İnsanlar yaşadığı mekânda, çevresinde küçük değişiklikler yaparak yaşamlarına farklı bir tat katabilirler.

İkamet ettiğimiz binanın karşısında bir apartman var. Bu apartmanın giriş dairesinin bitişiğine kömürlük- depo vari bir yer yapılmış. Belli ki sonradan yapıldığı için bu yerin üst betonu o evin zeminiyle aynı değil, penceresinin hizasında. Yani ne bir balkon ne de bir veranda görünümünde bile değil. Amaçsız eklenti gibi. O beton zemine evden geçmek için bir kapı falan da yok doğal olarak. Orası bir şekilde kullanılmak istense ancak pencereden girip çıkış yapılarak kullanılabilir durumda. Küçük bir bahçeye de bakan bu yer bir zamanlar öylece boş duruyordu. Yani kullanılmıyordu.

Daha önce bu dairede oturanlar taşınıp gidince, başka birileri geldi. Yeni gelenler buraya önce üç beş sandalye atarak, akşamları oturmaya başladılar. Daha sonra salıncaklar, şezlonglar, şemsiyeler ve saksı içinde bitkiler ile çiçekler koyarak güzelleştirdiler. Sanki orası özel yapılmış bir veranda gibi oldu. Bu günlerde birçoğumuz evde sıcaktan kavrulurken onlar orada akşamları yemeklerini yiyorlar, geceleri de bir güzel serin serin çaylarını yudumluyorlar. Sohbetlerini yapıyorlar.

Demek istediğim o ki öyle çok paraya pula ihtiyaç olmadan, insan yaşadığı yerde küçük değişiklikler yaparak veya atıl bir yeri değerlendirerek farklı bir mekân yaratıp hayatına renk katabilir.  Karşı komşumuzun adeta kömürlükten veranda yaratması gibi. Yeter ki içinde yaşama sevinci olsun, küçük şeylerden bile mutluluk çıkarmasını bilsin!

About Selami Aydın

Selami Aydın has written 144 post in this blog.

İlginizi çekebilir

  • 05 Şubat 2011 -- Hıncal Uluç’un insanlığı ölmüş başımız sağ olsun (10)
    Bazı insanlar ne kadar basit, ne kadar acımasız ve ne kadar da düşüncesiz oluyor... Su testisi su yolunda kırılır yazısıyla gündeme bomba etkisiyle, ağır cüssesiyle düşen Hıncal Uluç'un ayıbından bahs...
  • 24 Mayıs 2010 -- Biten aşkın malları (0)
    Giderken bıraktıkların... Balkondaki gölgen, Salondaki gülüşün dışındakiler Yani elle tutulabilir olanlar... Resimler,mektuplar, Boyasız duvarları renklendiren çerçeveler, Başını okşayan yastı...
  • 27 Eylül 2010 -- Bursa/Zeytinbağı (16)
    Bursa'nın Mudanya ilçesine bağlı deniz kenarında tarihi evleri, kırmızı çatıları ile ünlü şirin mi şirin bir yer olan Trilye bilinen diğeri bir adı ile Zeytinbağındaydık kuzenlerimle. İnsana huzur ...
  • 06 Mart 2011 -- Canım kocacığım beni neden dövdü? (3)
    Kocam beni neden dövdü sorusuna verilebilecek en mantıklı cevaplar; *Yemeği (tuzlu, yağlı, az pişmiş, çok pişmiş) yapmışım kocacığım bir geçirdi cama yapışan sinek gibi duvara mıhlandım e düşününce...
  • 15 Nisan 2011 -- Seni özlemeyi seviyorum (0)
    Gözler arar bazı akşamlar… ona bakacak bir çift gözü, dokunmak ister sıcacık ellere, uyumak ister bir kucakta artık. Umudunu kesmiş iken çalar telefonun sesi, beklenendir aslında arayan, konuşamam o a...
  • 15 Eylül 2009 -- Tolstoy ve Che Guevara (0)
    Lev Nikolayeviç Tolstoy; Soylu, zengin ve tanınmış bir ailenin çocuğuydu. Babası konttu. Kendisinin de kont unvanı vardı, ama dönemin çarlık yönetiminden tiksiniyordu, bildiğini köylülere öğretmek adı...