Henüz 3 yaşındaymışım. Hiperaktif bebeklik çağlarım. Üzerine üstlük şimdikinden daha beter bir sevgi kelebeği varmış içimde. Herkes beni seviyor, ben zaten herkese bayılıyorum havalarındaymışım.

Özellikle de kuzenlerime karşı böyle. Ne de olsa aramızda pek yaş farkı yoktu onlarla. Birisi 4 yaşında o zaman diğeri ise 7. Her gün ya onlar bizde, ya da biz onlarda. Sonrasında kuzenlerim kızamık çıkartıyorlar. Tabi ailede herkes panik. Teyzem telefon açmış anneme “Aman ablacım kızlar kızamık çıkardı. Elif i getirme şimdi hiç hastalıkta çıkarmadı bulaşır falan kızlardan Allah korusun.” demiş. Ben bu konuda söz dinler miyim? Her gün tutturuyormuşum “Tuğba ile Olcayı istiyorum” diye. Ağlıyormuşum, zırlıyormuşum, küsüyormuşum ama nafile.

Durumun ciddiyetinin farkına varmışım ki 3 yaşında oturmuş plan yapmışım. O zamanlar müstakil iki katlı bahçeli bir evimiz vardı. Kuzenlerimin evi bize yaklaşık 20 dakika uzaklıktaydı. Anneannemin bize geldiği bir gün annem mutfakta hazırlık yaparken, anneannemde bahçede çiçeklerle ilgileniyormuş. Ben ise hiç sormayın son sürat kaçma hazırlığında. Tabana kuvvet 3 yaşında yolları yardıra yardıra doğru kuzenlerimin yanına. Kuzenlerimin kapısını çaldığım gibi pır içeriye evcilik oynamaya. Teyzemde o gün karşı kapı komşusunda. Geldiğimden haberi bile yok kadının.

Annem bahçeye geldiğinde anneanneme sormuş “Anne Elif nerede?” diye. Anneannem anneme bakmış “senin yanında değil mi kızım? Yanına yollamıştım az önce” demiş. İkisi de panik halde bütün evi ve bahçeyi alt üst ediyorlar. Ama Elif yok ortada. Annem ağlamaya başlamış “10 yıl sonra kucağıma aldım Allahım yardım et. Kesin biri kaçırdı Elif i” diye. O zamanlar her yere yeni yeni evler yapılıyormuş, etraf inşaat sahasından geçilmiyormuş anlayacağınız. Annemin aklına da direkt birisi kaçırdı ya da yapılan inşaatların dibi su dolu içine düştü boğuldu gibi şeyler geliyormuş. Hiç başına böyle şeyler gelecek tip var mı bende. Cin gibiyim cin :)

Sonrasında ise teyzem evine geldiğinde kızların yanında beni fark etmiş. Şaşkın tabi. Bu kız buraya nasıl gelmiş diye düşünmüş. Gözleri annemi aramış. Sonra büyük kuzenime sormuş “teyzen nerede?” diye. Bizimki cevap vermiş “Elif tek başına gelmiş anne”. Teyzem tabi hemen annemi aramış. “Abla inanmayacaksın ama Elif burada” diye. Hala da hiçbiri anlam veremiyor bu kız nasıl o kadar yolu 3 yaşında tek başına gitti diye. Bana sormayın ben doğru düzgün hatırlamıyorum bile. Ama annemle ne zaman bir konu üzerinde inatlaşsak hemen 3 yaşında evden kaçmamı yüzüme vurur. “Sen bebekken de böyleydin inattın inat bir şeyi bize yaptıramıyorsan bir çözüm bulur kendin yapardın. Hiç unutmayacağım bana 3 yaşında dünyamı dar ettiğini keçisin işte ne olacak küçük keçi seni!” diye. Bu unutulmayacak hatıranın iyi yanı ne mi? Ben 25 yaşındayım hala hiç hastalık çıkartmadım bağışıklık mı kazandım kızların yanında ne :)

About Elif Savaş

Elif Savaş has written 367 post in this blog.

İlginizi çekebilir

  • 22 Temmuz 2010 -- Bilinçaltı serzenişleri 2 (9)
    Yazdıklarımda edebi değer aramayın, ana fikrini sorgulamayın, yazılanlar sadece pesimist bir ölümlünün med cezirlerini harflerle kusmasıdır. İsyan gibi, bağırarak küfretmek gibi. He! Olur ya bazen kar...
  • 06 Ağustos 2009 -- Danıştay’a saldırının (şimdi) düşündürdükleri (0)
    17 Mayıs 2006’da Danıştay II. Dairesine saldırı düzenlenmiş, Daire başkanı hayatını kaybetmiş ve dört üyede yaralanmıştı. Bu olay sonrası gelişmeler ise şöyleydi; Cenaze töreninde” Türkiye Laikt...
  • 02 Aralık 2011 -- Sevebilir miyim sizi? (0)
    ne kadar güzelsiniz bayan sevebilir miyim sizi söz veriyorum kalbinize alırsanız beni hiç gürültü yapmam kalbiniz çarptığında hemen aşktan sarhoş olmam emin olun ki öyle çekip gitmem beni ...
  • 16 Mart 2009 -- Clinton’un Anıtkabir ziyareti (0)
    ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'un ,  Anıtkabir'i ziyaret etmesi çok büyük incelik bence, hele ki Suudi Arabistan Kralı Abdullah 'ın yaptığı terbiyesizlikten sonra ... (tabi ona çanak tutanların ...
  • 21 Eylül 2010 -- Gittin (6)
    Gözlerimi kapa ama tenin değmesin tenime. Tarif bana bağladığın her neyse gözlerimi? Ne renk? Ne kadar uzun? Nasıl bir şey? Rengini tarif et bana? Kırmızı mı? Geceyi tarif et bana. Siyah mı? Seni t...
  • 24 Şubat 2010 -- Gitme (0)
    Eğer gideceksen, biraz daha bekle. Gel, otur şöyle yanıma, Son bir defa geçmişi düşleyelim seninle. Bak,  sonra pişman olursun Birdaha geçmez böyle fırsat eline. Ne içersin ? Kelimeler boğazın...