Sınırlarım zorlanıyor, beynim zonkluyor, çekip gidesim var, kocaya bile kaçabilirim, en olmadı evden uzakta bir yere sığınıp kapak bile atabilirim. Aklımın ucundan delicesine, değişik fikirler geçiyor. Tahammülsüzüm, sabırsızım, hafiften sinirliyim de ayrıca. Kafam kaldırmıyor bu kadar gürültüyü!
Evimizin bitişiğindeki binaya yakında bir pastane açılacakmış sanırım. Ama biz apartman sakinlerinin ne günahı var onu henüz anlayamadım. Ramazan ayına girdiğimiz günden beri her gün tadilat. Bayrama yetiştirmeye çalışıyorlarmış. Binanın sadece kolonlarını bıraktılar desem sanırım abartmış olmam. Camı çerçeveyi indirdiler, Duvar deseniz yok hepsini yıktılar. Her sabah 8 de iş başı ta ki iftar saati gelene kadar. Ee kafa derler buna da.
Hadi diyoruz onlarda işlerini yapmaya çalışıyorlar saygı duymak lazım. Ama gelin görün ki beynimin saygı duyan sinir uçları vefat edeli uzun zaman oldu. Başım kaldırmıyor artık bu kadar gürültü ve patırtıyı. Ayy yaşlandım sanırım. Hani ramazan ayı olmasa sabah 8 de bunlar işbaşı yaparken bir çıkacağım evden, akşama kadar deli deli arkadaş ziyareti yapacağım. O denli delirmiş durumdayım yani.
Balyoz operasyonu yapasım var. İşçilerin yanlarına gidip balyozdu, matkaptı, kürekti hepsini ellerinden bir bir alıp, bir çuvala koyup götüresim var. Eğer içlerinden itiraz eden olursa çuvaldan çıkardığım gibi balyozu kafasına indiresim var. Bakın bu durumu o kadar ciddiye almışım ki bununla ilgili yazı bile yazıyorum. İçinde bulunduğum psikolojik durumu siz tahmin edersiniz artık. Ne diyeyim Allahım sen bana kendi sabrından ver!



Eylül 4th, 2010 on 11:16
Onlarda emir kulu napsın .d
Eylül 4th, 2010 on 12:06
Tamam Çağatay demiyorum bir şey pes ediyorum
ne çok korudunuz adamları ya
balyozu kendi kafama indirmeye karar verdim
Eylül 3rd, 2010 on 02:15
Yazık kış olsa ders çalışan vardır tadilat yapmayın deriz, yaz olsa insanlar dinleniyorlar rahatsız etmeyin deriz. Ne zaman yıkacaklar adamcağızlar
Eylül 3rd, 2010 on 12:44
ya yazık adamcağızlara bende çok üzülüyorum hallerine