Bir durumum var hemen ileteyim tarzında acele ile bol saçmalamaca ile yazılmış facebook duvar yazılarını arkadaşlarınızda görüyorsunuzdur ya da arkadaşlarınızdan duyuyorsunuzdur.

Banyo yaptım mis gibi koktum, birazdan duşa gireceğim, dişlerimi fırçalıyorum birazdan gelirim, çarşıya gidiyorum, bekle beni Bodrum ben geliyorum, tatile çıkıyorum, hastayım, aşığım, üzgünüm, mutsuzum, mutluyum  vs… Bunlar arkadaşlarımın facebook duvar iletilerinden birkaçı. Şaka gibi ama hepsi gerçek. Bugün bunlara bir yenisi daha eklendi. Güleyim mi ağlayayım mı bilemedim. Şöyle ki;

Allah rahmet eğlesin arkadaşımın dedesi vefat etti. Aynı günün içerisinde çocuğun durum iletisi aynen şu “mekanın cennet olsun dedecim toprağın bol olsun” Bu iletiyi okuyunca güleceğim gülemiyorum. Tövbe tövbe çarpılacağım şimdi aklıma ne biçim espriler getiriyorum böyle diyorum içimden. “hayırdır hacı deden diğer tarafta facebook hesabı açtı da durumunu mu görüyor” diyesim geldi çocuğa. Demedim tabi o kadar da değil. Bir de arkadaşları bu iletinin altında durumunu beğeniyorlar. “evet evet çok taktir ediyoruz cennetlikti deden cennetlik. Ama şöyle bir şey de var ki seni de arayıp bir başın sağolsun demek zor geliyor. O yüzden yazdığın bu iletiye aynen katılıyor ve hepimiz pek bir beğeniyoruz” demek gibi bir şey sanırım bu beğenme olayı da. Malum artık cenazeydi, düğündü her şey facebooktan paylaşılır oldu. Düşünsenize hayatınızda sevdiğiniz birini kaybediyorsunuz aradan saatler geçiyor hop facebookta iletiniz olmuş, saatler öncesinde yaşadığınız acı ve gözyaşları.

Kendimi arkadaşımın yerine koyuyorum bende yakın zamanda sevdiğim iki insanı kaybettim böyle bir durum iletisi yazma ihitiyacı hissettim mi asla hissetmedim. Hisseder miyim hissetmem herhalde. Düşünsenize sevdiğiniz birini toprağa saklamışsınız, evinize gelmişsiniz hemen internete girip “dedecim mekanın cennet olsun.” demişsiniz. Hani “dedemi  kaybettim” demiş olsa neyse bir paylaşım olarak görebilirim ama dedesine facebooktan seslenmesi biraz enteresandı. Benim bildiğim böyle zamanlarda insanın canı bırakın nete girmeyi, konuşmak bile istemez. Ha yazarsınız, bir şeyler karalarsınız içinizi dökersiniz o an ya da belli bir zaman sonra o ayrı konu. Ne bileyim benim aklım almadı işte bu durumu. Neyse bunları çok sorgulamamak lazım belki de düşünüyorum da arkadaşımda kendince duygularını böyle ifade ediyor bilemem tabi. Bana ters gelen tek bir nokta vardı bu kadar sıcağı sıcağına yaşanan bir olayı sadece saatler sonra internet ortamında duyurması. Ne bileyim belki de birilerinin desteğine ihtiyacı vardı. Belki yanındaki insanların varlığı yetmiyordu daha fazlasını duymalıydı hani daha çok kişi başın sağolsun demeliydi belki de. Of anlamadım ki anlatabileyim devrelerim yandı ve karıştı…

About Elif Savaş

Elif Savaş has written 367 post in this blog.

Benzer yazılar

  • 17 Eylül 2011 -- Facebook (3)
    Facebook konulu bir yazı yazmanın gerekliliğini tartışabiliriz. Ama gelin görün ki facebook hayatımızda önemli bir yer tutmuş durumda. Günlük ihtiyaçlarımızdan biri olmayı başardı. Tüketilmesi kolay n...
  • 10 Şubat 2011 -- Gerçek mi ? Sanal mı ? (2)
    Geçen gün bir arkadaşımız facebook'ta bir yazı paylaşmıştı. Önce çok güldüm ama sonra düşündüm, doğru muydu bu tesbit diye. Evet ama hepsi değil. Facebook'daki sanal arkadaşlıktan bahsediyordu yazıda....
  • 29 Haziran 2010 -- Dünyanın en çok takip edilen ikinci kulübü (3)
    Facebook ve twitter'daki hayran hesapları toplandığında dünyanın en çok izlenen kulübü, NBA'de son iki yılın şampiyonu Los Angeles Lakers'mış. Dünyanın en çok izlenen ikinci kulübü ise Galatasaray'...
  • 28 Şubat 2010 -- Hangi Dünya Lideri ile Eş Karaktersin (0)
    Benim kuzenlerden biri facebook'ta "Hangi Dünya Lideri ile Eş Karaktersin?" testini çözmüş ve sonuç Adolf Hitler çıkıncada isyan etmiş, bende çözdüm o testi ve sonuç yandaki gibi Fatih Sultan Mehmet ç...