Arkadaşınızın aldatıldığını öğrenseniz ne tepki verirdiniz? Gidip arkadaşınızın ağzını mı arardınız yoksa hiçbir şey olmamış gibi “aman ben etliye sütlüye karışmam” deyip köşenize mi çekilirdiniz?
Ben ne mi yaptım? Bir çuval incir berbat ettim. Oh canıma değsin iyi de ettim. Ben öyle gördüğüm haksızlık karşısında iki büklüm susanlardan olamadım hiçbir zaman. Ve sonuç olarak da olanlar oldu
Bugün size bir çuval incir nasıl berbat edilir onu anlatacağım. Şöyle ki; arkadaşım ve onun erkek arkadaşı aylardır birliktelerdi. Hatta yakın zaman içerisinde evlilik planları yapıyorlardı. Arada mutlu, arada mutsuz yuvarlanıp gidiyorlardı. Ama Burak yani arkadaşımın sevgilisi biraz gizli dünyalar çocuğu gibi. Çocukta çözemediğim ve her konuşmamızda çözmeye çalıştığım bir gizem var. Sanki her konuşmasının altında başka bir şey yatıyor gibi. Öküzün altında buzağı aramak değil benimkisi. Hislerimde kolay kolay yanılmam.
Geçenlerde bir aile büyüğümü ziyarete gittim. Akşam 23:30 civarları balkonda oturuyoruz. Balkonda balkon hani cadde üzerinde, önü açık, her şey net bir şekilde görülüyor. Neyse bir de baktım Burak ın arabası geçiyor. Ertesi gün arkadaşım ile konuşuyorum. ” Ee Burak ne yapıyor? Dün akşam arabasını gördüm hatta Burak ı da gördüm arabanın içinde. Halı saha maçına falan mı gitti?” dedim. Arkadaşımın ses tonu değişti birden “Elif emin misin? Burak dün eve erken geldi sonra da uyudu zaten. Yani beni aradı uyuyacağını söyledi. Ama anlıyordum biliyor musun. Son zamanlarda çok çelişkili konuşuyordu benimle ama yakıştıramıyor, konduramıyor insan” dedi. “Ya belki bana öyle gelmiştir” deyip kıvırmaya çalıştım ama hiç beceremem yalan söylemeyi. “Elifcim en iyisi sen sus. Hatta susma başka bir bildiğin varsa onu da söyle.” “yok başka bildiğim, üzülme ne olur” diyebildim. Sonrasında Burak ı aramış bir gece öncesinin hesabını sormuş. Burak son derece rahat “Evdeydim bebek, kim demişse yalan demiş. Bizi ayırmaya çalışıyorlar hayatım. Kıskanıyorlar mutluluğumuzu.” demiş. Arkadaşım daha sonrasında beni arayıp bir anlattı Burak ın dediklerini içimden diyorum “tüh senin erkeklik kalıbına”.
Şimdilerde ayrılar ve barışacaklarını da hiç sanmıyorum. Kötü mü oldu? Bence olması gereken oldu. Balık baştan kokar. Kişiliği olmayan bir adamı haketmiyor benim arkadaşım. Adam gibi bir ilişki istiyorsa eğer bu adam kendisine çekidüzen vermek zorunda. Yoksa herkes kendi yoluna. Her gece abuduk subuduk hatunları soksun hayatına bir tanesi ona benim arkadaşımın verdiği değeri verebilecek mi bakalım? Olsa olsa yolunmuş kaza döner ee ona da öyleleri yakışır zaten. E alışık da zaten kızlar tarafından hor kullanılmaya. Benimle ise hiç konuşmuyor malum doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlarmış. İstediği köyden, istediği kadar kovsun. Ben onun ipini çektim, vicdanım rahat






Ağustos 5th, 2010 on 18:43
Sevgili Elifcigim,
Hayat, izler ve isaretlerle doludur. Sana arkadasinin sevgilisini gosteren goz de senin gozun degildir. Sahtenin karsiti olan sahidir. Oyleyse vicdanin elbette rahat olmalidir.
Hep derim, Biz burayi – bizi biliyoruz. Orayi- onlari bilmiyoruz. Ama bilen ve goren BIRI var. BIRI BIZI GOZETLIYOR unutmamaliyiz. Ayaga dolandirmasi cok kolay ustelik. Yalanin gercegi icin bu kez Tanri senin gozlerini secmis:)
Ders alinasi bir yazi..Kalemine yuregine saglik.
Ağustos 5th, 2010 on 18:59
Aslı Hanım ne güzel söylemişsiniz. Sizin yazılarınızdan aldığım derslerle ve sizin bakış açınızla bakıyorum dünyaya.İnanın böyle daha güzel, daha kolay yaşanıyor hayat. iyi ki burada sizin gibi bir ASLIMIZ var.iyi ki sizi tanımışım
Ağustos 6th, 2010 on 13:55
Elifciğim,
Hepimizin birbirimizden öğrenecekleri var. Ve iyi ki siz de varsınız. İyi ki bu kadar güzel bir yüreksiniz…