Her şarkıda ağlardık biz ve her şarkıda yeniden aşık olurduk, rastgele, öylesine, sorgusuz…
Sessizliklereydi özlemimiz ki aslında bir o kadar da dilsizdik, sağırdık (dünyaya) reddettiğimiz, varlığını inkar ettiğimiz ne varsa hepsine aynı anda yenildik. Mori’ye kandık belki de: hani oynamadığımız sürece yenilmeyeceğimiz gerçeğine…
Ama olsundu, yine deneyecektik(di), daha iyi yenilecektik(di) vesaireydi…
Ne de iyimser ne de umut dolu vaatlerdi ve cazipti…polyannacılık çocukluk oyunlarında jübileymiş oysa hep…
Büyüdük.
Yok olduk.
En derin sessizlikler gönüllü ebe oldu çocukluk sonrası oyunlarımıza, içimizde ölen çocuklarımıza…
Şimdi beton dökmeli kulak deliklerine…beynine akmalı en ıslak haliyle ve kanla sulanmadığı her gün için bir çatlak oluşmalı…
Boşluğundan dünyaya iğne iğne bakakalan!
İlginizi çekebilir
- 07 Mayıs 2011 -- Anne Olmak… (0)
Hayatımın en curcunalı dönemini geçiriyorum. Öyle bir koşturmayla geçiyor ki günler, aylar; bazen 2011 senesinde olduğuma inanamıyorum. Zaman ne kadar çabuk geçiyor diye hayıflanıyorum sıklıkla, ke... - 26 Nisan 2009 -- Yurdum insanı… (0)
Geçengün İstanbuldaydım, Ortaköy civarında hasbel kader bir taksiye atladık, atlar atlamaz taksici başladı konuşmaya, efendim hem güldük hem düşündük...Beşiktaşta yıldız parkının orada bir dergah var,... - 08 Şubat 2012 -- Asılsız Adrese Mektuplar-3 (0)
Mery,
Bakma öyle seni sevdim ben, sevdim… Uzun gecelerini senle bitmesin diye, sonra sen uyurken yüzünü seyretmeyi sevdim ve Öyle çaresizce seyretmeyi sevdim kısık gözlerini. Burnunu yanağını yüzün... - 01 Aralık 2010 -- Başucu Masalı… (0)
Aradan geçen hiçbir zaman dilimi seni unutmama yetmedi. Her geçen saniye benim için daha ağır ve daha acı vericiydi. Her gece yanımda sen olasın diye yatarken ettiğim duaların yerini, sabahları sen yo... - 04 Ekim 2009 -- Beş Ekim dünya çocuk günü kutlu olsun (3)
Çocuk olmak güzel. Türkiye’de her çocuğun 9 bin 825 TL borçla doğması cennet ülkemde çocuk olmayı oldukça zorlaştırsada. 5 Ekim Dünya Çocuk günü, tüm dünya çocuklarına kutlu olsun.
Bir Televizyon p... - 17 Ağustos 2010 -- Rüya meleğim ne fısıldıyor yine (10)
Bronşit olduğumdan beri, klima yasak. Hava manyak sıcak. Ben de uyku yok. Yastığım elimde, kendime yer beğenmekle geçiyor bütün gece.
Kah bahçedeyim, manolyanın altında ikili kanapede. Kediler havu...
Eylül 27th, 2010 on 15:16
büyüdük ve kendimize yeni oyunlar bulduk küçükken oynadıklarımızdan daha saçma olmayan… çocukluk en temiz ve yalın anlamıyla çocukluktu ve çokluktu. başka da bir tanımı yoktu… biz (yarı-büyükler) yine de iyi biliriz şule rem gidenlerin ardından kendimizi ebe sanıp koşmayı
ama o da oyun çoktan bitmiş mi ne?
Eylül 27th, 2010 on 18:50
oyunların hepsi saçma sanırım, küsüp oynamamaktansa istemli olarak oyunları reddetmek en iyisi olsa gerek..ama bilinçaltımız engel olamıyor ne dersek diyelim ebe olup koşmamıza
oyunlar hep biter ama serde oyunbozanlık var işte..
Eylül 27th, 2010 on 14:45
Hoş geldiniz Şule …Sizin gelişinizle ailemiz daha da büyüdü kocaman mutlu bir aile olduk.
Eylül 27th, 2010 on 18:44
teşekkürler Ebru, en mutlu aile olmak dileğiyle
Eylül 27th, 2010 on 00:43
Yeryüzünün en samimi bloguna hoş geldiniz Şule.
Eylül 27th, 2010 on 00:45
Teşekkür ederim, hoşbulacağıma dair bir inanç var içimde, tesadüfler yanlış yapmaz çoğu zaman