Kıskanmak ve kıskanılmak abartılmamak şartıyla güzeldir. İnsanın ruhunu okşar, kendine olan değerini yükseltir hatta çoğu kişinin egolarını bile tatmin eder.
Her şeyin bir ölçüsü olduğu gibi kıskanmanın da bir ölçüsü vardır. Karşımızdakini kıskanırken ya da kıskandığımızı belli ederken onu sıkmadan tatlı tatlı kıskanıyorsak ne güzel hiçbir sorun yoktur. Ancak “o kim, bu kim, oraya gidemezsin, onunla gelemezsin, onu giyemezsin, şununla görüşemezsin” gibi cümleler işin içine giriyorsa yandınız demektir! Hatta yanmakla da kalmaz bir süre sonra “öf bana fenalık geldi” deyip kaçadabilirsiniz ki mantıklı olan kaçmaktır.
Kıskançlığın kadını erkeği olmuyor. Kadın erkekten çok kıskanır ya da erkek kadınını daha çok kıskanır gibi bir şey söylemeyeceğim. Ama bazen öyle kıskançlıklar görüyor ve duyuyorum ki inanamıyorum bunu yapan bir kadın mı ya da bir erkek mi demekten alıkoyamıyorum kendimi. Demem o ki psikopatın kadını erkeği olmuyor. Bunu okuduğum bir haberle daha da iyi anladım. Şöyle ki;
İngiltere’de iki genç kız bir arkadaşlarını kaçırarak saatlerce işkence yapmışlar. Neden yapmışlar derseniz; Lucy ve Georgia çok yakın iki arkadaşmış. Ancak Lucy, Georgia’dan şüphelenmeye başlamış. Eski erkek arkadaşı ile Georgia’nın ilişkisi olduğunu düşünmüş. Düşünmekle de kalmamış ev arkadaşını da ikna ederek her şeyden habersiz Georgia’yı kaçırmış. Sonrası ise tam bir kabus. Tam tamına 18 saat işkence gören Georgia’nın üzerinde sigara söndürmüşler. Bu da yetmezmiş gibi saçlarını kazıyıp, Georgia’nın üzerine idrarlarını yapmışlar. Sonrasında ise kaynar su ile vücudunu haşlayıp yarı çıplak bir halde sokağa atmışlar.
Okuduğumda ürperdim. Kadın milleti hiç hafife alınacak varlıklar değilmiş bir kez daha anladım. Bu nasıl bir zihniyetse, artık gözü nasıl dönmüşse en yakın arkadaşının, eski erkek arkadaşı ile olacağından şüphelenip bunları yapıyor. Hayır bir de ilişkileri olduğunu ispatlasa kesin kızı da çocuğu da öldürür herhalde. Giden gitmiş, biten bitmiş hala ne için, kim için, neyin kavgasını yapıyor bu psikopat kız anlamış değilim. Değer mi değmez! Aralarında bir ilişki varsa da değmez yoksa da değmez. “Sanane be kızım hangi sıfatla neyi kıskanıp sahipleniyorsun sen?” demezler mi sana!
İşin özü anladım ki sadece erkekten değil kadından da sapık oluyormuş. Aradaki fark şu erkek kıskandığı zaman uzatmaz, lafı dolandırmaz çat çat söyler “bunu giyme, onunla görüşme” gibi… Ama kadınların çoğu kafalarında kurup üzerine bir de planlayıp daha stratejik bakıyorlar bu kıskançlık olaylarına. Kıskançlık bu boyutlarda yaşanılıyorsa eğer valla ben hiç kıskanç değilmişim ve kıskançlık böyle bir şeyse eğer şahsen daha da kimseyi kıskanmam



Eylül 17th, 2011 on 21:33
Kıskançlık bir de paranoyalar, kendi beyninde kurgulayıp şurdasın şöyle yaptın böyle düşündün diyerek davrananlarda var..hayatımda birebir yaşadığım bir durum bu ve çok sinir bozucu.İnsanı çıldırtan cinsten bir tutum..Bence kişinin kendisine olan güvensizliğinden ve negatif düşlerinden kaynaklanan bir davranış ve düşünce bozukluğu.
Bütün duygular dozunda olduğu sürece kimseye maddi manevi zararı dokunmaz ama aşırı olan herşey birilerini yaralayacak üzecektir.
Aktardığın olay tam anlamıyla bir bozukluk sadistlik örneği maalesef, hırs gözü kör eder ve mutlaka geri dönüşü olmayan hatalara neden olur.
Keyifle okudum ve o zavallı kız için üzüldüm Allah bizi duygularını kontrol edemeyen insanlardan korusun.
Ellerine sağlık Elif
Eylül 17th, 2011 on 22:14
sanırım her şey dozunda güzel.kıskançlık da öyle. ilk zamanlar hoşumuza giden kıskanılmanın verdiği haz bir yerden sonra kabusa dönebiliyor.Allah iyilerle karşılaştırsın hepimizi.Teşekkür ediyorum değerli yorumunuz için
Ağustos 3rd, 2010 on 12:33
Elifciğim,
Kıskançlık başlarda, önem veriliyorum hissi yaratsa da, önem veriliyorum diye sustukça da hastalık derecesine getiriyor sonunda kıskananı. Önce kendine güvenmeli insan. Sonra karşısındakine…
İngiltere de yaşanan olaya gelince; ruh sağlığı bozuk insanlar onlar.Hastalar. kıskanmak zulüm olmamalı, zalimlik hiç…
Ağustos 3rd, 2010 on 15:22
Çok haklısınız Aslı Hanım etrafta öyle insan çok. kıskanıldıklarında hadi ağzımızın tadı kaçmasın alttan alalım diye düşünüp sonrasında birde bakıyorlar ki kişi kendisi olmaktan çıkmış.tam anlamıyla hayatındaki kişinin kuklası olmuş.ve dediğiniz gibi kendine güveni olmayan insanlar elimdekini kaçıracağım korkusuna kıskançlık yapıyor çoğu kez.