Bütün amacım sipariş verdiğim bakım ürününü alıp hemen güzellik merkezinden dışarıya çıkmaktı. Başıma geleceklerden habersiz içeriye adımımı attım. İçeriye girdiğim gibi sevgili Tarık  “aman da aman kimler gelmiş kimler” diye oturduğu yerden kocaman gülümsemesi ile ayaklandı.

“Merhaba” dedim gülümseyerek. “Hoşgeldin tatlım. Neler yapıyorsun bakalım?” dedi. “İyiyim siparişleriniz geldi diye telefon ettiler onları almaya geldim” dedim. “Tamam acelen ne gel otur bir şeyler içelim. Biraz soluklan” dedi.

Oruç olduğumu belirterek bir an önce oradan çıkmak istiyordum. “Elifcim gel otur bakayım şuraya” dedi. Eline bir fırça alıp yanında iki yardımcısıyla saçlarımla oynamaya başladı. Ben tabi kelle koltukta oturur gibi son derece tedirgin. Bir yanı delidir valla aldımı eline makası ne beni görür ne saçımı. Saçlarımla ilgili kafasında bir şeyler planladığı çok belliydi o yüzden hemen açıklama yapma ihtiyacı hissettim; “İyiyim ben böyle ya. Bir şey yapmaya gerek yok şu an aslında.” diyordum ki lafı ağzıma tıkadı. “Taman havan yerinde, iyisin, güzelsin, hoşssun da ama senin biraz havanı değiştirmek lazım. Yani ne bileyim belki saçlarını kendi renginden çıkartıp farklı tonlar deneyebiliriz. Sarışınlık yakışır aslında sana tatlım” dedi ve ben dehşetle ona bakmaya başladım. Korktuğumu anlamış olsa gerek “tamam canım hemen demedim bende zaten. Yavaş yavaş önce biraz çikolata tonları ile tanıştıralım seni. Hem bak teninde güzel bronzlaşmış valla süper olursun. Çikolata kız yapalım seni. Belki birazda kısaltırız saçlarını. Hatta belki iri dalga yaparız. Sanki biraz fazla uzun saçların tatlım. Bak ne diyorum kendini benim güvenli kollarıma bırak gerisini ben hallederim. Buradan çıktığında yeniden doğmuş gibi hissedeceksin inan bana”

O lafını bitirip yeni gelen bir müşterisini karşılamak için kapıya doğru yönelirken besmele çektim sonrada içimden diyorum “Elif hemen buradan sıvış yoksa birazdan kendini tanıyamayacak kadar çok değişeceksin gerçekten de yeniden doğmuş gibi olacaksın. İftar saati geldiğinde evde annen baban bile tanıyamayacak seni sonra buyrun birine mi bakmıştınız diyecekler evin kapısında görüldüğünde” diye. Tarık ın tekrar yanıma gelmesiyle benim yerimden kalkmam bir oldu. “Aaa nereye hadi yeni bir Elif yaratalım” dedi. Sanki dersiniz yapboz yapıyor adam. İçimden diyorum buraya ramazan uğramıyor herhalde. Zaten sıcak başıma vurmuş bir de bunun çenesi bıdı bıdı beynimi yedi. Birde kadınlara derler dırdır yapıyorlar diye aman erkekler çok farklı sanki.

Kısacası ucuz atlattım fakat bir dahakine kurtulabileceğimi sanmıyorum. Beni sarışın, kızıl falan görürseniz hiç şaşırmayın. Bana en güzel yalanları söyleyin “Aman da aman çok yakışmış” falan deyin :) Şaka bir yana sanırım her güzel şeyin sonu olduğu gibi kuaförümle de ilişkimi yeniden gözden geçirmem lazım. Yoksa bu adam beni gerçekten de bir gözden geçirecek. Allah sonumu hayır etsin :)

About Elif Savaş

Elif Savaş has written 367 post in this blog.

İlginizi çekebilir

  • 21 Haziran 2010 -- Öğretmen yaramaz olmayanların puanını yükseltecekti (10)
    Derslerden dolayı uzun zamandır yazı yazamıyordum, artık sene sonu gelmişti güneş güzeldi hava parlıyordu, takdir alıcamı düşünüyordum, bazı ögretmenlerime sinirlendim ingilizce resim ve sınıf öğretme...
  • 01 Mayıs 2010 -- Acaba kuşlar mı yedi… (2)
    Can Yücel; ''Küçükken annemden öğrenmiştim. Yerde ekmek görünce ''yükseğe koy, kuşlar yer'' derdi. Sevdiklerimizi hep yükseklerde tuttuk, hiç sesleri yok. Acaba kuşlar mı yedi?'' Pehh be... bu kad...
  • 18 Şubat 2011 -- 10.000 TL Ödüllü Dünyagöz Kısa Film Yarışması Başlıyor (0)
    Dünyagöz hastanesinin gozdefilmler.com adresinden duyurduğu kısa film yarışması başlıyor. Yarışmanın amacı; Sinemada yaratıcı fikirler üretebilecek, çalışmalarıyla sinemaya katkıda bulunabilecek ün...
  • 15 Haziran 2010 -- İnadına Çamlıca (0)
    Bugüne kadar Çamlıca ile ilgili "çamlıca'da gün doğumu, çamlıca'da gün batımı, tan vaki, çamlıca'da yağmur, balkonumdan çamlıca, çamlıca'da ağaçtan çok anten var" başlıklarıyla bir çok yazı yazdım. Ça...
  • 01 Nisan 2010 -- Çamlıca’ya yağmur yakışıyor kardeşim (0)
    Zaman zaman Çamlıca'da sabah, Çamlıca'da gece, Çamlıca'da akşam üstü beş gibi, Çamlıca'ya dair yazılar yazıyordum, yaklaşık bir senedir olduğu gibi bu gecede yine uyuyamadım, kahvaltıdan sonra biraz k...
  • 06 Ocak 2011 -- İntihar Vakti (1)
    Bir intihar vakti göz torbalarımda ölü gecelerin morluğu yüzümde elinin kiri ve elimde bir demet kan kokulu darağacıyla geleceğim sana söz! İşte o zaman istediğin kadar öldürebilirsin beni...