Hemen bozulan,
kurulu ayarlarınla oynanınca bir daha çalışmayan,
arada bir işe yarayan,
şiddetden anlayan laftan anlamayan,
ne söylediği belli olmayan,
iki lafın belini kıramayan,
ucuz fiyata alınan,
kalitesiz…
elden düşme gibi…
ikinci el gibi…
değersiz,
adi bir malsın.
Kullandığım kadarsın,
ben olmazsam bir hiçsin,
iadesi olmayan,
satmaya kalksan para etmeyen,
paketi açılmadan deforme olmuş,
kullanılmadan ne olduğu bilinen,
kendini beğenmiş,
ukala,
hadsiz,
basit,
herkesi kendin gibi sanan,
duygusuz,
her güzel şeyin içine eden bir malsın…
İlginizi çekebilir
- 29 Ocak 2010 -- TTnetin dostu olamadım (5)
TTnet, dostu olanlara kıyak yapıyormuş, bu şanslı ve TTnet dostu olanlardan biride arkadaşım Kürşat Şentürk, az önce konuştuk TTnet'in bu kıyağından dolayı keyifliydi.
Bende ise TTnet ile ilgili ç... - 22 Nisan 2011 -- Yüreğimi duyamayacak kadar sağırsın artık (0)
Bakma öyle sessiz durduğuma... Çok şey diyorum ben sana her gün... Çok şey geçiyor içimden... Çok kez veda edip, çok kez geri dönüyorum sana... Ne tuhaf senin haberin bile yok bu olanlardan.. Çünkü yü... - 29 Haziran 2010 -- Dünyanın en çok takip edilen ikinci kulübü (3)
Facebook ve twitter'daki hayran hesapları toplandığında dünyanın en çok izlenen kulübü, NBA'de son iki yılın şampiyonu Los Angeles Lakers'mış.
Dünyanın en çok izlenen ikinci kulübü ise Galatasaray'... - 02 Nisan 2011 -- Dostluk (2)
Dostluk çok farklı bir şey benim gözümde, arkadaşlık başka bir şey… Arkadaş dediğin insan yaklaşamaz sana dostun kadar. Yıllardır yanındadır, seyahattedir seninle hayat yolculuğunda, ancak sen ona sa... - 15 Şubat 2012 -- Sezaryen Çiçeği; Lachesis (1)
Efesin, Olympos’un antik bütün kaybedilişlerin sezaryen çiçeği. Lachesis, Sana emeklemeyi öğretti, yazgındaki adımın ilk sessiz harbi. Lachesis, sezaryen çiçeği, parça parça aldır beni içinin derinlik... - 28 Nisan 2012 -- İnancın ölümü-4 (0)
“Gece zaten siyah, daha ne kadar karanlık olabilir ki! Mutluluğu tatmayan biri, acıdan nasıl kaygılanabilir ki! Uçurumda açan çiçek cennet bahçelerine ne kadar ait olabilir ki! Ve şimdi söyle bana mim...
Ekim 5th, 2010 on 19:38
okan bey yorumunuz için teşekkür ederim.evet kımse bu kadar hakareti hak etmez.ne kadar can yaksada bu yazımda kendimi anlattım.dış dünyanın gözüyle asla kımseyı incitmek veya kırmak gibi düşüncem olmadı.hakaretı sevmeyen biri olmama ragmen kendimi çok kolay eleştıren bırıyım.diyorum ya kendıme yazdım.diceksınız kı insan kendıne bu kadar agır kelıme kullanır mı kızarsa kullanır:)
saygılarımla
Eylül 27th, 2010 on 23:52
Zeynep hanım;şiir büyük bir serzenişi.. çok açık anlatmış ..bayağı öfkelenmişsiniz ve kelimeler fena da durmamış da…?
söylemeden edemeyeceğim ;
şu; Necefli Maşrapa beni çok güldürdü:)))
kaleminize sağlık Zeynep Hanım..
Ekim 5th, 2010 on 19:32
murat bey yorumunuz için teşekkür ederim.ben bu yazımda kimselere degıl kendıme kızdıgım için yazdım.
evet fazlaca abartı kullandım.kendıme kızdıgım bır anda yazdım.üst üste beni niye sevmıyorsun sorusuyla karşılaşınca .herhalde ben malım dedım.her zamankı gıbı iğneyi de çuvaldızıda kendıme batırdım.maşrafaya gelince ben koymadım.cengiz bey seçmiş ve koymuş.ben ne anlam çıkardım bu resımden degerli bir şeydın artık degersızsın manası çıkardım. ilginizden ötürü teşekkür ederim saygılarımla
Eylül 26th, 2010 on 21:20
bence hiçkimse bu kadar hakareti haketmez ama şiire yakışmış.Çok güzel