23 Aralık 2008′de yayım hayatına başlayan baygri.com, 22 Ekim 2009′da “Bininci yazı teşekkürnamesi” başlığı ile sitede yayımlanan bininci yazısını, yazarlarını dolayısı ile kendini kutlamıştı. Samimi ve orjinal yazı ilkesini benimsediğimizden, sitede içimize sinmeyen bir çok yazıya yol verdik, yoksa çoktan ikibini bulmuştuk.
Ve düşündüm; bininci yazı teşekkürnamesinde tüm yazarlarımı mail yoluyla kutlamıştım, bu kutlama biraz yavan geldi bana…kupkuru bir teşekkür yerine; zaman, emek, duygu harcayan bu güzel insanlardan ikibininci yazıyı gönderene, yani yayımladığımız ikibininci yazının yazarına; ressam Bülen Yılmaz imzalı, 30×40 ölçülerinde üç efsaneye ev sahipliği yapmış, İstanbul denince akla gelen üç yerden birisi olan Kız Kulesi’nin orjinal yağlıboya resmini gönderecektim ama bu yöntem de içime sinmedi, yine düşündüm…
Baygri.com’da ikibininci yazı yayımlandıktan sonra, ben ve en küçük yazarımız Çağakan Efe Aydın’ın (oğlumun) dahil olmadığı bir kura çekimi yapıp, kurada ismi çıkan iki yazarımıza yandaki görselde gördüğünüz 30×40 Bülent Yılmaz imzalı yağlıboya resimlerden birer tane hediye etme kararı aldım.
Bu yöntemde de akıllarda soru işareti bırakmamak için aklıma webcam ile canlı kura çekimi yapmaktan başka bişey gelmedi ama kameram bozuk, noter tanıdığımızda yokki gelsin çeksin kurayı. Yani dostlar kura çekiminde bana güvenmekten başka şansınız yok
Kısaca ikibininci yazıyı yayımladıktan sonra ben ve oğlumun dahil olmadığı kura çekiminde adı çıkan 2 yazarımızı bir yazıyla duyurucam, bana adreslerini mailledikleri zaman çerçevesiz ve kargo masrafı alıcıya ait olacak şekilde yağlıboya resimlerini göndereceğim
Resimler kurada adı çıkan yazarlarımızın ellerine ulaştığında, o resimleri duvarlarında fotoğraflayıpta bana gönderirlersede baygri.com’da yayımlayacağım. Allahım nasıl iyi bir adamım ben böyle, kendim bile kendime şaşıyorum, baygri.com sen çok yaşaaa.



Ağustos 21st, 2010 on 18:20
Farklı bakış açısı ile ile yazıları yorumlayan,kimi zaman yorumları ile olay yaratan bu nedenle siteye ayrı bir renk katan Eleştirmen-Yorumcu Mert bey’in uzun bir süredir aramızda bulunmasını da göz önüne alarak kuraya dahil edilmesini öneriyorum.
Ağustos 20th, 2010 on 23:07
Hiç kimse merak etmesin. Kurayı en genç birisi olarak ben çekmeye adayım.Editör izin verirse tabii:)))
Ağustos 20th, 2010 on 23:18
İzine gerek yok Selami bey tabiki kurayı siz çekebilirsiniz, ayrıca onur duyarım bu durumdan.
Ağustos 21st, 2010 on 02:13
Vayyyyyy…. Selami Bey moruk da biz değil miyiz yani:) Bir erkek bir dişi moruk. Eşitiz. Ben anlamam…
Selami Bey, kurayı ikimiz çekiyoruz.
Pstron duydunuz mu?
))
Ağustos 20th, 2010 on 21:45
En iyi yorumcu oskarını bekliyorum haklı olarak
Yazar mı olsak napsak geç kalmış sayılmam 
Siyaset yazasak ortalık karışır,spor yazsak karakolda biter yok yok ben yorumculuga dewam…
Ağustos 20th, 2010 on 19:45
Editörüm 2000. yazıya kadar daha ne fikirler çıkar sizden
hak geçmesin diye güzel bir çözüm bulmuşsunuz. yoksa şaka gibi 2000 i tamamlamak için saçma sapan yazılar gönderebilirdim
yaparım deliyim ben
Bu arada siz gerçekten çok özel yüreği olan bir adamsınız
Ağustos 20th, 2010 on 19:56
Sevgili Elif,
Sanırım yazı sayısı 1995 ve bunu tüm yazarlar site içine girme yetkileri olduğu için görebiliyorlar
Ya hediye fikrini kimseye söylemeyip 2000. yazıyı yayımladıktan sonra bir yazıyla pat diye duyuracaktım (o yazıda muhtemelen sana veya Aslı hanıma ait olurdu) ki o zamanda şimdiki gibi heyecan ve sinerji olmazdı.
Ya da şimdiki gibi kimseyi kasmadan kura yöntemi olacaktı. Kura oldu iyi oldu bence. Bu arada acayip devrik ve bir o kadar anlaşılması zor cümleler kurdum olayı anlatırken, Allahtan yazarlarımız ve ziyeretçilerimiz zeki…
Ağustos 20th, 2010 on 20:02
biz Aslı Hanımla heyecanlanırdık aslında editörüm
siz en güzeli dediğiniz gibi kura çekin bakalım bu harika hediye kime çıkacak
Ağustos 20th, 2010 on 18:50
Ya Patron,
Sen ne alem ve ne şeker bir adamsın…
Patron bu arada kimseyi bulamazsan kurayı ben çekerim, talibim:)))))))
Ağustos 20th, 2010 on 18:57
rüya meleğine sormaya ne dersiniz Aslı hn sonucu önceden öğrenelim:))))
Ağustos 20th, 2010 on 19:07
Süpersiniz Selda…
Aynı zamanlarda aynı yorumu yazdık:)))
Ağustos 20th, 2010 on 19:01
Aslı hanım,
ikibininci yazı yayımlandıktan sonra, bizim buradaki bir kafede bana yakın mesafede olan yazar arkadaşlarla buluşup en azından mahallelinin ve onların gözünün önünde yapalım kura çekimini diye düşündüm.
Hak geçmesin.
Ağustos 20th, 2010 on 19:10
Tamamdır,bana uyar.
Patron sizsiniz Cengiz Bey, siz ne derseniz…
Sizin oradaki cafeye yakın arkadaşların liste ve mail adreslerini rica etsem. İşi önceden bağlamak için:)))
Şaka tabi ki bütün yazdıklarım ama
Bu gerçek, siz ne iyi bir adamsınız harbi yaaa.
Ağustos 20th, 2010 on 19:27
Aslı hanım sitede yazan!…güya yazan Faruk Yücedal, Zübeyr Öztürk isimli iki arkadaş var ki…
Onları yazar olarak kabul ettiğim günü ve kendimi hala sorguluyorum…
Allah düşmanımın sitesine yazar olarak vermesin onları.
Ağustos 20th, 2010 on 21:27
Patron,
Ne kotulugumuzu gordun ki????
Anlayamadim ben…
Ağustos 20th, 2010 on 21:33
Beni kapsiyor mu Faruk Yucedal ve Zubeyr Ozturk icin yazdiklariniz, yoksa bir cumlu farkliligi mi oldu okudugumda? Anlayamadim…
Ağustos 20th, 2010 on 21:36
a-haaaa iki arkadas var ki, cumlesi– anladim simdi…
Iftar sonrasi tansiyon oynamasi sonucu okuyunca boyle oldu.
Ben de diyorum, Asli hanim ne halt etti de bizim patrona yaka silktirdi:)))
Ağustos 20th, 2010 on 21:44
Yazarlar ve yazılarla ilgili konuda, iki yazar arkadaşın kulaklarını çınlattım Aslı hanım, sizinle alakası yoktu. Ama çınlatmamalıymışım pardon.
Ağustos 20th, 2010 on 21:59
patron,
Tereciye tere satacak degilim elbette de, cumle yapisi itibariyla nasil okursan oyle anlarsin gibi olmus…
Valla kimin kulagini cekseniz, benim ki cinlar…Hisli kadinim ben…
Pardon’luk bi durum yoktu, ben pardon!
Ağustos 20th, 2010 on 22:00
Ahh bu arada bizim patron, nasil iyi ve nasil alingan bir adam:))))
Ağustos 20th, 2010 on 21:43
Heh abi ya sonunda senden beklenen açıklama geldi ve beni tatmin etti,sagol.
Ağustos 20th, 2010 on 22:04
Demek ki okudugunu yanlis anlamayan tek ben degilmisim…
Sevgili Mert?
Ağustos 20th, 2010 on 23:56
Olur öyle yanlış anlamalar sıkıntı yok keyfinize bakın…Eviniz gibi davranın burası hepimizin,isteyen gece kalabilir komidinin ikinci çekmecesinde isteyen kendine pijama alabilir.Ev biraz dağalmış durumda kızlar bulaşıkları yıkasın etrafı toplasın,biz(erkek milleti) tabkide bira içip lig tv’de maçları seyredicez
Markete bişeyler almaya tabiki de zübeyiri yollıycam,bi işe yaramıyo zaten!!!
Ağustos 21st, 2010 on 00:12
Zübeyr ah Zübeyr
düpdüzgün cümleyi bile devirmiş, zaten üniversiteyede yerleşemedi tam bir faydasız.
Ağustos 21st, 2010 on 02:11
Patron,
yolla şu Zübeyr’i Aslı yaz okuluna, bak nasıl adam oluyor:))))
Zübeyr, hakkını helal et. Herşeyin başı patron valla:))
Ağustos 21st, 2010 on 02:10
Şu Mert bazen hepimizi sollayacak kadar deli:)))
Süperrrr yorum:)
Ağustos 21st, 2010 on 14:14
Sevgili Mert,
Kızlar bulaşıkları yıkamayacak tabi ki, Patronun eşliğinde bütün erkekler tavaları tabakları silecek:)))) Biz kızlar da, lig tv de maçları izlerken, dedikodu yapacağız. Maç yorumlarını izlerken, işiniz bittiyse yanımıza gelebilirsiniz. Ahh bu arada çayı demlemeyi unutmayın:))))))
Ağustos 20th, 2010 on 19:26
Teşekkürler Cengiz bey çok düşüncelisiniz sizin fikirlerinizi seviyorum
bu arada ben yakındayım zamanı geldiğinde haber verirsiniz..
Ağustos 20th, 2010 on 19:28
Çok iyisiniz gerçekten
Ağustos 20th, 2010 on 18:34
Nasıl iyi bir adamsınız Cengiz Bey hep bunu tekrarlar oldum bende:)
Ağustos 20th, 2010 on 18:33
Benim çıkacağım kesin……
Ağustos 20th, 2010 on 18:35
İyi adam olduğundan şüphemiz yok……..
Ağustos 20th, 2010 on 18:54
Eyvallah Abdullah, çay içmişliğimiz, sohbetimiz ve dostluğumuz var, sen böyle diyorsan vardır bir bildiğin
ben sana inanıyorum
Ağustos 20th, 2010 on 18:57
Hoooppp patron,
Çay içmedik sohbet etmedik diye ekintiye getirme bizi…
Rüya meleğim ne diyecek bakalım bu akşam:))))))
O bilir muhakkak ki:)