Hidayet Türkoğlu ile ilgili aşağıda okuyacağınız yazıyı birkaç yerde okudum, “Hayata Gülümse “Facebook Grubu” paylaşmış doğruluğunu bilmiyorum, baş rolüne Hidayet Türkoğlu’nun yazıldığı bir efsanede olabilir ama nerden bakarsak bakalım güzel yazı…
Ünlü basketbolcu Hidayet Türkoğlu eşiyle birlikte, Eminönü’nde geziyormuş. Önce akvaryumcuları dolaşmışlar, Kapalıçarşı, Nurosmaniye, Yerebatan Sarnıcı, Ayasofya, Sultanahmet, Topkapı Sarayı, Gülhane Parkı derken, Yeni Caminin önüne kadar gelmişler. Orada bağıra bağıra simit satan bir çocuk varmış. Basketbolcu birden duraklamış… Sonra simitçiye yaklaşmış:
- Simit’in kaça koç ?
- 300 bin abi. Çıtır çıtır….
- Tezgahta kaç simit var ?
- 70-80 tane var herhalde…
- Hepsini alsam ne tutar ?
- Seksen desek 24 milyon.
- Al sana 30 milyon… Farz et ki hepsini aldım…
- Sağ ol abi… sağ ol…
Basketbolcu üç onluk çıkartıp simitçinin önüne bırakmış. Eşi şaşırmış. Üç beş adım yürümüşler ki eşi yaklaşıp Hidayetin kulağına fısıldamış:
- Hidayet sen deli misin ?
- Yooo
- Peki yemediğimiz simitlerin parasını niye verdin ?
- Boş ver sorma.
- Diyelim ki soruyorum. Hem de ısrarla soruyorum.
- Öyleyse söyleyeyim.
- Lütfedersiniz beyefendi.
- Simit tablaının kenarı dikkatini çekti mi ?
- Hayır.
- Baksan görecektin. Tablaya bir isim kazınmıştı.
- Nasıl bir isim ?
- Hidayet !
- Yoksa ?
- Evet o tezgah, eskiden benimdi.
[Bu hikayeyi Hidayet tv 8' de katıldığı bir programda kendisi anlatmış]






Eylül 9th, 2010 on 13:35
hayat işte böyle bişey..ne oldum demicen ne olucam diyicen..güzel hikaye harbiden..şampiyon 12 dev adam olacak inşallah..yürüyün uçan türkler…