğum yer ile gülerim size hatta beni zorlamayın hakaret bile ederim.” deyip dalga geçer gibiler.  Kısacası ben davulcuları sevmiyorum, sevmedim, sevmeyi de düşünmüyorum!

Sabaha karşı 04:30 da okunan ezan için sahur hazırlığımı genelde 03:30 kalkıp yavaş yavaş yapıyorum. Dün gece oturduğum yerden sıçradım. Saat henüz 01:45 kardeşim hiç mi işin gücün yok diyeceğim ama bu davulcunun işi bu. Ama bu kadar da cılkı çıkarılmaz bu işin. Daha sahura kaç saat var adam susmak bilmiyor. Çenesi bir yandan tokmağı diğer yandan. Davul, davulcu ve tokmak üçlüsünü yanyana koyup çeşitli şeyler yapmak istiyorum o an! Aklımdan kötü kötü şeyler geçiyor.

Eskiden zaman, saat kavramı yokmuş insanlar davul sesi ile uyanıyormuş ama eminim eski zaman davulcuları daha bir adabıyla yapıyorlardır bu işi. Böyle bizimki gibi saat 01:45 te başlayıp saat 04:30 a kadar davul çalmıyorlardır. Hiç üşenmedim saydım tam 4 kez evimizin önünden geçti. İşin kötü tarafı eski zamanlarda alarmı arabalarda yoktu ama tabi devir değişince haliyle davulun sesine arabalar bile alışamadı. Otoparktaki araçlar bir yana karşı kaldırımdaki araçlara kadar hepsi birden senfoni orkestrası gibi bir uyum içerisinde başladılar gecenin sessizliğinde çalmaya. Tabi bana fenalıklar geldi. Uyku desen kim kaybetmiş ben bulayım.

Kısacası bu davul çalma olayına kesinlikle bir çözüm bulunması gerektiğine inanıyorum. Ne bileyim 4 kez 5 kez değil 1 kez geçsin evin önünden. Keyfi değil zamanında yapsın işini işse tabi bu! Sinir oluyorum ya gerdeğe giderken gecenin sessizliğinde korna çalan “biz birazdan sevişeceğiz eyy mahalleli duyun sesimizi” diyen arabalar bir, ramazan davulcuları iki! Allah ım duy sesimi! Sayacağım uykuya dalmak için şimdi başımın üzerindeki keçilerimi; bir keçi, iki keçi, üç keçi …

Benzer yazılar

  • 11 Ağustos 2010 -- Bir dilek… (2)
    Televizyonda gösterilen reklamları pek izlemem. Ucuz ve basit buluyorum birçoğunu. 15 dk reklam izle izle içim şişer, fenalıklar gelir. Hatta reklam izlerken ne program izlediğimi bile unuturum çoğu z...
  • 10 Ağustos 2010 -- Krallığım başlıyor (8)
    11 ayın sultanı Ramazan başlıyor. İlk teravih namazı bugün kılınıp, ilk sahura bu gece kalkılacak. Ve ilk iftar ise yarın akşam... Ramazan, elbette ki sadece oruç ibadeti için bir zaman dilimi deği...
  • 13 Ağustos 2010 -- Benden şeytan olurmu? (4)
    Oruçluyken ihtiyaç duymadıkça dışarıya çıkmamaya özen gösteriyorum malum hava sıcak, dışarıda yüksek oranda nem, susamak zaten bu havada olmazsa olmaz. Evde oturuyorum dergiydi gazeteydi kurcalayıp...