Nasıl da bir başımaydım içimde. Nasıl da bir deli kahkahaya boğardım herkesi sinemde. Usul uysal asil hallerimin görselliğinde, en çok deliydim, sahipsizdim bir de. Kendi masalımı yazmıştım ruhumun her muamma zaman dilimine. Onca kalabalığımda, kimsesizdim inadına. Ve nasıl da kendi dualarımın pervasızı, arsızıydım asice. Kutsanmışlar gibi dokunulmazdım bir de.
Biliyor musun, pusulalar sadece beni gösterirdi derinliklerimde. Beni işaretlerdi bütün kıblelerim okkalı bir mürekkeple. Bir başımaydım sokak çocukları gibi, hiçbir kaldırım ağırlayamazdı beni. Kimseye düşürmemiştim kalelerimi. Koynumda ki tılsımı göstermemiştim kimseye. Kendimin efendisiydim. Hükümlerim vardı kendimin köyünde.
Şimdi bu ne cesaret bu nasıl bir serserilik ki, sende ki böyle. Haritalarımı nereden geçirdin eline. Anahtarları nereden buldun, nasıl bu denli rahat çevirebildin tokmağı elinde. Yüreğimin karın boşluğuna hangi ara çöreklendin söyle. Hangi ömrün yoldaşı olmaya and içtin bende. Kendime döşediğim taşları oynatmak da neyin nesi. Niye? Niyetin ne? Gözlerimi kamaştırmanı kim istedi, kim boyadı seni yüreğimde, bunca Tanrısal güzelliğe. Ve beni sana çeken ne?
Bir zamanlardı. Çok yükseğe çıkmıştım aşk yazmaya. En zirveye. Tektim, ben – ben de. Kimse dikemez bayrağını, erişemez derken, hangi ulviyetin ve şehvetin kucağında çiftleştik seninle. Bir bendim, bende. Şimdi ben sen oldum. Ele geçtim. Beni terk ettim.
Ve sana geçtim, seninle.
Gönderilmemiş mektuplar/Sana geçtim
15 Yorum yapılmış
Sayın yorumcu, yorumunuz değerlidir, lütfen düşüncelerinizi bizimle paylaşınız. Yorumunuzu yazmadan önce aşağıdaki uyarıları okuyunuz ve yorumunuzu yazarken lütfen küçük harf kullanınız.
Bay Gri.com'da yer alan okur yorumları yorumları yazanların görüşüdür, okur yorumlarından baygri.com sorumlu tutulamaz. Bay Gri.com'da yer alan tüm resimler ve marka logoları sahiplerine aittir. Bay Gri.com'da bulunan yazı, video, fotoğraf veya yorum ile ilgili şikayetiniz varsa ve yazacağınız yorum konu ile alakalı değilse lütfen iletişim formunu kullanarak bize ulaşın.1.Tamamı büyük harflerle yazılmış ve yazım kurallarını ihlal eden yorumlar onaylanmaz.
2.Küfür ve hakaret içeren yorumlar onaylanmaz.
3.Yorumunuzun onaylanması için geçerli bir e-posta adresi yazınız.
4.Yorumunuzda sonradan pişman olacağınız kişisel bilgilerinizi paylaşmayınız.
5.Yazdığınız yorumu onaylanmak zorunda olmadığımızı unutmayınız.
6.Yorum yazarken mümkün olduğu kadar pozitif olabilirsek, ortamı germemiş; bir hoşluk, bir sinerji, bir güzellik oluşumuna katkı sağlamış oluruz.
Yasal Uyarı: 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca tüm haklarımız saklıdır. Sitemizde yayınlanan tüm içerikler, alıntı yapılan sayfaya aktif link verilerek kullanılabilir. Bu kurala uymayanlar hakkında hukuki yollara başvurulur.
Kafiyesiz Duygular (Sakıncalı Şiirler) Facebook Sayfası...



Ağustos 26th, 2010 on 19:25
Evet haklısınız.
Ağustos 23rd, 2010 on 23:36
İki cümlemi bile öyle yorumluyorsunuz ki..cevabım “susmak” tan öteye gidemez.Saygıyla selamlıyorum sizi..
Ağustos 22nd, 2010 on 19:09
Aslı hanım
Sanırım O Yüce size her duygunun kocamanından vermiş olmalı.Sev deyincede kocamanından yaşıyorsunuz ulaşılmaz nitelikte.Yüreğinizin karnındaki her kimse Alemlerin en şanslısı olmalı.Bukadar güzel anlatılırmı hisler.Yüreğinize sağlık.
Ağustos 23rd, 2010 on 02:34
Sevgili İkiler,
Teşekkür ederim övgü dolu sözleriniz için.
Yüreğimin karnında ki kimse için ben ne şans, ne sevgili, ne de çare olabildim. Hisler, hissedildiği ve anlatıldığı kadar yaşanamayınca, AŞK; eksik, yoksul, garip, yetim kaldı. Ben, bir başıma sırtlandım. Yüküm ağır ama olsun. ben bana takılmış bu yüreği, anlatamamış olsam da iki kişilik de sevebilirim…
Mutlu aşk yok inanın…
Olsaydı, bunca çırpınışıma bana ödül sunardı Tanrı, emin olun…
Sevgilerimle.
Ağustos 22nd, 2010 on 12:43
Ele gecen haritamıdır ..yoksa kendi yönünü cizen pusula mıdır.. sevgiliyi sahiplendiren…?
Ne yaşamış olduğuna yanar insan..! Ne de süpriz yaşanılana…! her şey bir kovanozun içinde sunulan şarabın şarhoşluğudur…üstünde mezeleri olmayan sofrada meze- söz olur.. Aşk- şarap …ama içinden kopan benliğin sen olduğuna inandıran …sen ‘O’ olursun ‘O’ da sen .. gün gelir ;O sen olmaktan vazgecer.. ama sen ‘O’olmaktan ayılamazsın bir türlü..;
evet Bunun adı aşk’tır..
Ne güzel bir mektup tur gönderisi olmayan yüreğinde mürekkebe bulanan ..Aslı hanım ;güzel bir yazı hem yürek, hemde kalem sağlığı sizinle olsun…
Ağustos 22nd, 2010 on 16:14
Murat Bey,
Çok derin bir yorum. Çok anlamlı. Bir söz daha eklemeye gerek yok. Sustum, kelimelerinizin üzerine bir harfle bile dokunmayacağım.
Teşekkür ederim.
Ağustos 22nd, 2010 on 22:19
Harika bir yorum Murat bey inanın yazı kadar güzel olmuş teşekkürler…
Ağustos 21st, 2010 on 12:55
Yine mükemmel bir yazı olmuş Aslı Hanım, bazen insan kendinden bile vazgeçebiliyor gerçekten. İşte onun adına da sevgi deniyor sanırım.
Ağustos 21st, 2010 on 14:10
Sevgili Melih,
Kendimizden bile vazgeçemediğimiz, kendimizden öteye geçiremediğimiz sevgi, kesinlikle AŞK değil…
Teşekkür ederim. Sizler gönderilmemiş mektupları beğendikçe, ben aşkın içinde kaybolmak hatta hiç olmak istiyorum.
Ağustos 20th, 2010 on 00:45
siz gönderilmemiş mektupları bize gönderin Aslı Hanım.yine koca bir yüreğin avaz avaz sustuğu bir yazı çıkmış.yüreğinize sağlık.
Ağustos 20th, 2010 on 01:27
Sevgili Elif
Cok tesekkur ederim.
“Koca bir yuregin avaz avaz susmasi” cumlen nasil da final bir soz…
Harikasin.
Ağustos 19th, 2010 on 18:42
Ne diye gönderilmemiş ki bu mektuplar anlam veremiyorum mutlaka paylaşılmalıydı,sitedekiler okusun sadece,genede yüreğinize saglık…Teşekkürler!
Ağustos 19th, 2010 on 22:26
Sevgili Mert,
Demek ki, sitedeki millet okuyacakmış ki ben göndermemişim bu mektupları. Göndermiş olsaydım, mahrumdunuz:)))
Teşekkürler.
Ağustos 19th, 2010 on 18:02
Çok teşekkür ederim Bige Hanım. Gerçekten beğenmeniz mutlu etti beni.
Ağustos 19th, 2010 on 16:28
bayılıyorum bu gönderilmemiş mektuplara,şiir tadında olmuş aslı hanım.içine çekti aldı götürdü beni adeta,kelimelerle dans etmişsiniz.sevgiler.