Gözlerimi kapa ama tenin değmesin tenime. Tarif bana bağladığın her neyse gözlerimi? Ne renk? Ne kadar uzun? Nasıl bir şey? Rengini tarif et bana? Kırmızı mı?

Geceyi tarif et bana. Siyah mı? Seni tarif et bana. O zaman sen sus ben anlatayım sana. Sürgünlüğümü anlatayım sana, nedir bilirmisin?

Sevmediğim bir şehrin akşamında  kapayıp gözlerimi içimde faili meçhul cinayetini işlerken sen,  ellerinle dokunurken tenime ve ben o elleri bile sen saymışken uyanmak sabaha nedir bilir misin?

Bilemezsin. Sevmediğim bir adamın tenine mesken etmişken tenimi ve kirasını peşin ödemişken  geceleri, misafir olmuşken yastığıma yorganıma ne uyanmak istersin ne uyumak.

Benim ki böyle bir ibadetti sana. Sonrasında ne oldu biliyor musun? Gözlerim bitti, sözlerim bitti uyandım…

Ama seni hiç uyandırmadım…

Gri Not: Okuduğunuz yazı Banu Doğan tarafından gönderilmiştir. Teşekkürler Banu Doğan…

Benzer yazılar

  • 15 Ocak 2012 -- Gittin (2)
    Bir sev/abı gün/aha b/ulaştırır gibi Bir günü karanlığa büründürür gibi Gittin Ömür boyu bir yalanı sürdürür gibi Dostunu düşmanına güldürtür gibi Gittin Bu adam nasıl yapar demeden Ve kesi...