Gözlerimi kapa ama tenin değmesin tenime. Tarif bana bağladığın her neyse gözlerimi? Ne renk? Ne kadar uzun? Nasıl bir şey? Rengini tarif et bana? Kırmızı mı?
Geceyi tarif et bana. Siyah mı? Seni tarif et bana. O zaman sen sus ben anlatayım sana. Sürgünlüğümü anlatayım sana, nedir bilirmisin?
Sevmediğim bir şehrin akşamında kapayıp gözlerimi içimde faili meçhul cinayetini işlerken sen, ellerinle dokunurken tenime ve ben o elleri bile sen saymışken uyanmak sabaha nedir bilir misin?
Bilemezsin. Sevmediğim bir adamın tenine mesken etmişken tenimi ve kirasını peşin ödemişken geceleri, misafir olmuşken yastığıma yorganıma ne uyanmak istersin ne uyumak.
Benim ki böyle bir ibadetti sana. Sonrasında ne oldu biliyor musun? Gözlerim bitti, sözlerim bitti uyandım…
Ama seni hiç uyandırmadım…
Gri Not: Okuduğunuz yazı Banu Doğan tarafından gönderilmiştir. Teşekkürler Banu Doğan…






Aralık 7th, 2010 on 22:56
harika olmuş canimu..o güzel yüreğin dert görmesin ..
Eylül 22nd, 2010 on 11:39
hoşgeldiniz…
Eylül 21st, 2010 on 21:39
HOŞ GELDİNİZ Banu
Eylül 21st, 2010 on 21:17
hoşgeldiniz Banu Hanım
Eylül 21st, 2010 on 20:38
Hoşgeldiniz yeryüzünün en duygulu bloguna Banu.
Eylül 21st, 2010 on 20:34
”Bilemezsin. Sevmediğim bir adamın tenine mesken etmişken tenimi ve kirasını peşin ödemişken geceleri, misafir olmuşken yastığıma yorganıma ne uyanmak istersin ne uyumak.”
ne kadar güzel anlatmışsınız Banu başka söze gerek yok sanırım…teşekkürler yüreğinize sağlık.