Evli arkadaşlarınız varsa sizde bilirsiniz ki bekar olan arkadaşlarına takıktır kafaları. Sürekli bir “E seni ne zaman everiyoruz” muhabbeti yaparlar ya da sürekli seni biri ile tanıştıracağız derler.
Bendeki cevap senelerdir son derece klişe “hayırlısı hayırlısı
” “Aman bir kere de farklı bir şey söyle de şaşıralım” derler. Bende derim “bir gün yüreğinize indireceğim direkt davetiye yollayacağım şaşkına dönecek suratlarınız” diye.
Şaka bir yana dün evli arkadaşlarla konuşuyoruz. İçlerinden bir tanesi evlilik müessesesine son derece karşı olan bir arkadaşımdı. Ama gelin görün ki evlendi. Hatta evlenirken dedim “senin gibi değerli bir üyemizi de kaybetti bu camia başımız sağolsun” diye
“Sen geç dalganı sev, aşık ol ben o zaman göreceğim seni de camianı da”. “e nasıl gidiyo fındık faresi evlilik?” dedim. “İlk başlarda gözümde bir sorun gibi büyüyen bu evlilik olayına şimdi çok farklı bakıyorum. İyiki evlenmişim be Elif. Her şey toz pembe değil tabi ki. Arada didişiyoruz ama o bile güzel. Barışmalarımızı görmen lazım o beni öpüyor, ben onu ısırıyorum yaramaz çocuklar gibiyiz.”dedi. “Fik fik tavşanlar sizi” dedim, güldüm. “Söylediklerimin hala arkasındayım. Ama ne bileyim kendi evinin sıcaklığını hissetmek, düzenini kurmak ve o düzen içinde sevmek, sevildiğini hissetmek bambaşka bir şeymiş bunu çok iyi anladım. Hem ben hala evliliğe karşıyım. Evlilik bizim için sadece bir imza hepsi bu. Ben evliliği sevmiyorum ben eşimi seviyorum Elif” dedi. Ben sustum kaldım o dakika. Kurduğu bütün cümleler güzeldi ama son cümlesi çok çok güzeldi.
Doğru söylüyordu evlilik nedir ki! Bilmem ne belediyesinin nikah memuruna verdiği yetkiyle karı koca olmak. Bizi tanımayan, hakkımızda en ufak bir şey bile bilmeyen bir adam mı veriyor bizim evlenmemiz için gerekli yetkiyi bize. Çok saçma çok
Diğer bir taraftanda biz birazdan sevişeceğiz bu da dip not ahali bilgilerinize demekten başka bir şey değil evlilik benim gözümde! Her şeyden önce bizlere verilen nikah cüzdanıyla değil beraber yaşayacağımız gönül bağımızla mutlu olmayı öğrenmeliyiz. Eşim diyebiliyorsak birine kağıt üzerinde ya da dilimizde değil içimizden gelerek diyebilmeliyiz. Kurduğumuz yuvamızda saygımız, sevgimiz, huzurumuz yoksa o elimizdeki nikah cüzdanı en fazla eşlerimizin kafasını yarmaya yarar sanırım. Nikah cüzdanım olmadı hiç ondan hiç denemedim yarar mı bilmem:)
Allah da denettirmesin zaten. Ne diyeyim “hayırlısı hayırlısı”






Ağustos 7th, 2010 on 11:32
evet evlilik çok güzel birşey gerçekten doğru insanı bulduğunuzda yaşadığınız güzelliklere siz bile inanamazsınız..karar verirken mantıklı düşünmek gerek mümkünse 28 yaşından önce yapılmaması gerekir bence
insanın olgunluğu zevkleri hayatının ancak o yaşlarında oturmuş oluyor.keşke demek için pek birşey olmuyor ortada.çok güzel bir yazı ellerine yüreğine sağlık Elif hanım teşekkürler.
Ağustos 7th, 2010 on 14:04
teşekkür ederim Ebru Hanım acelemiz yok bakalım zamanla ve hayırlısıyla her şey yerine oturur herhalde.Allah hayırlı insanlarla karşılaştırsın en önemlisi bu.
Ağustos 6th, 2010 on 00:08
Fik fik tavşan
))
Yazı çok güzeldi ellerinize saglık.
Evlilik:düğün tribini aşabilirsem belki
)
Ağustos 6th, 2010 on 00:37
yorumunuz için teşekkür ederim Mert Bey