Hiç ortam olmayacak benim. Hiç beceremeyeceğim aralarda derelerde olmayı, orta mecralarda dolaşmayı. (Bknz:Ya vınnn yada vınnzzz yazım). Ya tavandayım ya tabanda. Bazen bir olayda, üstelik aynı anda her iki mekanda da olabiliyorum ayrıca.

Hani diyorum, şu beynimi ve ciğerimi vereyim kedilere, bu durumdan kurtulurum belki. Şimdi beynimle ciğerimin kedilerin pençelerinde ne işi var değil mi? Var. Bence var. Bana kalırsa var. Çünkü, herhangi bir durum karşısında, beynim anında en ayrıntılı, girintili çıkıntılı yollara saparken ve ücralarda dolaşırken, aynı anda ciğerim insan olma özümü dürtüyor, yoluyor, zorluyor. Tamam tuhafım. Ama tuhaf olduğumu inkar etmeyecek kadar da kendimi tanıyorum.

Cengiz Bey’in, ”İkibininci yazı teşekkürnamesi” başlıklı yazısını okur okumaz, beyin ve ciğer bende harekete geçtiler. iftara devetliydik, yolda ağzımı açmazken ben gidene kadar, o ikisi hararet yaptılar. Sonrasında yemekte ben ağzıma attığım her lokmayı döndürürken damağımda dalgın, ağzımdan hızlı işleyen beynimle ciğerime inat, kedilere bakındım. Yoktular.

Bizim patronun cuk tabirle, ”sıradışı yazarlarımızdan” dediği bende; bir sıralı sekili haller, bir sıraya girmeler şaşırdım. Hemen sonrasında, tabi yine beynim ve ciğerimin işi olduğunu anladım. Kurada çıkmamıştım. Bir hediye layık görülmüştü bana, içten. Öyle diyordu bizim patron. ”İçimden bu yazara bir resim hediye etmek geldi” kapsamında, bana resim göndermeyi uygun buluyordu. Bu nasıl iyi bir adamdı, kendini ifade edişinde ki gibi. Bu ne hassaslık ve incelikti. Beni içten içe onore ediyordu. Ve ben hem mutlu olup hep eziliyordum. İyi de bu bendeki nasıl beyin-ciğer ikilisiydi ki. Beni neden bir tavana yükseltip bir yere indiriyordu, yok muydu başka işleri.

”İçimden” denene saygım sonsuzdur. İçten gelen hediyeyi, içimle büyük gurur duyarak ve ömür boyu çok özel bir anı olarak alıp duvarıma asacağımı ve huzurlarınızda, bu zerafeti gösteren adama yani bizim patrona teşekkürü borç biliyorum…

Suskun: Kura da lahmacun kazanan yazarınızla ben de gelebilir miyim patron? Fındık lahmacunla ben doyarım:)))

İlginizi çekebilir

  • 08 Ocak 2011 -- Böyle olur Ali Sami Yen’e veda (video) (3)
    Ziraat Türkiye Kupası'nda Galatasaray ile Beypazarı Şekerspor arasında 11 Ocak Salı günü yapılacak maçla birlikte vedaya hazırlanan Ali Sami Yen Stadı için bestelenen "Veda" şarkısını, Galatasaray Baş...
  • 12 Aralık 2009 -- İdare edin ufaktan (12)
    Uzun zamandır aklımdaydı. Bir anda dürtük yedim ruhumdan, içerlerim ayaklandı. Ancak haftasonuna yetişmeliydi ve sadece 36 saatim vardı.   Aradım fotoğrafçıyı. Dedim ''İsmail, kap makinanı gel okula...
  • 06 Kasım 2009 -- Ben bi zaman kaybıyım (0)
    Ben bi zaman kaybıyım seninle, beni bırakıp sen olmuşum, ama ben olan sana değil, bana bi merhabayı çok gördün, evet zaman kaybıyım, yapmam gerekenleri bıraktım elim de olmadan, sağlığım da gitti, hoş...
  • 04 Ocak 2009 -- 03.01.2009′ da demlenenler (0)
    Sevgili  Demliğim; Sanada olur mu? Bazen nedenini sen bile bilmezsin ama o an orda olmak ruhuna eziyettir. Gitmek istersin ama bir türlü gidemezsin de. Biz buna "gitim geldi" diyoruz :))) Ve en çok...
  • 06 Nisan 2009 -- Çekilmez adam (2)
    Bazı insan halleri vardır, ota boka takarsınızda o takıntı geçmez, çok uzunca sebepleri sonuçları hakkında konuşabilirsinizde içinizden gelmez, çok boktanım der geçersiniz ya, yine o hallerdeyim, çok ...
  • 28 Mart 2012 -- Büyük Bir Kavimiz Biz Mimi; Kaybedenleriz (0)
    Burada bahar yok mimi. Burada insanlar çıplak ve yarı aç. İnsani bir açlık buradaki mimi. Utanıyorum onlardan, gözlerdeki o doyumsuzluktan, o hırpani hayvaniliklerinden, o böbürek yardım sandıklarına ...