Aklımızın ayrılık arifelerini beklerken bizler artık o eski bizlerden çok uzaklara taşınmıştık. Yeni karakterlerimiz de bi uzaklar çoğunlukla kimsecikler kapanık kendimizle haşır neşir olmuştuk.
Kendiciklerimizle birlikte soğuk camlar arkası birbirimize hayat solunumu yapıyorduk.
Yalnızlık oluk oluk akıyordu kesilen soğuk bakışmalarımızdan. Artık kendimize duvarlar arasında sanal kendimizler bulup onları ruhumuza sarıyorduk. Kendi hayal avuntularımızla belli belirsiz hayatların renkli dünyasında bi kalem boyu cümlelere sığınıyorduk. Hasat zamanımız bir daha ki yeni sayfalara kadar çay gibi birbirimize demleniyorduk…
Vakit gelmişti artık gidip bi yazıda kahrolabilir ya da bi resim de gözyaşlarımıza boğulabilirdik… işimiz yaştı acıkcası ve biz hüzünle bezediğimiz bir şarkı da kendimize ağlarken olabildiğince daha soğuklara taşınıyorduk…
Mevsim bilinmez zamanlara dönük gideceğimiz suretlerin arkasında ki bilinmezlikleri tüketmenin heyecanına koşuyorduk…
Bekle beni canım seni unutacağım…
İlginizi çekebilir
- 22 Şubat 2009 -- Kaçış (2)
Kaçmak nereye ve ne zamana kadar…
Varmak istediğimiz nokta neresi…
İşte kısır döngüdesin ey ruhum kaçamayacaksın saklanamayacaksın
Hangi tarafa baksam yıkık her yer virane göz yaşlarım. Göz y... - 24 Temmuz 2010 -- Seven Mi Kıskanır Güvenmeyen Mi? (4)
Yaz geldi, bütün bir kış beraber gezip tozup, eğlenen çiftlerin birisi tatile giderken ötekisinin gidemediği zamanlara geldik artık.. Bazen öyle bir zaman olur ki, sevdiğiniz sizin yanınızdan ayrılmak... - 12 Ocak 2010 -- Yalnızlığım (6)
Şimdi saat hiçliğin ertesi; ne gündüz Güneş doğdu, ne de gece Ay…Üşüdük hepimiz bu Yaz ortasında…
Zaten hiç sebep yokken hatırımıza geldi yine hep sana benzeyen kızlar; utangaç, sessiz ve gülüşünde... - 14 Mart 2012 -- Benden Değil (0)
Siz kimsiniz?
Muhtemelen bu girişi okuyan bazılarımız ya da belki çoğumuz yazının devamını okumaya devam etmeyecektir. Mevzu kişisel gelişimse konunun bir yerlerinde, hatta hemen başında “ben kimim... - 31 Ekim 2011 -- Savaşçı Kadın (0)
Zaman kelimesini unuttum. Çok mu şey istedim diye sordum kendime… Yok yok değil, çok şey istemedim. Sadece şımarmak, şımartılmak, omuzlarımdaki ağırlıktan kurtulmak… Hafifletilmek. Bütün bunların aray... - 31 Temmuz 2010 -- Modifiyeleştirilebilmek ya da Modifiyeleştirilememek (5)
Elif Hanım'ın geçen günkü yazısına yorum yazacaktım bu konuyu, baktım biraz uzun olacak, yazı olarak yazayım dedim. Düşünce için kendisine çok teşekkür ediyorum. Shakespeare demiş; Modifiyeleştirilebi...
Eylül 8th, 2010 on 01:04
Hoşgeldiniz Songül Hanım.
Eylül 8th, 2010 on 12:05
Çok teşekkürler Elif Hanım , çok naziksiniz ; Merhaba ……
Eylül 8th, 2010 on 00:52
Bu yazı yazıldığına göre “unutmanız” sancılı olur sanki Songül hanım…
Ve hoşgeldiniz.
Eylül 8th, 2010 on 00:59
aklımız neye takıksa unutmak zamanı ifade eden rakamla olmaz
Eylül 8th, 2010 on 01:10
O zaman uzun vadelere bölünmüş, akılla işbirliğinin sonucunda oluşacak muhtemel bir “unutma” eyleminden bahsediyoruz.