Ah bu canımız ciğerimiz her şeyimiz olan erkeklerimiz yok mu ne atılırlar ne satılırlar…

En doğal hallerimize vurulup bizi hayatlarında isterler sonra da “ben senin bu ultra şirin hallerinden etkilendim en iyisi bir daha toplum içerisinde fazla konuşma, bu kadar doğal olma, giyimine dikkat et, göz alıcı makyaj yapma, inan saçların topluyken de güzel. Benim yanımda salarsın dışarıdayken açık bırakma saçlarını, çok mu şart elbise giymen pantolon giy; hem daha rahat bitanem senin iyiliğin için söylüyorum mazallah başkaları da etkilenir benim zamanında senden etkilendiğim gibi. Şu msne girmesen hatta elimizi korkak alıştırmayalım facebook hesaplarımızı kapatalım. Yok kapatmayalım dersen seni anlarım. O zaman listendeki erkekleri de silebiliriz o da uyar bana. İkimizin iyiliği için istiyorum bitanem. Hem ağzımızın tadı kaçmasın, gereksiz yere kavga çıkmasın canım benim” derler himayelerine alırlar, bizi pamuklara sarıp sarmalarlar.

İlk başlarda bu durum ilginç bir şekilde çoğumuzun hoşuna gider.” Adam beni kıskanıyor, sahipleniyor, seviyor, iyiliğimi istediği için böyle şeyler söylüyor. Aman iki gram az makyaj yaparım, bir ortama girdiğim zaman fazla konuşmam, ulu orta her şeye gülmem, çok şık giyinmesem de olur mazallah sonra dikkat çekerim erkek arkadaşım kıskanır, kızar, ağzımızın tadı kaçar. Hem onun isteklerinden değerli mi benim ne düşündüğüm. O böyle diyorsa vardır bir bildiği.” diye düşünürüz çoğumuz.

Düşünme evresini geçtikten sonra az önce isteklerini belirten hayatımızın erkekine dönüp, hemen yelkenlerimiz fora edip “senden kıymetli mi hayatımın erkeki nasıl istersen öyle olsun bundan sonra” deriz. Ahanda işte tam bu noktada turnayı gözünden değil, dötünden vurmuş oluyoruz sevgili bayanlar. Nasıl yani derseniz.

Şöyle ki; yakın bir arkadaşımı ele alacak olursam 3 haftadır birlikte olduğu erkek arkadaşı ile güllük gülistanlık bir ilişki içerisinde. Aman gözüm yok Allah nazarlardan saklasın diyorum tahtalara vuruyorum, son olarak da maşallah onlara diyorum. Takıldığım konu şu “ilişkilerinin bu kadar iyi gitmesinin asıl sebebi ne?” Hani şimdi diyeceksiniz “Elif kafadan kırık mısın sen? İlişki iyi gidiyor ne diye sorguluyorsun insanları?” diye. Ama gelin görün ki elimde değil bu durumu düşünmemek. Şunu merak ediyorum tek tarafın fedakarlığı ve sürekli karşısındakini alttan alması ile yürüyen bir ilişki ne kadar sürer? Erkeğin “höt” dediğinde, kadının “peki hayatım” ; erkeğin “höt höt de hödödöt” dediğinde ise “aman sen nasıl istersen, sinirlenme hayatım” dediği, kadının sevdiği erkeğe karşı sürekli sabır gösterdiği bir ilişki nasıl ve ne kadar sürer?

Bir yerden sonra çatlamaz mı o sabır taşı? İsyan etmez mi o kadın? Kısacası bir insan sevdiği için değişip, kendisi olmaktan çıkıp, nasıl başka bir kimliğe bürünebilir ki? Ve en önemlisi  büründüğü yeni kimlik kendisi midir?

Demem şu ki önemli olan hayatımızdaki insanı değiştirmeden sevebilmek. Olduğu gibi, ilk başta gördüğümüzde hissettiğimiz gibi bakmak gözlerinin içine. Onun için, bizden istediği herhangi bir fedakarlıkta bulunurken hem onu hem de kendimizi düşünerek karar vermek. Ve aldığımız karar ne olursa olsun, onu yine yanımızda bulabilmek. İşte gerçek sevgi budur; değişmeden, değiştirmeden her şeyiyle sevmek, sevebilmek… Yoksa inanın hepimiz hiç kimseye ait olmayacak kadar sadece kendimize aitiz aslında…

İlginizi çekebilir

  • 29 Ağustos 2011 -- Yara (2)
    Yaralar zamanla ya iyileşir ya da enfeksiyon kapar ve daha da derinleşir, içimde kocaman bir yara var sol yanımda sözlerinle enfeksiyon kapan kocaman bir yara... Umurunda değil olmasın da ben acına...
  • 03 Ocak 2011 -- Yeni Yıl (0)
    Bir sonraki yeninin eskisi olarak geldi bu yeni yıl da. Her şey bu diyalektik akışla gidip geliyor aslında. Bugünün yenisi yarının eskisi; o yüzden İngilizler güzel söyler “ Yaşlanmaktan korkmayın, zi...
  • 02 Mart 2009 -- Çarşafa gel! (0)
    CHP'nin Bağcılar mitingi olaylı geçti. CHP'nin "çarşaf açılımını" protesto etmek isteyen CHP'li bir kadın, partililerin saldırısına uğradı. Saldırıdan gazetecilerde nasibini aldı.(internethaber) Ça...
  • 28 Temmuz 2010 -- Ben neden dedim sıra sizde (14)
    Telefonu kapattım, ellerim cesur görünse de yüreğim titrek bir sesle çığlığı bastı ''neden!'' ne aklım ne mantığım anlam veremedi olanlara. Neydi sebep bir avuç para mı? daha değerli ne vardı insanlık...
  • 11 Eylül 2010 -- Söyle Maria (7)
    dokunuşunu kıyasladığım bütün eller; stabil jilet kesiği, sayısal sevişmelerimin yüzleri silinmiş ve ezberim hiçliğime el sallıyor. [audio:http://medya.kursatsenturk.com/bebe.siempre_me_quedara.m...
  • 28 Ekim 2010 -- Gülmek herkese yakışır (0)
    Geceleri depreşir insani duygular, gündüzleri sefaletimizin gölgesinde uyuklarız. Yaşamın yaşanılası yanlarına çizikler atar tırnaklarımız, gülücükleri gözyaşlarıyla kaçırır bakışlarımız. Sevgiye kuca...