Evli arkadaşlarınız varsa sizde bilirsiniz ki bekar olan arkadaşlarına takıktır kafaları. Sürekli bir “E seni ne zaman everiyoruz” muhabbeti yaparlar ya da sürekli seni biri ile tanıştıracağız derler.

Bendeki cevap senelerdir son derece klişe “hayırlısı hayırlısı :) ” “Aman bir kere de farklı bir şey söyle de şaşıralım” derler. Bende derim “bir gün yüreğinize indireceğim direkt davetiye yollayacağım şaşkına dönecek suratlarınız” diye.

Şaka bir yana dün evli arkadaşlarla konuşuyoruz. İçlerinden bir tanesi evlilik müessesesine son derece karşı olan bir arkadaşımdı. Ama gelin görün ki evlendi. Hatta evlenirken dedim “senin gibi değerli bir üyemizi de kaybetti bu camia başımız sağolsun” diye :) “Sen geç dalganı sev, aşık ol ben o zaman göreceğim seni de camianı da”.  “e nasıl gidiyo fındık faresi evlilik?” dedim. “İlk başlarda gözümde bir sorun gibi büyüyen bu evlilik olayına şimdi çok farklı bakıyorum. İyiki evlenmişim be Elif. Her şey toz pembe değil tabi ki. Arada didişiyoruz ama o bile güzel. Barışmalarımızı görmen lazım o beni öpüyor, ben onu ısırıyorum yaramaz çocuklar gibiyiz.”dedi.  “Fik fik tavşanlar sizi” dedim, güldüm. “Söylediklerimin hala arkasındayım. Ama ne bileyim kendi evinin sıcaklığını hissetmek, düzenini kurmak ve o düzen içinde sevmek, sevildiğini hissetmek bambaşka bir şeymiş bunu çok iyi anladım. Hem ben hala evliliğe karşıyım. Evlilik bizim için sadece bir imza hepsi bu. Ben evliliği sevmiyorum ben eşimi seviyorum Elif” dedi. Ben sustum kaldım o dakika. Kurduğu bütün cümleler güzeldi ama son cümlesi çok çok güzeldi.

Doğru söylüyordu evlilik nedir ki! Bilmem ne belediyesinin nikah memuruna verdiği yetkiyle karı koca olmak. Bizi tanımayan, hakkımızda en ufak bir şey bile bilmeyen bir adam mı veriyor bizim evlenmemiz için gerekli yetkiyi bize. Çok saçma çok :) Diğer bir taraftanda biz birazdan sevişeceğiz bu da dip not ahali bilgilerinize demekten başka bir şey değil evlilik benim gözümde! Her şeyden önce bizlere verilen nikah cüzdanıyla değil beraber yaşayacağımız gönül bağımızla mutlu olmayı öğrenmeliyiz. Eşim diyebiliyorsak birine kağıt üzerinde ya da dilimizde değil içimizden gelerek diyebilmeliyiz. Kurduğumuz yuvamızda saygımız, sevgimiz, huzurumuz yoksa o elimizdeki nikah cüzdanı en fazla eşlerimizin kafasını yarmaya yarar sanırım. Nikah cüzdanım olmadı hiç ondan hiç denemedim yarar mı bilmem:)

Allah da denettirmesin zaten. Ne diyeyim “hayırlısı hayırlısı” :)

İlginizi çekebilir

  • 26 Ocak 2009 -- Sahte melek (2)
    Derince çekilen sigaranın ucundaki külü,  sağ el işaret parmağı ile dokunup küllüğe bırakışını izledim, ben sana, sen yalnızlığa bakarken. O an işte o an kendimi kül gibi hissettim. Ne düşünülerek içi...
  • 20 Ocak 2012 -- William Shakespeare (1)
    Adını, sanını duymamış olma ihtimalinizin en zayıf olduğu yazarlardan biridir. Nerde doğduğu ya da nerde doyduğunu bilmek bize pek bir şey kazandırmaz bence. Kendisi de onun sanatıyla ilgilenmemizi is...
  • 20 Şubat 2011 -- Masal (2)
    Birbirine uzak iki küçük ışıktık. Günün birinde bir araya gelmemiz ise sadece küçük bir ihtimal... Buna rağmen konuşmadan sadece ışıklarımızı yakarak anlaşabiliyorduk. Gelecek olan günün masalımsı etk...
  • 10 Ocak 2010 -- Beyin gücü (6)
    Doktorumun karşısında oturuyorum. Nuh diyor, peygamber demiyorum. Hamileyim ve hamileliğimin daha ilk ayındayım. Keçiliğim üzerimde, hem ısrarın hem pazarlığın bende bini bir para. Eşim, bir çocuğu...
  • 09 Mart 2009 -- Fenerbahçe (1)
    Bir fenerbahçeli olarak maçımızı seyrettim, Fakat Volkan'a ve Emre'ye sinirlendim...Nedense çok sevdiğim kalecimiz en kritik maçlarda hep kırmızı kart görüyor, bunun özel bir sebebi var mıdır ki? A...
  • 08 Temmuz 2009 -- Gri (0)
    Hiçbir şeyden kusur kalmayacağım ya, bir resim sevdasına tutulmuştum yıllar önce. Kurs bulduk, kız kardeşim kuzenim ve ben. İnanmayacaksınız ama bir kişiyi daha ayarttım, 75 lik kayınpederimi. ''Ön...