İlk yazım o yüzden fazla laf kalabalığı yapmak istemem. Bir bakıma tanışma faslı olsun, en azından bundan sonra yazacaklarım için ‘’ahhhh kimbilir hangi dünyayı kurtarıo’’ izlenimi olmasın şık olmaz:)

Sitedeki sonram için bu yazı örnek verilse UEFA kupasından saniyeler önceki POPESCU penaltısı gibi ne gündü yahu! (burda fırtına öncesi sessizlik diyecektimde ‘’kendine gel melli dedim’’ :) …herneyse aslında yazım biraz gecikti daha erken gelecekti fakat ismi önemsiz bi firmadan aldığım demonte mobilyalar bi hayli zamanımı aldı birazda yorucu ve hala nasıl elendiğimizi (GS) sorguluyorum gerçekten inanılmaz  inanılmaz…

Buraya kadar ‘’bu adam ne diyo’’ deseniz yeridir  biraz karıştırayım dedim ki zaten yazımın teması karışıklık. Ama  bu karmaşa her nasılsa son derece uyumlu, yani kanımca gerçekten saçma sapan olan karpuz-limon lu sakız, ballı-biberli votka vs vs gibi değil olay ın adı MASH-UP…

Günümüzde bariz şekilde sektör olmuş ve dünya müziğine yön veren dj/prodüktörlerin 2000 li yılların gelişiyle başlayan ve bu aralar tam tadına ulaşan bir bakıma müzik akımı. Birden fazla alakasız şarkının uyumla (bazılarının) karıştırılması kısaca. Hatta bir dj in 5 dakikada 37 parçayı çaldığını okudum ne kadar doğru olmuştur bilemem. Farklı bi tad arayanlara 1e1. Örnek vericek olursak Bob Marley-Frank Sinatra –Garbage hepsinin hit olmuş parçaları tek bi parçada, hani söylüyorum ama dinlenmesi gerek. Benim favorim MTV MASH-UP  Vol.1-17  adamlar yapmış :) ..

Arama motorlarında biraz bakındım dünyada pek çok sözü geçen gece kulüplerinde özel mash-up etkinlikleri düzenleniyormuş, mash-up hafta sonları, yurt dışında özel dj ler, live mix yarışmaları ve daha bidolu olay..

Tschaikocsky nederdi bilmem ama bence başarılı. Özellikle bi James Brown-Prince mix i varki resmen kan kaynatıcı hele birde o gününüzdeyseniz bastığınız yer alev alır….;)

About Melli Kut

Melli Kut has written 3 post in this blog.

İlginizi çekebilir

  • 08 Ocak 2012 -- Gökkuşağı çiçekleri (2)
    Uzun karanlık gecelerde güneşe hasretle geçiyor günlerim... Bir tren camından bakıyorum geride kalanlara: kalp sızıları, pişmanlıklar, kararsızlıklar... Belki de en büyük hatayı ilerliyorum zannederke...
  • 28 Aralık 2010 -- Ah Azize (2)
    ah azize ah azize yalvarırım gel gitme ah azize ah azize çok mes'udum ben seninle ah azize ah azize beni terketme ah azize ah azize beni terketme sev diyorsun azizem, seni nasıl seveyim vefak...
  • 29 Aralık 2011 -- Yeni yıla girerken (0)
    Zaman ne çabuk geçiyor 2011 yılını bitirip 2012 ye merhaba demeye sayılı günler kaldı. İçimde biraz hüzün, biraz sevinç sabahın erken saatlerinde yakınlarıma hediye almak için  bir alışveriş merkezine...
  • 11 Şubat 2011 -- Aşk’ın için Hare’kete geç (1)
    Hare durulmuş aşkları harekete geçiren, hareketli olanlara daha çok hareket kazandıran bir kampanyayla âşıklara hayallerini süsleyecek bir tatil fırsatı sunuyor. Romantizmin başkenti Paris, en beğenil...
  • 18 Mart 2010 -- En kötüsüde (0)
    En kötüsüde; gördüğü her büyük suyu deniz zannedenlerin o suyun okyanus olabilme ihtimalini bile aklına getiremeyenlerin yargılarına muhatap kalmaktır. Sen istediğin kadar onlara okyanustan bahse...
  • 19 Aralık 2010 -- Edilmemiş küfür gibisin sevgili (3)
    takım elbise giymekten tiksindiğimde anlaşıldı... benden kabile şefi olmayacağı, ve asla bir biyonik adam… her an ağlayabilme ihtimalim, coğrafyamda şairlerin aç öldüğü ama tok okunduğu gerçeği ...