Siz hiç öldünüz mü?

Ölüp de tekrar dirildiniz mi? Körün gördüğünü siz de gördünüz mü karanlık gecelerde? Dibe vurdun mu ey dost. Dibe vurdun mu hiç? Kader dahil herkez aldattı mı seni?

Ben bir kez bittim zamanında. Ama öyle böyle bir bitiş değildi bu…Öldüm…Hiçliğin hiçliğinde volta attım, gözden kayboldum bir süre…

Döndüm…

Ama ölüydüm.

Bir kız çıktı sonra karşıma. İlk başta fark edemedim onu. Hem zaten her kadın çirkin geliyordu gözüme. Ama onda bir şey vardı. Gözlerinde cenneti mi görüyordum yoksa bana mı öyle geliyordu. Olamazdı…

Bir ölü, gencecik kıza mı tutuluyordu? Evet aynen öyle oluyordu. Ama istemiyordum  bu  kadar öldükten sonra tekrar dirilmeyi… Hiç kimsem kalmamıştı. Bir cesetle de kimse vakit geçirmek istemezdi ki zaten. Neden sonra, her zaman ki gibi laf yapan çenemi kullandım. Beraberdik artık, sevgili diyorlar ya, işte öyleydik. Ama bir şeyler ters gidiyordu. Hayatım berbattı. Eğitimim yarım kalmış, hatta devam edemeyecek kadar yorgundum artık. Boştu herşey. Dolmasına da alışamayacaktım biliyordum. Hem doldurmayacaktım ki…

Aylar geçti… Ölü toprağını atamıyordum üstümden bir türlü. Seviyordu genç kız. Gerçek sevgi işte buydu. Bense itiraf etmeye çekiniyordum. S eviyordum ulan işte, ama düşüncesi bile içimde fırtınalar koparıyordu. Ayrıldım bir bahaneyle. Çok bile sürmüştü zaten. Hem haddime miydi. Böyle bir sevgiyi hak eden bir adam değildim ki…

Fazla sürmedi ayrılık. Ölecek olsam bile seven bir kadının kolları arasında ölmeyi yeğlerdim. Öyle yaptım. Ona bıraktım kendimi. Tam bir sene boyunca kendi bitkinliğimi yansıttım o güzel’e. Türlü denemeler yaptım o da bıkacak mı benden, ölmeyi dahi göze alacak kadar seviyor muydu yoksa…

Seviyordu…Yaptıklarım dayanılacak şeyler değildi zira. Hayata duyduğum kin’i kusuyordum adeta. Ama o, kayıtsız şartsız bir sevgiyle, bu hiç tanımadığı adamın ölümünü paylaşıyordu resmen.

Günden güne artıyordu sevgim artık. Bu şeyin önünü alamıyor, dizginleyemiyordum. Bir anda silkelendim sanki. Ruhum cennet’in ırmaklarında yıkanmış gibiydi…

Dirilişim kutlanıyordu sanki bir yerlerde, hissediyordum… Herşey gözüme öylesine farklı geliyordu ki artık. Sabah rüzgarının yüzüne vurması gibi bir histi bu. Fakat toparlamak için çılgınca bir mücadeleye girişmem gerekiyordu. Hem de ezeli düşmanım olan kendimle.

Ama halim yoktu…

Öylesine baş aşağı etmişti ki hayat beni, kafamı kaldırmak için çırpınmam gerekiyordu.Ve çıktım. Attım o toprağı üzerimden. İlk kez güneşin sıcaklığını  yüzümde hissediyordum. Rüzgarın şarkısını, gecenin sesini, İstanbul’un melodisini duyuyordum…

Şimdi iki yıl’ı geçti o genç kızı tanıyalı.Ve geçenlerde bir dost ‘un sorduğu;

Dost;

-Ya sahiden usta, kaç yaşındaydın sen?

Ben;

-İki, kardeşim, ben tam İki yaşındayım şimdi…

Güzel gözlüm, Ceren’im iyi ki varsın meleğim…

Benzer yazılar

  • 24 Nisan 2011 -- Yol Ayrımında Aşk (7)
    Özlediğim şeyler var sana dair... Seninle bir fincan kahveyi yudum yudum paylaşmayı, elini sıkıca tutup amaçsızsa rüzgar bizi nereye savurursa orayı dolaşmayı, birlikte bol küfürlü maçlar izleyip bund...
  • 19 Nisan 2011 -- Aşk (1)
    Şu dünyadaki en önemli şey nedir? Mutlu olmak… Peki, mutlu olmak için neler gereklidir? Başarılı olmak, iyi para kazanmak, iyi bir kariyer yapmak, lüks bir araba, belki lüks bir çanta… Peki, bunların ...
  • 30 Mart 2011 -- Ne delilikler geliyor içimden (0)
    Hayat beni çekerken herşeyden, sen belkide bir fincan kahvenin kırk yıl hatırındasın şu dakikalarda. Özledim demek geliyor içimden ama inan izin vermiyor kalbin sızısı. Ne tuhafdır değil mi? Kaç kez s...
  • 25 Mart 2011 -- Yüreğim kadardı… (0)
    Hiç gitmem sanıyordun değil mi... Hep seninle kalacağımı, senden hiç vazgeçmeyeceğimi... Hatta sen ne yaparsan yap görmezden gelip sabredeceğimi düşünüyordun... Aklının ucundan bile geçmiyordu değil m...
  • 23 Mart 2011 -- Sadece gülümse… (0)
    Düşlerle düşünceler bir olmayınca, içten gelen tutarsızlıklar sahipsiz bir kalpte yerini bulunca, bedel olarak hayal kırıklığının en büyüğünü yaşıyor belki de insan... Biraz ona inat, biraz da yaşanan...
  • 02 Şubat 2011 -- Hayatımın Rengi (0)
    İçimde tutamadığım, gözlerimden taşan yaşlarda saklısın şimdi... Akan her damla göz yaşımda biraz sen varsın, biraz da ben... Bir ayrılığın senfonik vedası bu yaşadığımız... Biraz senden gidiyor hayat...