12 Eylülde anayasa değişiklikleriyle ilgili referandum yapılacak. Bu nedenle liderler meydanlara indiler. İktidar hem değişiklikleri hem de icraatlarını anlatıyor “evet” diyor. Muhalefet ise değişikliklerin yetersiz olduğundan dem vuruyor, hükümetin icraatlarını eleştiriyor. Bunun için “hayır “ diyor.

Kimileri bu bir seçim değil sadece referandum. Anayasa değişiklikleri oylanıyor. İktidar icraatları değerlendirilmiyor. Ona göre değerlendirin dese de halkın kafası karışık. Anayasa değişikliklerini pek anlamış değil. Aslında anlamasını da bekleyemezsiniz. Çünkü onun için araştırması, öğrenmesi kafa yorması gerekir. Bunu halktan beklemek, halkın kafa yormasını istemek olmaz. Yanlış anlaşılmasın. Bu halk aptal anlamına gelmez. Keşke kafa yorsa araştırsa. Kafa yorup bunu iyi bilmesi gerekenler, aydınlar, hukukçular ve onu halka anlatacak olan siyasetçilerdir.

Bu nedenle görünen o ki referandumda üç şey etkili olabilir.

Birincisi referandumu sadece anayasa paketi değişikliği oylaması olarak gören, paketi araştırıp öğrenen, siyasi görüşü ne olursa olsun objektif bakabilen, eğitimli, aydın diyebileceğimiz kesim.

İkinci olarak iktidarın icraatları.  Bu icraatları halkın onaylayıp, onaylanmadığına göre oluşabilecek evetler/hayırlar. Muhalefetin ise niçin hayır oyu kullanılması gerektiğini inandırıcı ve samimi olarak anlatıp anlatamadığı, bunu anlatırken verdiği güven.

Üçüncü olarak da her seçimde etkili olan ve referandum için belirlenen sloganlardır diyebiliriz.

Evet ama yetmez

Hayır’da hayır var

12 Eylül’le hesaplaşma

Daha fazla demokrasi ve daha fazla özgürlük

Ülke için bir hayır yeter

Üstünlerin hukukundan hukukun üstünlüğüne

Hayır, yüz bin kere hayır

Meydanları ve caddeleri süsleyen bu sloganlardan evetler mi? Yoksa hayırlar mı? Etkili olacak! Henüz belli değil ama nasıl olsa 12 Eylül de öğreneceğiz.

Benzer yazılar

  • 18 Ağustos 2010 -- Başbakan yanıldı, ne boy ne de soy (5)
    Anayasa değişiklik paketi için yapılacak olan referandum yaklaştıkça, propaganda için ülke turuna devam eden liderler usluplarını sertleştirmeye başladı. Ve yine ortalık gereksiz çirkinliğe bulaştı. ...