Bursa’nın Mudanya ilçesine bağlı deniz kenarında tarihi evleri, kırmızı çatıları ile ünlü şirin mi şirin bir yer olan Trilye bilinen diğeri bir adı ile Zeytinbağındaydık kuzenlerimle.

İnsana huzur veren ayrı bir çekiciliği var sanki Zeytinbağı’nın. Bursa’ nın bunaltıcı o gürültü merkezinden sizi alıp, yorgunluğunuzu bilirmişçesine sanki bir kuytuda dinlendirir gibi ruhunuzu. Oldukça sessiz, sakin, yeşili ve maviyi aynı karede görebileceğiniz kadar ihtişamlı bir yer. Orada bulunup büyülenmemek elde değil. Buranın ruhumda yarattığı derinlik bana Ege’nin küçük ve şirin sahil kasabalarını hatırlattı birden.

Manzarayı göz hizamıza alacağımız bir masa seçtikten sonra tam teşekküllü turist misali elimizde fotoğraf makinelerimiz bu güzel anları ölümsüzleştirmek için sabırsızlanıyorduk. Açık havadan olsa gerek hafiften karnımızdan gurultularda gelince ne yesek diye düşünürken son derece kibar olan servis görevlisi bize gözleme yememizi tavsiye etti. Yarı aç yarı tok, dünden razı hallerde yüzümüzde kocaman bir gülümseme ile bu teklifi geri çeviremezdik. “E yiyelim bari” dedik :)

Manzaraya dalmış en koyusundan düşünürken kuzenimin birden “Elif arkanda kedi var sakın korkma” demesi ile silkindim. Pek kedileri sevmem hemen ayaklarımı kendime doğru çektim. Sonra yavaşça boynumu çevirdim “kimmiş bakim benim bu keyfimi bozan yaramaz kedi” diye. Aman Tanrım o da nesi! Kuzenimin biraz önce korkma dediği kedi elim kadar. Kıyamam nasıl da şirin. Bir baktım etrafımızda yakalamaç oynayan çocukları geçmişim çay bahçesinde kedi kovalar haldeyim. Bir masanın altına sığınan kedicik oradan bana bakmaya başladı. Bende onun başında dikilip “ya ne olur gelsene bi kerecik seveyim” diyorum. Diğer taraftan kuzenlerim 3 yaşında çocuğa söyler gibi “Elif rahat bırak kediyi gel otur şuraya. ” diyordu. Sonunda pes ettim masaya geri döndüm. Ama o da nesi bu oyuncu, haylaz ve bir o kadar da minik olan kedicik yanıma geliverdi. Aldım tabi hemen kucağıma önce birazcık sevdim. Sonra kucağıma yatırıp uyuttum. Sonrasında “kimin patileriymiş bakim bunlar. seni yaramaz fik fik kedi seni” diye ufaktan bir sohbet bile ettim. Sonrasında biraz önce bize gözleme getiren garson yanıma gelip “çok sevdiyseniz sizin olabilir, isterseniz eve götürebilirsiniz” dedi. Kuzenime doğru baktım “ama çok şirin o da bizimle gelsin mi” dedim. Masadaki herkes aynı anda aynı tepkiyi verir mi yahu “ayy Elif hemen kediyi bırak ve git o ellerini yıka. İki dakikada duygusal bağ kurdun ya. Nedir senin bu hayvan sevgin anlayamadık” şeklinde tepki gösterdiler.

Velhasıl sevimli kedicik orada kalmak zorunda kaldı. Ee her şey yerinde güzel. Akşamüzerine doğru Zeytinbağı’ndan ayrılırken içim huzurla doluydu. Mutlaka gidip görülmesi gereken bir yer. Eğer ki biraz huzur arıyorsanız eminim bir parçasını burada yani Zeytinbağı’nda bulacaksınız.

İlginizi çekebilir

  • 23 Haziran 2010 -- Acayip tasarımlar (0)
    Acayip tasarımlardan birkaç örneği yazının devamında görebilirsiniz. [gallery]...
  • 10 Ocak 2009 -- 09.01.2009′ da demlenenler (0)
    Sevgili Demliğim; Rutin bir gündü gibi görünsede, işe alışma aşamaları ve insanları tanımaya çalışmak oldukça kafa karıştırıcı ve yorucu. Biliyorum bunlar anneannemin değimiyle "hayatın tuzu bib...
  • 10 Haziran 2009 -- Turkcell’liler Ayda 69 TL’ye iphone 3G Almak İstermisiniz. (0)
    10 Haziran itibariyle iPhone 3G ile ilgili yepyeni uygulamalar başlayacağını sizlere duyurmaktan mutluluk duyuyoruz! 1. Ayda 69 TL ye iPhone 3G almak isteyen bireysel müşterilere mini paket! 2. Ay...
  • 27 Ocak 2009 -- Boşluk (0)
    Yalnızlık yokluğunmuş, Yokluğun boşluk kocaman, Dolmayan yaşadıkça büyüyen, Büyüdükçe üşüten, Kış diyorlar adına. Herkes üşüyor, Herkes yalnız, Tutunacak bir dal arıyor, Sığınacak bir liman be...
  • 02 Ağustos 2010 -- Kıskançmısın yoksa kıskaç mı? (4)
    Kıskanmak ve kıskanılmak abartılmamak şartıyla güzeldir. İnsanın ruhunu okşar, kendine olan değerini yükseltir hatta çoğu kişinin egolarını bile tatmin eder. Her şeyin bir ölçüsü olduğu gibi kıskan...
  • 15 Şubat 2010 -- Bir demet çiçek ile çok şey ifade edebilirsin (0)
    Ne gönül kırıklığı, ne pişmanlıklar yaşarsın dile getiremezsin! Ne acılar çekersin affedemezsin! Ne kadar seversin belki hissettiremezsin! Ama üzülme! Bir demet buket sana yardımcı olabilir! ...