Zamanın en büyük yeteneği, her şeyi alıp senden uzaklaştırması… Başta çok büyük, çok ağır geliyor. Bir şeyler değişiyor ve sen avucunun içindekini kaybetmeye başlıyorsun. Benim dediğin her şeyi uzaklaştırabiliyor zaman. Bazen anıların bile zamanın sonsuzluk girdabında yolculuğa çıkıyor. Her şey değişikçe canında acıyor.
Şimdi yine bir şeyler değişiyor. Doğum sancısı gibi sancılar sarıyor bazen ruhumu ama biliyorum sonunda değecek. Gitmesi gerekenler gidecek. Bir yandan insanın canı yanarken bir yanda da kollarını olabilecek bütün olasılıklara açması ne demekmiş artık biliyorum. Geçmişime dönüp baktığımda günler boyu ağlatan kalp acıları, hayal kırıklarının hepsinin benim yolculuğumun bir parçası olduğunun da farkındayım artık. Biliyorum ki yoldayım.
Nerede olduğunu bilmesem de her şey için teşekkür ederim. Kendi yolumu ararken kaybolmuştum ben. Kendi karmaşam içinde kaybolmuştum. Sen mucizevî şekilde hayatıma girip önce gözlerimdeki perdeyi kaldırdın. Beni kurtarmadın ama bana kendimi kurtarmanın bir yolunu olduğunu gösterdin. Çünkü biliyordun eğer sen, beni kurtarsaydın sana bağımlı olarak senin yolunu kendi yolum yapacaktım ve o yol asla benim yolum olmayacaktı. Şimdi benimde benim dediğim bir yolum var. Her şeyin anlam bulduğu bir yol.
Teşekkür ederim. Seni seviyorum. Umarım kendi yolunda istediğin her şeyi bulursun.
About Özde Çolakoğlu
Özde Çolakoğlu has written 54 post in this blog.
İlginizi çekebilir
- 04 Mayıs 2009 -- Alkışlar Lionel Andrés Messi’ye (0)
Real Madrit ile Barcelona maçını naklen izlemiştim, hatta aldığım keyfide burada yazmıştım, messi'nin attığı golden sonra formasının altından ne gösterdiğini görememiştim. Bu gün onuda öğrendim, büyük... - 14 Ağustos 2011 -- Her Seven Yusuf Değildir (2)
Derindir kuyular, duygusuzdur kuyular
Tabutluk kadar dar
Mahpus kadar tehlikeli
Kör misali Karanlık
Buz gibi Soğuk
Ve yılanlarla dolu.
Yolla düştüm
Yolum düş-tü
Heybem omuzumda çöller geçerke... - 27 Ocak 2010 -- Dünsüz adamın bu günü (0)
Bir sene önce bugün 27 0cak 2009'da Dün’süz adamın bu günü adıyla baygri.com'da günlük yazmaya başlamıştım, yaklaşık bir ay kadarda yazdım, biraz nostalji yapayım dedim, bakın bir sene önce 27 0cak 20... - 27 Nisan 2011 -- Kağıda kalemi ne zaman dokundursam (0)
Her Adımım
Her şey seni söylüyor her adımımda
Yüzümü yıkadığım su seni fısıldıyor kulağıma
Yüzüme dokundukça titriyor ellerim
Kapı gıcırtısı bile seni anlatıyor inanır mısın?
Duvarlar üstüme üs... - 28 Haziran 2011 -- Ve sonra gözlerin kilometrelerce susardı (0)
sen aşksın dedim, içinden onlarca başkası çıktı;
kaç acısı varmış,
kıç acısı varmış,
kaçası varmış...
aşk hep acıyı, acı çekenini sevdi ve toplayıp şarkılara gömdüm
sonbahar sarısı gidişini.
g... - 17 Haziran 2009 -- Bir martının denize düşürdüğü hayaller (2)
Her seferinde ''onlar senin gardrobunun değil, sen alınma üzerine, sana uymaz, sen giyemezsin''diyorum. Offf laf dinletemiyorum kendime. İçim durmadan konuşuyor, üstelik volüm yüksek, bir de üstüne üs...
Son yorumlar