Hafta sonu gazeteleri karıştırırken” Büyük aşk karakolda sonlandı, bitmez denilen aşk tek celsede bitti “ diye atılan başlıklar dikkatimi çekti. İnsan bu başlıkları okuyunca; Nasıl olur! Aşk bu kadar kolay mıdır? Tek celsede bitecek kadar ya da karakolluk olabilecek kadar ucuz mudur? Diye soramadan edemiyor.
Bana göre hoşlanmak, arzulamak, arkadaşlık ile sevgi sanki aşkla karıştırılmış. Oysa bunların hepsi başkadır. Sevgi bile. Yalnız sevgi biraz farklıdır. Zamanla artabilir, azalabilirde. Artar ise aşka dönüşebilir.
Aşk öyle değildir.Aşk az bulunan, az yaşanan ulvi bir duygudur. Bütün egolardan kurtulup, arınıp, yeniden doğmak gibidir. Eğer ki birde her şeye rağmen ondan bir türlü kop ulamı yorsa, o üzüldüğünde sizde üzülüyorsanız, ne yapılsa ondan bir türlü uzaklaşamadığınızı düşünüyorsanız, o çok güçlü iken size karşı zayıf kalabiliyorsa ve o yemek yerken mesela siz doyabiliyorsanız, yıllar geçse bile yine onu unutamıyorsanız, işte bu aşktır denilebilir.
Üstelik aşk masumdur. İncitmez, kırdırmaz, zarar vermez. Bu nedenle ne karakola nede mahkemeye düşer. Dolayısıyla yazılan çizilen o gazete manşetlerinde adı geçen aşk, aşk değildir. Onlar olsa olsa geçici hoşlanmalar, arzular, arkadaşlıklar ve tükenmiş sevgilerdir.
İlginizi çekebilir
- 05 Mart 2011 -- Anneanneme Mektup (10)
Hayat nekadar kısaymış… Daha kimbilir neler anlatacaktın hayata dair, bu yabancı minicik yüreğe. Ve deniz değildi gözlerin, gökyüzüydü uçtuğum, anneanne. Gözlerin… maviyi utandıran. Gözlerin… özgürlü... - 16 Aralık 2009 -- Kara Zalinin Abdurrahman (7)
Her çarşamba günü dedem çarşıya giderdi ve ben her çarşamba günü dedeme, bisiklet istediğimi söylerdim; yaşım beş civarıydı…
Babam ve annem İstanbul’daydı; babam memurluk sınavlarına girmiş kazanmı... - 10 Mart 2009 -- Hayallerim sizden nefret ediyorum (1)
Hayallerim sizden nefret ediyorum... küçücük dünyamda ki ışıktınız, belkide gülümseme sebebimdiniz.
Hayallerimde bazen bir şarkıcı oluyor sahnede şarkı söyleyip dans ediyor, bazen oscar ödülü alıyo... - 28 Mart 2012 -- Panama Bandıralı Yalnızlığıma (0)
Ve “pişmanım” dedi kadın. “Çok pişmanım”
Ertesi gün, sofra bezini mutfak penceresinden silkerken, birden bire uçuşan kargaların hışırdayışlarında anımsamıştım o günü ve sanrımın kursağına sessizce ... - 13 Şubat 2012 -- Sevgililer günü (0)
Yine bir sevgililer günü geldi çattı. Televizyonda, gazetelerde, internet ortamında hatta cep telefonlarımızda sevgililer gününe dair hediye reklamlarına, kampanyalarına boğulduk.
Kapitalist düzend... - 16 Kasım 2010 -- İyi kalpli sevgilim (2)
Polyanna ve ben
Kibritçi Kız'ın ışığında
vals yapıyorduk
bir Şubat sabaha karşısında
"Çok mutluyum" dedi Polyanna
"Bende" demek gelmedi içimden
ve son kibrit de karardı birden
ölüyordu küçük ...
Eylül 16th, 2010 on 13:28
Cheetos hanım; sevginizin her daim artarak devam etmesini temenni eder size ailecek mutluluklar dilerim.
Eylül 17th, 2010 on 15:06
Çok teşekkür ederim Selami bey. AMİN.
Eylül 15th, 2010 on 17:36
“Aşk bir hastalık gibidir. İçine hücrelerine girer. Tüm benliğini sarar. Uyuşturur sarhoş eder.” Uyuşturup sarhoş ettiği içinde karşımızdaki kişinin hep artılarını görür, eksilerini görmezden geliriz… ve büyük bir aşkla evleniriz.. daha sonra ilk günlerdeki heyecan biter, gözümüze inen bu perde yavaş yavaş kalkmaya başlar ve o eksiler artık batmaya başlar, gerçeklerle yüzleşilir ve tek celsede biter
Evliliği süren insanların aşkları bitse bile aşk yerini zamanla sevgi, saygı ve alışkanlığa bırakır..
Aşk ve sevgi kıyası yapıldığında elbette sevgi daha öndedir. Daha kutsaldır… kalıcıdır… insanın aklını kendisinden almaz…
kısacası bana göre AŞK geçici, baki olan SEVGİ dir..
SEVGİLERİMLE