İzleyen var mı bilmiyorum. Fakat, dün gece geç saatlerde İzmir Ekonomi Üniversitesinden canlı yayınlanan programda, tahminimce herkesin göremediği, gözlerimi kocaman açmama neden olan şeyler gördüm. Gençler… Üniversite okuyan pırıl pırıl, bilgiye aç, körpeçik beyinlerinin daha jelatini açılmamış ışıl ışıl parlayan kardeşlerimin umutsuz, mutsuz, biçare, kaygılı, sıkıntılı olduğunu gördüm. Konunun ne olduğunu bile kaçırdım bazı anlarda. Gözlerim büyüdü, kan basıncım yükseldi, damarlarım gerildi. Şaşırmadım aslında ama ne yalan söyleyeyim korktum, tedirgin oldum ilk kez.
Sen kalk memleketinden, git bilmediğin şehirlere, gel en az 4 yıl dirsek çürüt, yeri geldiğinde parasız kal, uykusuz, stresli, sıkıntılı günlerden geç. Sonuç… Kocaman bir İ-Ş-S-İ-Z-L-İ-K öngörüsü ve gözlere yansıyan bir korku… (Öngörüden ötesi tabii)
Bu gençler neden korkuyor bu kadar, neden umutsuz, kim ya da ne bu gözleri çakmak çakmak yanan çocukları bu hale getiren, neden titriyor sesleri üniversite bitince ne olacak diye? Bu korkunç bir tablo bana kalırsa. Korkuyorum arkadaşlar, endişeliyim, ürküyorum, sonu nereye varacak bilmiyorum. Ama sanırım ben bu ülkede korkmadan yaşayan bir tek genç insan tanımıyorum…
Bu arkadaşları gördükten, dinledikten sonra, Sayın Başbakanımızın dediği gibi en az 3 çocuğu bırakın, ben bu sistemde, bu kafa yapısında bir ülkeye bir kurban daha vermek istemediğim için, kusura bakma potansiyel karıcığım, uzuuuun bir süre çocuk düşünmüyorum…
İlginizi çekebilir
- 05 Aralık 2010 -- Yeniden doğuyorum (2)
Ne olduysa oldu, beynimi bir örtü gibi kapladı sisler... doğruyu eğriyi göremez oldum ayırd etmek güçleşti. Sis perdesini kaldırmak için hep çabaladım, bu durum beni fazlasıyla huzursuz ediyordu. Mant... - 22 Şubat 2009 -- Dün’süz adamın bu günü 22 şubat 2009 (0)
Saat 10.05 te uyandım, seri bir duş alıp evden çıktım, dışarıda ilginç bir hava vardı, şöyleki; tepede belirsiz bir güneş, havada yağsam mı? yağmasam mı? ikileminde olan kar tanecikleri hafifçe süzülü... - 08 Mayıs 2012 -- Muğlak Yürekli Duş Perisi-2 (0)
Bütün günler pazartesi ve saatlerse uydurulmuş zaman değerleriyken çıktı karşıma... Ruhunu yıllar önce ruhsuz bir adama ipotek etmiş, bu yüzden hüzün ıslaklığındaydı saçları. Ne vakit konuşmaya yelten... - 27 Eylül 2009 -- Dünya Kalp Gününüz kutlu olsun (0)
Türk Kalp Vakfı’nın önerisiyle, her yıl Eylül ayının son pazar günü kutlanan Dünya Kalp Günü, bu yıl 27 Eylül Pazar gününe denk geldi. 27 Eylül pazar günü (bu gün) Dünya Kalp Gününün 10'uncu yılı kutl... - 26 Ocak 2009 -- 24.01.2009′ da demlenenler (0)
Sevgili Demliğim;
Yine hayat beni şaşırtıyor, daha beteri benimle beni şaşırtıyor, bazen yaparım dediklerimi yapamıyorum, buna sebep bazen elim ermiyorken, bazen de yüreğim yetmiyor...
Sıkıntıya... - 31 Temmuz 2010 -- Hadi ezberleri bozalım:) (8)
Bir soru sordum, çok az parmak kalktı. 2 hemfikir, 1 kaçak güreşen cevap aldım. Diğer herkes sustu. Ya cevabı bilen hiç yoktu yada ''Amann bana dokunmayan soru bin yıl cevapsız kalsın'' dı. Evlilerin ...
Ekim 1st, 2010 on 14:04
evet ne yazık ki bizim nesil şanssız.senelerce uğraş veriyoruz okul, dersane yetmedi özel ders yeterki şu lanet olası sınavdan iyi puan alıp da güzel bölümlere yerleşelim diye.onu da yapıyoruz alıyoruz puanımızı ve düşünüyoruz belkide çoğumuz hayal ettiği mesleğe değil de ilerde iş garantisi olabilecek olan mesleklere yöneliyoruz aç kalmayalım diye.onu da yaptık meslek elimizde ama yine sıkıntı sıkıntı.sonu gelmeyen bi döngünün içindeyiz sanırım ne diyeyim herkesin yolu açık olsun (nasıl bir yolsa:)
Ekim 1st, 2010 on 01:12
“en az 3 çocuk yapın” diyen Başbakanımız bir devlet üniversitesinin akademik yılı açılışında “her üniversite bitiren iş bulacak diye bir kaide yok” demişti.. e bu çocuklar o zaman hobi olsun diye mi okuyorlar, geceler boyu ders çalışıp, sınavlarda ter döküyorlar.. yada o zaman niye her ile bir üniversite açıyorsunuz diye sorası geliyor insanın..
Ekim 1st, 2010 on 00:18
Öncelikle teşekkürler Elif Hanım… Aslında anlatılacak söylenecek o kadar çok şey var ki kitaplara sığmaz. Düşünün,orada ki gençlere soruluyor ve YÖK kaldırılsın mı kaldırılmasın mı diye oylama yaptırılıyor.Salonun neredeyse tamamı ellerini kaldırıyor.Kaldırılmasın diyenlere gelince sıra, Sayın Kemal Gürüz elini kocaman kocaman havaya kaldırıyor. Gençlerden biri soruyor Ne yaptı YÖK şimdiye kadar, ne sağladınız bize, ne verdiniz diye.Bu ülkede 1995-2003 yılları arasında 8 yıl YÖK başkanlığı yapmış bir insan verecek cevap bulamıyor…Acı tabloya bakar mısınız…
2. ilginç nokta da şudur; Sayın Kemal Gürüz dahi şu an ki 2 sınavlık sisteme, cahillerin, işin ehli, uzmanı olmayan kişilerin, böyle yapalım gitsin demeleri sonucu geçildiğini ve tamamen yanlış bir sitem olduğunu söylüyor.Ve büyük bir açıklama yapıyor.Yalnızca iktidarın adamından başka bir yetenekleri yok bunların diyor üstü kapalı bir şekilde…
Geleceğimizin, gençlerimizin, eğitim sistemimizin kimlerin elinde olduğunu iyi görmek lazım bence…
Meslek Liseleri ve Yüksekokul konularına girmiyorum bile…
Neyse daha fazla canınızı sıkmayayım gece gece
Eylül 30th, 2010 on 23:50
Sinan Bey gerçekten müthiş bir konuya değinmişsiniz.İnsanlar umutsuz,yarınsız,daha çalışma hayatına atılmadan bezmiş durumda.Mezun olup ne yapacaklar iş mi var kendilerini ifade edebilecekleri bir saha mı var ortada? Şu ortalığın haline baksanıza bir sene oturup çalışıyorsunuz sonra ne oluyor oraya buraya dağıtılmış sınav soruları.ailelerimiz aman yavrum kpss ye hazırlan aman çocuğum iyi çalış devlete güven derken bile herkes şimdi aynı soruyu soruyor hangi devlete güvenelim?harika bir yazı yüreğinize sağlık